14 Şubat 2010 Pazar

EMO Yetkin/Yetkili/Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları Kurultayı Sonuç Bildirgesi



ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI YETKİN / YETKİLİ / UZMAN MÜHENDİSLİK KAVRAM VE UYGULAMALARI KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

Yetkin / Yetkili / Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları Kurultayı 24-25 Ekim 2009 tarihlerinde İstanbul‘da Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryum Salonu‘nda gerçekleştirilmiştir. EMO 41. Olağan Genel Kurulu‘nda alınan kararın gereği olarak düzenlenen Kurultaya, iki gün boyunca 158 kişi EMO üyesi, 86 kişi EMO-Genç üyesi ve 31 kişi konuk olarak katılmıştır.

Kurultay‘da gerek EMO içerisinde gerekse TMMOB bünyesinde tartışılan ve farklı uygulama şekilleri bulunan yetkin, yetkili ve uzman mühendislik kavramlarının, EMO örgütlülüğünde sağlıklı bir şekilde tartışılmasını sağlamak ve bu tartışma sonucunda EMO örgütlülüğünde bir karar birlikteliğine varabilmek amaçlanmıştır.

Kurultay hazırlıkları kapsamında 9 ilde yerel etkinlikler yapılmıştır. Sırası ile 14 Şubat 2009 tarihinde Ankara, 14 Mart 2009 tarihinde Kocaeli, 21 Mart 2009 tarihinde Bursa, 18 Nisan 2009 tarihinde İstanbul, 16 Mayıs 2009 tarihinde Mersin, 20 Mayıs 2009 tarihinde Denizli, 23 Mayıs 2009 tarihinde İzmir, 30 Mayıs 2009 tarihinde Adana ve 6 Haziran 2009 tarihinde Samsun yerellerinde yapılan panel ve forumlar ile Kurultay kapsamındaki konuların en geniş üye tabanı ile tartıştırılması hedeflenmiştir. 9 ilde yürütülen bu çalışmalardan çıkan sonuçlar Kurultaya taşınmıştır.

Kurultay kapsamında gerek EMO örgütlülüğü içersinde bu konu çerçevesinde tartışılan kavramların, gerekse TMMOB örgütlülüğü içerisinde yapılan uygulamaların tartışılması hedeflenmiştir. Bu amaçla tartışmalar;

• Yetkin/Yetkili/Uzman Mühendislik

• AB uyum yasaları ve GATS süreci

YÖK ve diploma unvanları, mühendislik eğitimindeki güncel durum ve Akreditasyon

Belgelendirme ve mesleki yeterlilik

TMMOB içerisindeki uygulamalar

Türkiye‘deki yasal düzenlemeler (Mesleki Yeterlilik Kurumu, Yabancı Mühendislerin Çalışması Hakkındaki kanun vs.)

• Nasıl bir meslek içi eğitim uygulaması olmalı

ana başlıkları altında gerçekleştirilmiştir.

Kurultay programı içerisinde 4 adet oturum ve bir adet de forum gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlar,

1) AB Uyum Yasaları, GATS Süreci ve Türkiye‘deki Yasal Düzenlemeler

2) Mühendislik Eğitimi, Akreditasyon, YÖK ve Diploma Unvanları

3) Yetkin / Yetkili / Uzman Mühendislik, Belgelendirme, Mesleki Yeterlilik, Meslek İçi Eğitim ve TMMOB İçi Uygulamalar

4) Sonuç Bildirgesinin Görüşülmesi

başlıkları altında gerçekleştirilmiştir. Kurultay‘da kararlar yürütülen tartışmalar çerçevesinde ortaklaşma yöntemi ile alınmıştır, oylama yapılmamıştır.

Yetkin / Yetkili / Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları Kurultayı ikinci günü üçüncü oturumunda verilen önerge ile Kurultay Sonuç Bildirgesi Komisyonu oluşturulmasına karar verilmiştir. Kurultay Forum bölümü ile dördüncü oturum olan "Sonuç Bildirgesinin Görüşülmesi" oturumları birleştirilmiş ve forum bölümü bitiminde kurultay sürecinde ortaklaşılan ve ortaklaşılamayan konular kürsüden özetlenmiş, EMO-Genç‘in talepleri alınmış ve genel bir çerçeve çizilmiştir. Sonuç bildirgesinin yazılması için oluşturulan komisyonun bu çerçeve kapsamında en kısa sürede toplanması kararlaştırılmıştır. Komisyon Kurultay‘da görüşülen konuların bant çözümleri, EMO-Genç talepleri ve yerel etkinliklerin sonuçlarından yararlanarak Sonuç Bildirgesi‘ne son halini vermiştir.

Kurultayda yürütülen tartışmalar sonucunda ortaklaşılan görüşler;

1- Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) gündeminde Yetkin Mühendislik uygulaması yoktur. EMO‘da yetkin mühendislik kavram ve uygulamaları savunulmamaktadır. EMO statü belirlemeye dönük sınıflandırma ve hiyerarşik adlandırmalarla meslektaşlarımız arasında eşitsizlik ve emek sömürüsü yaratacak yetkin mühendisliğe ilişkin uygulamalara ve girişimlere karşı durur.

2- EMO; AB, GATS ve DTÖ‘den gelen mühendislik meslek alanlarının düzenlenmesine yönelik tüm uyumlaştırma dayatmalarına karşı durur, bu yönde geliştirilen politika ve uygulamalar ile mücadele eder.

3- EMO mühendislik eğitiminde, üniversitelerde yeni bölüm açılmasında, bölüm kontenjanlarının belirlenmesinde söz hakkı talep etmeli ve müdahale etme araçlarının geliştirilmesini sağlamalıdır. Akademik eğitim sorgulanmalı, eğitim sisteminden kaynaklı sorunlar eğitim sistemi içinde çözülmelidir.

4- EMO gerici ve ezberci eğitim sistemine karşı parasız, bilimsel, özerk ve demokratik üniversiteyi savunmaktadır. Bir ülkenin eğitim politikaları, bilim, teknoloji ve sanayi politikalarından ayrı düşünülemez. Türkiye‘deki eğitim ve mühendislik eğitimi toplum çıkarlarına göre değil, uluslararası iş bölümünün bir sonucu olarak şekillenmektedir. EMO, yeniden yapılandırılan üniversite eğitim sürecine (Danışma Kurulları v.b.) karşı durmalı ve mücadele etmelidir.

5- Mühendislik eğitimi veren bölümler arasında; öğretim elemanı sayısına dayalı, müfredat farklılıklarına dayalı, laboratuar ve test olanaklarına dayalı farklılıklar vardır. Mezunlar arasında ciddi bir şekilde unvan ve yetki karmaşası yaşanmaktadır. Bu çelişki ve farklılıklar mezuniyetten itibaren meslektaşlarımız arasında ciddi bir eşitsizlik ve dengesizlik yaratmaktadır. Ayrıca ülkemizde istihdam ile eğitim arasında ciddi bir uyumsuzluk mevcuttur. Bazı alanlarda eleman eksikliği varken bazı alanlarda da istihdam fazlası vardır. EMO mühendislik eğitiminde yaşanan olumsuzluklar karşısında taraf olmalı ve baskı oluşturmalıdır.

6- Meslektaşlarımızın bilimsel ve teknik formasyonlarını geliştiren, bilgi ve birikimlerin paylaşılarak üretim süreçlerine aktarılmasını sağlayan Meslek içi Eğitim faaliyetlerinin; EMO‘ya bağlı bütün meslek disiplinlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek kapsamlı bir düzeye getirilmesi gerekmektedir. EMO, Meslek içi Eğitim faaliyetlerinin kendi giderlerini karşılayacak biçimde sürdürülmesini ve bu hizmetlerin ticarileştirilmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar.

7- Diplomaların değersizleştirilmesine dönük uygulamalara karşı çıkılmalıdır. EMO diplomalara ünvan yazılmaması konusunda hukuki süreci başlatmalı, Yüksek Öğrenim Kurulunun bu kararına karşı dava açmalı ve TMMOB‘nin de davaya müdahil olmasını talep etmelidir.

Kurultay hazırlık sürecinde ve Kurultay süresince yürütülen tartışmalarda Belgelendirme ve Akreditasyon konularında karar birlikteliğine varılamamıştır. Bu konular ile ilgili tartışmaların EMO örgütlülüğü içerisinde sürdürülmesine ihtiyaç olduğuna karar verilmiştir.

Kaynak: http://www.tmmob.org.tr

TMMOB Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı Sonuç Bildirgesi



TMMOB KADIN MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARIKURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ


TMMOB
40. Dönem Genel Kurulu'nda kadın üyelerin önergesiyle karar altına
alınan, sekretaryası Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi
tarafından yürütülen ve 55 yıllık TMMOB tarihinde ilk kez düzenlenmiş
olan TMMOB I. Kadın Kurultayının amacı;TMMOB'nin bir kadın
politikası oluşturmasını sağlamak, beşte birini oluşturan kadın
üyelerin dayanışmasını, örgütlenmesini ve temsiliyetinidaha
güçlü hale getirmek, TMMOB ve bağlı odalarında kadın üyelerin
çalışmalara nitelik ve nicelik olarak daha etkin katılabilmelerini
sağlamak, mesleki ve sosyal açıdan kendilerini geliştirerek ifade
edebilecekleri mekanizmaları yaratabilmek, gerek örgütsel gerek
toplumsal gelişmede potansiyel kadın enerjisini harekete geçirmek,
yönetim kurullarında ve diğer kurullarda kadın temsiliyetini
artırabilmek, kadın komisyonlarının yaygınlaştırılmasında etkin
olabilmek, diğer kadın ve emek örgütleri, üniversiteler ve ayrımcılık
karşıtı platformlarla iletişim ve dayanışma içinde olmak, çalışma
hayatı içinde kadın mühendis, mimar ve şehir plancısı
meslektaşlarımızın karşılaştığı sorunları belirleyerek çözüm önerileri
geliştirmek ve bu çözüm önerilerinin uygulanması için mücadele etmektir.


Bu
amaçla 21-22 Kasım 2009 tarihinde İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi
Oditoryumu'nda düzenlenen TMMOB Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir
Plancıları Kurultay'ına 307 Mühendis, Mimar ve Şehir Plancı (MMŞP), 31
konuk ve 51 öğrenci üye olmak üzere toplam 389 kadın katılmış ve Kadın
Mühendis
, Mimar ve Şehir Plancılarının, gerek çalışma hayatında, gerek
TMMOB örgütlülüğü içinde yaşadığı sorunların ancak kadın üyelerin
katılımı ile değerlendirilmesi, sorunu yaşayanın çözümde özne olması
hedeflenmiştir.


Kurultay'a
hazırlık sürecinde, Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları'nın
katkılarını sağlamak, TMMOB organları içinde etkin olarak var
olabilmenin önünü açacak örgütlenme modelleri oluşturmak için, Kurultay
programı ana başlıklarını kapsayan forum ve bölgesel çalıştaylar;


7 Haziran 2009'da, İstanbul'da, 76 MMŞP katılımıyla Marmara Bölgesi'nde;27 Eylül 2009'da, Adana'da, 40 MMŞP katılımıyla Akdeniz Bölgesi'nde;4 Ekim 2009'da, İzmir'de, 92 MMŞP katılımıyla Ege Bölgesi'nde;11 Ekim 2009 da, Samsun'da,45 MMŞP katılımıyla Karadeniz Bölgesi'nde;18 Ekim 2009 da, Ankara'da, 71 MMŞP katılımıyla İç Anadolu Bölgesi'nde;1 Kasım 2009'da Diyarbakır'da, 40 MMŞP katılımıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yapılmıştır.

Kurultay
hazırlık aşamasında ve örgütlenme süreci olarak ele alınan bölgesel
çalıştaylar sonucunda İstanbul, İzmir, Ankara, Diyarbakır, Bursa ve
Adana illerinde TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonları
kurulmuştur. Yine birçok ilde bu konuda çalışma başlatılmıştır.


Çalıştaylar
ve Kurultay; Eğitimde Cinsiyet Ayrımcılığı, Cinsiyetçi İşbölümü ve
İşyeri Pratikleri, Kapitalist Kriz ve Kadınlar, TMMOB'de Kadın
Örgütlenmesi olmak üzere dört ana başlıkta yapılmıştır. Bu başlıklar
kapsamında TMMOB Kadın Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayında
çıkan sonuçlar şu şekildedir;


Üniversite
öncesi eğitimde ve bunu besleyen toplumsal yapıda cinsiyet ayrımcılığı
söz konusudur. Ders kitaplarında kullanılan dil ve tanımlanan roller
cinsiyetçi bir nitelik göstermektedir. Bu durum, lisans eğitiminden
başlayarak, meslek seçimi süreci ve lisans eğitimini kapsayacak şekilde
cinsiyet ayrımcılığının olağanlaşmasına ve meslek yaşamımızda
karşılaştığımız ayrımcılık temelli problemlerin kanıksanmasına yol
açmaktadır. Ayrıca, cinsiyetçilik kadın öğrencilerin, eğitim sürecinde
(özellikle laboratuar, staj, arazi gibi ortamlarda ya da barınma
ortamlarında) mesleki güvenlerini ve kişisel bütünlüklerini zedeleyecek
söylem ve eylemlerle karşılaşmalarına yol açmaktadır. Meslek seçiminde
ve mesleğe hazırlıkta belirleyici olan cinsiyetçi iş bölümü ve
toplumsal kabullerin değişimi için, eğitim süreçlerinde cinsiyet
ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına yönelik eğitimin her aşamasında
kullanılan cinsiyetçi dil ve bakışın değiştirilmesi gerekmektedir.
Toplumsal cinsiyet ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları ile birlikte,
talep edilen meslek seçiminin yapılabileceği bir eğitim sistemi için,
toplumda, "kadın işi", "erkek işi" ön yargılarının giderilmesi için,
eğitimin her döneminde akademisyenleri de kapsayacak şekilde, toplumun
cinsiyet eşitliği konusunda bilinçlenmesine katkı sağlayacak çalışmalar
yapılmalıdır.


Yaşanan
ekonomik kriz ve artan eğitim giderleri sonucunda aileler, erkek
öğrencilerin eğitim görmesini tercih etmekte, bu durum kadınların
eğitim almasının önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. Oysa, parasız
eğitimin temel bir hak olmasından hareketle; TMMOB, üniversiteler ve
emek örgütleri ile birlikte, eğitimin herkes için parasız olarak ve
eşit koşullarda erişilebilirliğine yönelik mücadele etmelidir.


Toplumumuzda
aileden başlayarak çocuğun yetiştiği tüm evrelerde karşılaştığı rol
modeller, cinsiyetçi işbölümüyle oluşmakta ve baskıya dönüşmektedir.
Mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı mesleklerinin öteden beri
çoğunlukla erkek mesleği olduğu konusunda önyargılar oluşmuştur. Bunun
sonucu olarak da, işe alımlarda erkekler tercih edilmekte, bu da kadın
mühendis
, mimar ve şehir plancılarının işe girme şanslarını ciddi
oranda düşürmektedir. Çalışma ortamında kadınlar, istedikleri işleri
değil, kadın olmalarından ötürü kendileri için önceden belirlenmiş
seçenekler içinden tercih yapmak zorunda kalmaktadırlar. Erkek egemen
toplumda, toplumsal cinsiyete bağlı iş bölümü sonucu; teknik, yönetim
ve bütünleme gerektiren işlerde kadınlara karşı vize uygulanmaktadır.


Meslek
sahibi diğer kadınlar gibi mühendis, mimar ve şehir plancıları
kadınların da "kurtulmuş" oldukları varsayımı toplumda yaygın olarak
kabul görmektedir. Bu nedenle kadın mühendis, mimar ve şehir
plancıların cinsel, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete
uğrayabilecekleri gerçeği görmezden gelinmektedir. İşini kaybetme
kaygısı ya da diğer nedenlerle çoğunlukla gizli kalan bu saldırılardan
dolayı kadınlar zarar görmekte ve çözüm konusunda yalnız kalmaktadır.


Aile
içindeki cinsiyetçi işbölümü, iş hayatındaki iş bölümüne paralel olarak
işlemekte ve birbirlerini beslemektedir. Çocuk, hasta, yaşlı, engelli
bakım işleri ve tüm ev içi işlerinden yalnız kadınların sorumlu
tutulması, kadınların istihdama ve toplumsal yaşama katılmalarının
önünde engel oluşturmaktadır.


Bakım
hizmetlerinin toplumsallaşması amacıyla, bebek bakım üniteleri, kreş
ve anaokulları, yaşlı ve hasta bakım evleri, gündüz ve gece bakım
evleri ve bakım destek birimleri gibi hizmetler kamusal olarak
verilmelidir. İşyerlerinde kreş açılması için yalnız kadın sayısı
değil, tüm çalışan sayısı dikkate alınmalıdır. Yasalarda bulunan anne
ve baba için ücretli doğum izni ve emzirme izninin ihtiyaçlara göre
artırılması ve yine anne ve baba için ebeveyn izninin yasalarla
düzenlenmesi, kadınların doğum izni sırasındaki ücretlerinin ve
primlerinin tam ve eksiksiz ödenmesi için mücadele edilmelidir.


TMMOB,
bağlı oda ve şubelerinin çalışmalarında, toplantılarında, yazılı ve
görsel her türlü yayında cinsiyet ayrımcılığı yapılmamasını
sağlamalıdır. Ayrıca kadınların iş hukuku ve kamusal alandaki
haklarının neler olduğu konusunda çalışmalar yapmalı ve toplumsal
cinsiyet farkındalık eğitimleri düzenlemelidir.


Yeni
liberal ekonomi politikalarının hayata geçirilmesiyle birlikte,
kazanılmış haklar gasp edilmeye, kamu kurumları özelleştirilmeye,
olduğu kadarıyla bile fazla görülerek sosyal devlet anlayışından
uzaklaşılmaya, iş güvencesini ve sosyal güvenlik hakkını ortadan
kaldırmaya yönelik düzenlemeler hayata geçirilmeye başlanmıştır. Kriz
bahanesi ile eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi hak gaspları
meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Başta kadınlar olmak üzere,
çalışanlar işten çıkartılmakta ya da ücret kesintilerine, güvencesiz
çalışmaya, kreşlerinin kapatılmasına, servislerinin kaldırılmasına razı
edilmek istenmektedir. Bunlarla birlikte, kadın olmaktan dolayı
toplumsal cinsiyetçi işbölümüne maruz kalmakta ve daha düşük ücretle
çalıştırılmaktadırlar. Önümüzdeki dönem sermayenin krizi atlatmak için
öne sürdüğü mekanizma, emeğin daha esnekleştirilmesini getirecektir.
Ücretlerin düşürüldüğü, daha esnek çalışma şartlarının getirildiği,
denetimsiz, sendikal hakların ortadan kaldırıldığı bir işgücü piyasası
hedeflenmektedir.


Kapitalist
krizin kadınlar üzerindeki etkisi işsizlik ve yoksullukla sınırlı
değildir. Artan yoksulluk ve işsizlik, aile içi şiddeti artırmaktadır.
Toplumda şiddet eğiliminin, ekonomik krizle birlikte tırmandığı
görülmekte ve şiddetten zarar görenlerin başında kadınlar gelmektedir.


TMMOB
üyesi kadınların sorunları, toplumdaki diğer emekçi kesimlerin ve
kadınların sorunlarından ayrılamaz bir bütündür. Mühendis, mimar, şehir
plancısı kadınlar da giderek daha fazla hak kaybına uğramakta, yasal
haklarını kullanmalarının önüne engeller çıkarılmaktadır. Ezici
çoğunluğun sendikasız olduğundan hareketle, TMMOB'nin, üyelerinin
haklarını koruması ve üyelerinin örgütlenmesini teşvik etmeye yönelik
çalışmalar yapması en temel görevlerindendir.


TMMOB,
emek örgütleri ile birlikte, çalışanlar arasında bölünme, rekabet
yaratan ve iş güvencesini yokeden taşeron çalışma sisteminin
yasaklanması, kadın istihdamını, kadının çalışma hayatındaki konumunu,
sosyal hak ve güvenceyi olumsuz etkileyen özelleştirmelerin iptal
edilmesi, esnek çalışmaya karşı, tam zamanlı, sigortalı, sendikalı
çalışma, sigorta primlerinin gerçek maaş üzerinden ödenmesi ve tamamını
işverenin ödemesi, krize karşı istihdamı artırmak için iş saatlerinin
azaltılması, haftalık çalışma süresinin 35 saate indirilmesi ve mezarda
emeklilik dayatmasının son bulması, kadınlarla erkekler arasındaki
ücret farklılığının engellenmesi için eşit (eşdeğer) işe eşit ücret,
işsizlik maaşının artırılması ve süresinin uzatılması, daha çok işsizin
yararlanabilmesi için kapsamının genişletilmesi, işten çıkarılmaların
yasaklanması, iş güvencesi, fazla mesai yapma koşullarının daraltılması
ve çalışma saatlerinin azaltılmasına paralel olarak fazla mesai
saatlerinin de düşürülmesi, bunun çalışanın isteğine bağlı olması ve
karşılığının ödenmesi, işyerlerinde gündüz ve özellikle gece
çalışmalarında yönetmeliklere uygun servis hizmeti verilmesi, kıdem
tazminatı hakkının korunması, "Özel İstihdam Büroları" adı altında
kurulmak istenen, kiralık işçi simsarlığının engellenmesi, parasız
eğitim, parasız sağlık, tüm çalışan ve emekli üyelerinin maaşlarının,
özel hizmet tazminatları ve diğer özlük haklarının, gördükleri eğitimi
(lisans, yüksek lisans, doktora) ve çalışma risklerini yansıtacak
şekilde düzenlenmesi için mücadele etmelidir.


Bir
taraftan demokratik siyasetin alanını genişletmeye yönelik çabalar
sürdürülürken, TMMOB gibi demokratik ve eşitlikçi yaklaşımı olan bir
örgütte, TMMOB ve bağlı oda, şube yönetim kurulları, genel kurul
delegasyonu ve diğer tüm organlarında kadın temsiliyetini artırabilmek
amacıyla, pozitif destek politikaları üreterek, minimum yüzde 35 kadın
kotası uygulanmalıdır. TMMOB kadın üyeleriyle ilgili istatistiki
bilgiler toplamalı ve bununla ilgili veri tabanı oluşturmalıdır. TMMOB
ve bağlı odalarında, bu çalışmaların yürütülmesi için bütçe
oluşturmalıdır.


Kadına
yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığın yasa ve yönetmelikler
çerçevesinde cezai karşılığının bulunması zorunludur. TMMOB, kadına
yönelik suçların yaptırımını sağlamak amacı ile TMMOB Ana Yönetmeliği,
Disiplin Yönetmeliği, Onur Kurulu Yönetmeliği'nde, vb. gerekli
düzenlemeleri yapmalıdır.


TMMOB'de
kadın hareketinin örgüt içinde güçlü ve sürdürülebilir olabilmesi,
yatay ve dikey ilişkilerinin kurulabilmesi ve bütün bu çalışmaların
sağlıklı yürütülebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. TMMOB
bünyesinde kurulmuş "Kadın Üye Çalışma Grubu" merkezi bir kadın
örgütlülüğü olarak aktif hale getirilmeli, bu grup TMMOB kadın
politikalarını üreterek hayata geçirilmesinden sorumlu olmalıdır. Kadın
Üye Çalışma Grubu; İKK kadın komisyonları, oda ve şube kadın
komisyonlarında çalışan gönüllü kadınlar ve komisyon olmayan odalardan
gönüllü kadınlardan oluşur. TMMOB 40. Olağan Genel Kurulu'nda kabul
edilen fakat hayata geçmeyen Cinsiyet Ayrımcılığı Takip Sekreteryası bu
grubun bünyesinde oluşturulmalıdır. Sekreterya, başvuruların
yapılabileceği, ayrımcılığın, taciz vemobbingin takip edileceği, hukuki ve psikolojik destek vererek çözümlerin üretileceği bir birim haline getirilmelidir.


TMMOB'li
kadınlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde arazi şartlarında daha
güvenli ve verimli çalışma koşullarının sağlanması, mayınlı arazilerin
ulusal kaynaklarla temizlenerek tarım reformu yapılıp organik tarım
için bölge halkının kullanımına açılması, kültürlerin, dillerin ve
inançların eşit ve özgür olması özlemiyle, Kürt sorununun demokratik
bir şekilde çözüme kavuşturulması ve barışın sağlanması için aktif rol
üstlenecektir.


Kadınlar;
mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı mesleğini yürütürken, kültürel
mirasın gelecek nesillere aktarılması ve yaşanabilir bir çevre için,
bu değerlerin tahribine yönelik tüm politika ve projeleri reddeder.


Sonuç
olarak; TMMOB'li kadınlar, TMMOB Kadın MMŞP Kurultayı ile birlikte
ortak hareket etme ve dayanışma konusunda büyük mesafe almışlardır.
Kadınlar, TMMOB'da toplumsal cinsiyet bilincinin örgüt geneline
yayılması ve kurultay kararlarının örgütün tümü tarafından benimsenmesi
için çalışacaklardır.


Bu
kurultay ile TMMOB'da kadın politikalarının, kadın örgütlenme modelinin
oluşturulması ve örgütlülüğünün güçlendirilmesi doğrultusunda önemli
bir adım atılmıştır. Bu politikaların hayata geçmesi ancak kadınların
örgütlülüğü ve dayanışmasıyla mümkün olacaktır.


KADINLAR ÖRGÜTLÜ TMMOB DAHA GÜÇLÜ


Kaynak: http://www.tmmob.org.tr

8 Şubat 2010 Pazartesi

Emekten Yana Mühendislerin Turuncu Liste Adayları



Emekten Yana Mühendisler'in TURUNCU LİSTE Adayları


EMO İstanbul Şube'de Demokrat Mühendisler Yönetim Kurulu adaylarını ön seçim ile belirleyecek. 7 Şubat Pazar günü yapılacak EMO İstanbul Şube ön seçiminde Emekten Yana Mühendisler'in TURUNCU LİSTEsini desteklemeye çağırıyoruz.
ASIL

YEDEK
Mehmet MAZMANOĞLU

Erhan DENİZERİ
Cem ERKANLI

Cenk GÖÇER
Kurtuluş KAYA

Özgür GÜNAY
Nursemin YILDIZ

Özgül ÇALIŞKAN
Tigin ÖZTÜRK

Taylan YETİL
Dilek ÜSTÜNALAN

Yeşim ÇELİKKOL
Özkan KARATAŞ

Mustafa UĞURLAR

Neden Ön Seçim?

Emekten Yana Mühendisler ön seçimi demokratların Genel Kurullara tek liste ve ortak çalışma programı ile katılabilmesinin bir yolu olarak görmekle beraber, bu yöntemin son çare olarak değerlendirilmesi gerekliliğini savunmaktadır. Bu bakış açısı ile, ÖN SEÇİM olmadan tüm demokratları kapsayacak ortak bir çalışma programı etrafında ortak bir liste oluşturmanın kanalları tarafımızca sonuna kadar zorlanmıştır. Fakat tüm bu çabalarımıza rağmen istenilen sonuç alınamamıştır.

Neden Emekten Yana Mühendisler?

İşsizliğin ve güvencesizliğin yaygınlaştığı, yasadışı çalışma koşullarının dayatıldığı günümüzde mühendislerin mesleki ve ekonomik sorunları her geçen gün artmaktadır. Meslek alanlarımızdaki örgütsüzlük de bu tabloya eklenince emekten yana, üyelerinin haklarını savunacak, üyelerinin sorunlarının ülkenin sorunlarından ayrı olmadığından hareketle çalışmalarını yürütecek bir EMO'ya ve TMMOB'ye ihtiyaç da artmaktadır. Mevcut Oda örgütlülüklerinin yapısı ve çalışma anlayışları bu konuda ciddi eksiklikler içermektedir.

Bizler, EMO İstanbul Şube'den başlayarak EMO örgütlülüğü içerisinde, Oda süreçlerine ortak ilkeler ve çalışma anlayışı çerçevesinde müdahil olarak, meslektaş ve toplum ihtiyaçlarına uygun, üyelerinin haklarını savunan, meslek alanlarına giren konularda toplumsal bakış açısı ile faaliyet yürütecek bir EMO'yu oluşturabilmek için bir araya geliyoruz.

Bizler mesleki demokratik kitle örgütü olarak Odaların üyelerinin mesleki ve özlük sorunlarına sahip çıkan bir anlayış ile şekillenmesini, Oda yapısının mesleğin uygulayıcısı, emeği ile geçinen mühendisleri temel alacak şekilde oluşturulmasını ve EMO yapısında demokratik bir değişim yaratılarak mühendislerin öz örgütünün yeniden inşa edilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Çalışma anlayışımızı,

*

Odaya emek ve katkı koyan tüm meslektaşlarımızın en geniş birlikteliğinin sağlanması,
*

Üyelerin kapsanacağı katılım ve karar mekanizmalarının oluşturulması, var olanların bu perspektifle yeniden düzenlenmesi,
*

Bu sayede, Şube yönetiminin üyesinin demokratik katılımına dayanan, hesap veren ve şeffaf bir tarzda oluşması ilkeleri belirleyecektir.

Birlikte Yönetmeye Çağırıyoruz

TMMOB'yi Savunalım İmza Kampanyası Tüm Hızıyla Sürüyor



23 ocak Cumartesi günü YTÜ Oditoryumu'nda gerçekleştirilen İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 42. Dönem Genel Kurulu'nda ve 24 Ocak Pazar günü yapılan şube seçimlerinde İvme Dergisi masa açarak DDK Raporu ile ilgili imza toplamaya devam etti.

İvme tarafından başlatılan "Siyasal İktidar Saldırıyor, TMMOB'yi Savunalım" kampanyası çerçevesindeki faaliyetlerden biri olan imza kampanyası için saat 9.00'dan akşam genel kurulun bitimine kadar açılan masada inşaat mühendislerine Devlet Denetleme Kurulu Raporu'nun içeriği ile ilgili bilgi verildi. Kar yağışı nedeniyle düşük bir katılımın olduğu Genel Kurul'un ilk gününde inşaat mühendislerinin yoğun ilgi gösterdiği masada toplam 57 tane, ikinci günü seçimlerde ise 280 imza toplandı. Geçtiğimiz hafta MMO Kocaeli Şubesi ve MMO İstanbul Şubesi Genel Kurullarında açılan masalarda toplanan imzalarla imza sayısı şu an 1000'i aşmış bulunuyor.

Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 10. Genel Kurulu'nda da Kampanyaya Destek



TMMOB Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin 10. Genel Kurulu 30-31 Ocak 2010 tarihinde YTÜ Oditoryum salonunda yapıldı.


İlk gün İVME Yayın kurulu üyemiz kürsüden yaptığı konulmada oda
yönetimlerinin yetkilerini üyelerden aldığı ve üyelere karşı sorumlu
olduğu, sorunları da üyeleri ile birlikte çözmesi gerektiğini dile
getirerek, yönetimlerin; üyelerin %90'ını oluşturan ücretli, işsiz ve
emekli mühendislerin sorunlarını gündeme alması ve bu sorunların çözümü
için program yapması ve bu eksende mücadeleyi örgütlemesi gerektiğini
vurgulamıştır. DDK Raporu ile TMMOB ve bağlı odaların tasfiye edilmek
istendiği, sistemin ihtiyaçları ve tekellerin çıkarları doğrultusunda
dönüştürülmeye çalışıldığı, TMMOB ve bağlı odalara yapılan bu
saldırılar karşısında TMMOB ve bağlı oda yönetimlerinin sessiz
kalmalarının kabul edilebilir bir şey olmadığı ve bu saldırı karşısında
mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini dile getirmiştir.



Birinci ve ikinci gün boyunca "SİYASAL İKTİDAR SALDIRIYOR TMMOB'Yİ
SAVUNALIM
" Kampanyası ile ilgili stant açılmış, toplam 90 imza
toplanmıştır. Yapılan ikili söyleşilerden DDK Raporundan üyelerin
habersiz olduğu da gözlenmiştir.



İkinci gün yapılan seçimler sonucu ÇAĞDAŞ DEMOKRAT GRUP 403 oy alarak
seçimi kazanırken, MESLEKTE BİRLİK 315, BİRLİĞE ÇAĞRI GRUBU ise 210 oy
almıştır.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri Seçim Çağrısı




HKMO İSTANBUL ŞUBESİ
21. DÖNEM ÇAĞDAŞ-DEMOKRAT HARİTA MÜHENDİSLERİ
YÖNETİM KURULU ADAYLARI

ASIL ADAYLAR
1. Yrd. Doç. Dr. M. Tevfik Özlüdemir
2. Tekin Akçapınar
3. Serap Ata Akkoca
4. Ali Hasan Bakır
5. Alişan Çalcalı
6. Mehmet Uğur Girişken
7. Mehmet Hışır

YEDEK ADAYLAR
1. Engin Kaya
2. Yük. Müh. Deniz Baş
3. Gülten Mete Baş
4. Nihat Öz
5. Prof. Dr. N. Necla Uluğtekin
6. Selahattin Avşar
7. Taylan Öcalan

+
Siz
“Özgürlük, kardeşlik ve dayanışma için biz 14+1'iz”

21. Olağan Genel Kurul
30 Ocak 2010 Cumartesi–Mecidiyeköy Kültür Merkezi, Mecidiyeköy

Seçim
31 Ocak 2010 Pazar–Özel Karagözyan İlköğretim Okulu, Şişli

Değerli Meslektaşımız,

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri olarak bizler bugüne dek hep aydınlanmadan, emekten, barıştan yana olduk. Aklın ve bilimin ışığında çağdaş değerleri savunduk; mesleki politikalarımızın geliştirilmesinde hep toplumun yararını gözettik. 1976 yılındaki kuruluşundan bu yana yönetiminde olduğumuz Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubemizde bu değerlere bağlı kalarak demokratik, katılımcı, saydam ve kolektif üretime dayalı bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürdük.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri, İstanbul Şubesinin 20'inci Çalışma Döneminde de geçmiş yönetimlerden devraldığı geleneği sürdürdü ve tüm üyeleri kucaklayan ilkeli bir yönetim anlayışıyla, paylaşımla örülü üretken bir dönemi daha geride bıraktı.

Çağdaş-Demokrat Harita Mühendisleri, aynı çalışma anlayışını 21'inci Çalışma Döneminde de sürdürme kararlılığındadır. Siz üyelerimizi bizlere destek vermeye, 30-31 Ocak 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek Şube Genel Kurulumuza katılarak çağdaş değerlerimize ve yönetim anlayışımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Noktaları Özgürlükle, Çizgileri Kardeşlikle, Alanları Dayanışmayla Buluşturan Haritamızı Beraberce Çizmek İçin Adayız

Bizler; dün olduğu gibi yarın da, geçmişte olduğu gibi gelecekte de;

*
Geçmişten günümüze yarattığımız birikim ve deneyimimizle, saydam ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla, tüm üyeleri kucaklayan tarzımızla çalışmalarımızı yürütmeyi sürdüreceğiz. Bunu yaparken örgütlenme başlığına özel olarak odaklanacağız.

*
Ülkesine ve mesleğine sahip çıkan, toplum yararını gözeten, üyesine değer veren, onların sorunlarına akılcı çözümler geliştirmeye odaklanan anlayışımızı sürdüreceğiz.

*
Üyelerimizin çoğunluğunu ücretli çalışanların oluşturduğu, işsiz meslektaşlarımızın sayısının giderek arttığı günümüz koşullarında üyelerimizin özlük haklarına sahip çıkacak, başta sendikalar olmak üzere üyelerimizin örgütlenme ve hak elde etme mücadelelerine öncülük edeceğiz.

*
İnsan toprak ilişkilerini kuran bir meslek grubu olarak topraklarımızın toplumun gereksinimleri çerçevesinde kullanılması ve bu çerçevede kamu güvencesinin korunması için mesleki ve toplumsal sorumluluklarımızın gereğini yerine getireceğiz.

*
CBS alanında, bilgininin toplumsallaştırılmasını ve planlı olarak kullanılmasını sağlama yönünde bir yasal altlığın hazırlanması sürecine katkı sunacağız.

*
Bilimin ve aklın gereği olarak kurumlardaki haritacılık hizmetlerinin tek bir çatı altında toplanmasına yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz.

*
Haksız rekabet ve ihalelerde çok düşük bedellerle iş yüklenilmesine karşı birlikte hareket eden ve dayanışma içerisinde davranan bir sektör yaratma çabalarımızı artıracağız.

*
Teknik altyapı kadastrosunun teknik ve yasal altlığa kavuşturulması, yersel fotogrametri uygulamalarının yaygınlaştırılması, taşınmaz değerleme alanında mesleki bir inisiyatif oluşturulması, batimetrik harita üretiminin yasal altlığa kavuşturulması vb. güncel mesleki gündemler üzerinde çalışma yürüteceğiz.

*
Üniversitelerle Odamız arasındaki ilişkileri daha da güçlendirecek ve yapılacak etkinliklerde üniversitelerimizin yapacakları bilimsel katkıları verimli olarak değerlendireceğiz.

*
Çalışma bölgemizdeki kentlere sahip çıkacağız ve üçüncü köprü, rant eksenli kentsel dönüşüm projeleri, tarım havzalarını ve su kaynaklarını tehdit eden planlama süreçlerine karşı toplum yararı ekseninde mücadele etmeye devam edeceğiz.

*
Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar, Meslek Kuruluşları ve yerel yönetimlerle var olan ilişkilerin güçlendirilmesi doğrultusundaki çalışmalara devam edecek, TMMOB'nin ve İstanbul İl Koordinasyon Kurulunun gerçekleştireceği etkinliklere aktif destek vereceğiz.