13 Aralık 2008 Cumartesi

Açıklama No:2 Ülkemiz satılıyor! Bu yetmiyor...Ülkemizin beyin gücü "satılıyor"


Halkımızın alın teriyle seksen üç yılda yaratılmış birçok kamu kuruluşu, bu kuruluşları yönetmekten sorumlu hükümetler tarafından "iyi yönetilmiyor" gerekçesiyle tekellere satılıyor.

Ulusal olan her şeye saldırmak artık sıradanlaştı. Şimdi sıra ülkemizin beyinlerine geldi. Beyin gücümüz... Yani teknik gücümüz... Yani mühendisler, mimarlar, plancılar... Yani BİZ, HEPİMİZ SATILIYORUZ.

Yabancılara çalışma izni veren yasa bu satışın 3. perdesi. Emperyalizm ülkemize saldırırken işbirlikçiler de bu saldırıları meşrulaştıran yasa tasarıları hazırlıyorlar.

GATT ve Gümrük Birliği anlaşmaları ulusal sanayiyi tasfiye ederken, GATS ve Avrupa Birliği'ne giriş süreci de teknik gücün tasfiyesini gerektiriyor. Ulusal olan her şey tasfiye edilmeli ki, yabancı tekellerin önü açılsın, yerel rekabet ortadan kalksın ve yoksul halkımıza istedikleri fiyatla mal satsınlar.

Beyinleriz... Yani ülkemizin teknik gücü... Yani mühendisler, mimarlar, plancılar... Yani BİZ... Tasfiye edilmeliyiz ki, ABD'nin AB'nin işsiz mühendislerine ülkemizde istihdam yaratılsın.

Yabancılara çalışma izni veren yasa aslında bu tasfiye sürecinin 3. aşaması demiştik. Peki, birinci aşama neydi? Bu işin birinci aşamasını YETKİN MÜHENDİSLİK ya da YETKİLİ MÜHENDİSLİK yasa tasarısı oluşturuyor. Ve ne acıdır ki bu yasa tasarısı hükümet siparişiyle TMMOB yönetimi tarafından hazırlandı. Mühendislik gücümüzün asıl ve kapsamlı tasfiyesi bu YETKİN MÜHENDİSLİK yasasıyla gerçekleşecek. Bu yasayı hazırlamakla suyun başına da geçeceğini zanneden TMMOB yöneticileri, diplomaları geçersiz ilan ederek ve meslek icrası için açacağı sınavlarla ve para karşılığı yeniden belgelendirme yaparak teknik gücümüzü tasfiye edecek. YÖKün diplomalara mühendislik, mimarlık unvanı yazılmaması kararı da bu süreci tamamlayan 2. aşamayı oluşturuyor.

TMMOB yönetimi tarafından hazırlanan YETKİN MÜHENDİSLİK yasa tasarısı gerçekten yasalaşırsa, asıl o zaman meydan yabancılara kalacak. Çünkü AB direktifleri doğrultusunda mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması zorunluluğu, AB mühendislerine ve GATS kapsamında tüm dünya mühendislerine ülkemizin kapılarını sonuna kadar açacak.

Ülkemizde çalışma hakkı, bir avuç 'yetkin ve elit', 'yerli' mühendislikle birlikte, asıl olarak 'yabancıların' olacak ve TMMOB bunların kaydını tutan bürokratik bir kuruma dönüşecek.

AB'ye giriş sürecini mücadele sürecine çevireceğini iddia eden TMMOB yönetimi, "biz olmasak da bu yasaları çıkaracaklar, bari içinde yer alalım" diyerek rant peşinde koşarken, mücadeleden ne anladığını da ortaya koymaktadır. TMMOB yönetimi, TMMOB'nin onurlu geçmişi ve üyelerinin beyinleri üzerinden rant mücadelesi yapmaktadır.

TMMOB yönetimi, hükümet tarafından hazırlanan Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanununa da kendisine beklediği rol verilmediği için karşı çıkmıştır. Aslında hem TMMOB'nin Yetkin Mühendislik Yasa Tasarısı'nın hem de hükümetin Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu'nun gerekçeleri aynıdır.

TMMOB yönetimi bu yasalara karşı çıkarak üyelerinin özlük haklarını savunuyor gibi yaparken aslında kaçan rantın peşinden koşmaktadır.

Öyleyse ne yapmalıyız?

Sn. TMMOB üyesi... Sevgili Meslektaşımız,

Ne yapmamız gerektiğini TMMOB'nin antiemperyalist mücadele tarihi söylüyor. Emperyalist bir birliğe girmeyi kabul edip, girerken de mücadele edeceğiz diye sahte mücadele çağrıları yapan, bu süreçte kendi üyelerini tasfiye etmeyi hedefleyen, hatta bu sürece karşı çıkan öğrenci üyelerine genel kurullarda söz hakkı vermeyen, komisyonlarını dağıtarak tasfiye eden TMMOB yöneticileri artık TMMOB'nin şanlı geçmişini temsil etmiyor.

Tüm TMMOB üyelerinin görevi gaflet içindeki TMMOB üyeleri tarafından yere düşürülen mücadele bayrağını yeniden dalgalandırmak olmalıdır.

Çünkü bu bayrak geleceğimizi ve onurumuzu temsil ediyor.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada

Artı İVME

Hiç yorum yok: