“TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Bodrum İlçe Temsilciliği, 19 Ağustos 2008 tarihinde savcılık kararıyla polis tarafından basıldı ve yapılan arama sonucu temsilcilik evraklarına el kondu”
AKP yönetiminin baskıcı uygulamaları ve demokratik kurumları yıldırmaya yönelik politikaları bilinmektedir. 19 Ağustos 2008 tarihinde TMMOB EMO Denizli Şubesi Bodrum İlçe Temsilciliği’nin polisçe basılması da bu uygulamanın bir uzantısıdır. İktidarın bu politikalarını ve EMO Bodrum İlçe Temsilciliği’nin basılmasını kınıyoruz.
Ancak bu olayın üzerinde durulması gereken bir yanı daha vardır. O da AKP hükümetinin TMMOB’ye baskı uygulamasına gerekçe oluşturabilen uygulamalara TMMOB’deki etkin yönetim anlayışınca göz yumulması ve bu durumun örgütümüze verdiği büyük zarardır. “AKP hükümetinin baskı politikası” denerek, örgütümüzde kanayan bir yaraya dönüşen bu durumun üstünün örtülmesine sorumluluk sahibi hiçbir TMMOB üyesi izin vermemelidir.
TMMOB Anadolu birimlerinde uygulanan gayri-resmi “havuz” uygulaması uzunca bir süredir TMMOB içi tartışmalara neden olmaktadır. Uygulamanın özünde, temsilcilik bölgesindeki mühendislik-mimarlık hizmetlerinden doğan rantın, aynı bölgede iş yapan mühendis ve mimarlar tarafından paylaşılması, bölge dışından gelenlere ise bu işlerin “kaptırılmaması” bulunmaktadır. Bu paylaşımda, TMMOB birimleri tarafından yürütülen mesleki denetim kapsamındaki proje vize uygulaması bir araç olarak kullanılmaktadır. Bölge dışından gelen mühendis ve mimarların projeleri birimlerce vizelenmeyerek, rantın bölge mühendis ve mimarlarınca paylaşılması amaçlanmaktadır.
Bu konu dergimizin 5. sayısında “HAVUZ PROBLEMLERİ” başlığıyla ele alınmış ve şöyle denmişti:
“TMMOB yapısında gelişen bu ticari anlayış ve oluşan şirketleşme eğilimi, bazı Anadolu birimlerinde ifrat boyutuna ulaşmıştır. TMMOB içinde, özellikle Anadolu’da bazı şube ve temsilciliklerde yönetimlerin ağırlıklı olarak SMM üyelerden oluşması ve bu üyelerin, kendi maddi çıkarlarını koruma amacıyla havuz oluşturma, yani gelen işleri bir havuzda toplayıp oradan SMM’lere dağıtma gibi bir yöntem benimsemesi, TMMOB’yi demokratik kitle örgütü niteliğinden uzaklaştırıp, bir çıkar örgütüne dönüştürme tehlikesi içeren vahim bir konudur. Oda içindeki yönetici konumlarını ve oda olanaklarını kullanarak kendilerine maddi çıkar sağlayan bu çevreler, işi neredeyse bir kartel oluşturma düzeyine getirmiş olmalılar ki Rekabet Kurulu söz konusu uygulamayı 4054 sayılı yasaya aykırı bularak TMMOB’yi uyarmıştır. Mevcut SMM yönetmeliğinin uygulanmasının sağlanamaması ve il bazında farklı uygulamalara göz yumulması nedeniyle zemin bulan bu havuz sistemi, hem mesleğin ve örgütün saygınlığını zedelemekte hem de TMMOB’nin varlık nedeni ve ilkeleriyle çelişmektedir. Meslek alanını yalnızca ücret bazında denetleyen bu uygulamayla, ülke ve halk yararına proje ve denetim ilkesi rant iştahına kurban verilmekte, üstelik çıkar amaçlı örgütlenme anlayışı yerleştirilerek toplumsal muhalif kimlik ortadan kaldırmaktadır.”
Görüldüğü gibi, konu bugünün ya da Bodrum’un konusu değildir. TMMOB içinde bu durum bilindiği halde, delege hesabına dayalı seçim sisteminde, yönetici olabilme uğruna, TMMOB etkin yönetim anlayışı bu işlere göz yummaktadır. Bu yapıda 30 yıldır değişmeyen delege profilleri bile oluşmuş durumdadır. TMMOB içi politikaların tümü delege hesabı üzerinde şekillenmektedir. Durum böyle olunca, statükoların korunması, illerde yukarıda sözü edilen hastalıklı yapılara göz yumulmasından geçmektedir. Özetle işler “oy ver bana, karışmayım sana” mantığıyla yürütülmektedir.
Bir zamanlar sisteme karşı yürüttüğü ilkeli muhalefet ve mücadeleyle siyasi polisin ilgi alanında olan TMMOB’nin mali polisin ilgi alanına “düşmesinin” ve EMO Denizli Şubesi Bodrum Temsilciliği’nin TMMOB tarihine kara leke düşürecek şekilde mali polis tarafından basılmasının sorumluluğu, bu uygulamalar bilindiği halde, oy uğruna bunlara göz yuman TMMOB ve Oda yöneticilerindedir. Şimdi ise, odayla ilgisi olmayan bazı üyelerin “dayanışma fonu yaratması” veya "AKP hükümetinin baskısı" gibi açıklamalarla sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalışmaktadırlar. Oysa yapılması gereken, derhal örgüt içi denetim mekanizmalarını çalıştırarak bu tür uygulamaları her yerde açığa çıkarmak ve temizlemektir. Yarın öbür gün başka bir TMMOB birimi benzer bir gerekçeyle basılırsa, bunun taşınması çok ağır bir sorumluluk olacağı konusunda TMMOB etkin yönetim anlayışını uyarıyoruz.
TMMOB tabanı ise ya kendi içinde bir hesaplaşma süreci başlatarak bu zararlı eğilimleri ve onlara göz yumanları temizleyecek ya da sistemin herhangi bir bürokratik kurumu gibi, pislikler “halının altına” süpürülerek bozulmaya göz yumulacaktır.
Devrimci, demokrat, yurtsever mühendislere, mimarlara ve plancılara düşen görev, TMMOB’yi içine düşürüldüğü bu küçük durumdan kurtarmak ve mücadele tarihine yakışan bir TMMOB’yi yeniden oluşturmaktır.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder