Ankara Şubesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara Şubesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2009 Perşembe

İMO Yönetimi Gizli Küçük Kurul Örgütlüyor! Tüm Devrimci, Demokrat Mühendis Mimarları Bu Küçük Kurulu İzlemeye Davet Ediyoruz

İMO YÖNETİMİ GİZLİ KÜÇÜK KURUL ÖRGÜTLÜYOR!
TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT MÜHENDİS, MİMAR ve ŞEHİR PLANCILARINI BU KÜÇÜK KURULU İZLEMEYE DAVET EDİYORUZ.

3 Haziran 2009 Çarşamba günü İMO etkin yönetim anlayışının provokasyonu sonucu çıkan kavga sonrasında yapılamayan İMO Ankara Şb. Küçük Kurulu’nun çağrısı 11 Haziran 2009 Perşembe günü (bugün) GİZLİCE ve “AKREDİTE” üyelere yapıldı.
İMO Ankara Şubesi tarafından kendilerince muhalif olarak görmedikleri üyeler “03.06.2009 tarihinde yapılamayan Küçük Kurul toplantısı bu akşam saat 19.00’da İMO Rüştü Özal Salonu’nda yapılacaktır. Katılımınızı önemle bekliyoruz” mesajı ile toplantıya davet edilirken, Küçük Kurul üyesi olan İvme Dergisi Yayın Kurulu üyelerimiz ve bazı muhalifler toplantıya çağrılmadı.
Yönetim Kurulu asıl ve yedek üyelerinin bile davet edilmediği toplantı İMO Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışının demokrasiden ne anladığını da gözler önüne seren somut örneklerden biridir. İMO ve İMO Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışları, muhaliflerinin olmadığı, muhaliflerinin konuşmadığı ortamlarda demokrattırlar.
Küçük Kurul bazı İMO yöneticilerinin söylemlerinin aksine kimsenin tapulu malı değildir. Küçük Kurul bugüne kadar devrimci ve demokratların mücadeleleri sonucunda oluşturulan, yönetimlerin icraatlarının masaya yatırıldığı, yöneticilerin demokrat üyelere hesap verdiği ve demokrat yönetim adaylarının belirlendiği bir kürsüdür. Yalnızca etkin yönetim anlayışını destekleyenlerin bulunduğu, muhalif hiçbir sesin çıkmadığı bir Küçük Kurul tarifi yapılmak istenmektedir.
İvme Dergisi olarak bu gibi anti demokratik dayatmaların karşısında bulunacağız. 11 Haziran Perşembe (bugün) Saat: 19.00’da yapılacak olan Küçük Kurul toplantısına katılacak ve devrimci demokrat mühendisleri tecrit ve odalardan tasfiye etmeye dönük çabalara izin vermeyeceğiz.
Ayrıca 3 Haziran tarihli Küçük Kurul’da çıkan olayları tek taraflı olarak yorumlayıp İvme’ye dönük bir siyasi linç girişiminin tarafı olan tüm Oda ve Şube Yönetim Kurullarına da görev düşmektedir. Olaylara tanık olmadığınız halde, yaptığınız açıklamalar ilkel yan tutma güdüsünden kaynaklanmıyorsa, bugüne kadar yaptığınız açıklamalar, doğrudan İMO Küçük Kurulu’na gözlemci olarak katılma görevini size yüklemiş durumdadır. Yeniden kulaktan kulağa fısıldanan bilgilerle açıklama yapmak durumuna düşmek istemiyorsanız, bu akşam İMO etkin yönetim anlayışının demokrasi anlayışına yerinde tanık olmanız gerekmektedir.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

29 Haziran 2009 Pazartesi

TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi'nde yaşananlar TMMOB'deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart'ta İMO Öğrenci Kurultayı'nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu'nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.


İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.

http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com/

13 Aralık 2008 Cumartesi

Açıklama No:19 TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimini Emek Düşmanlığından Vaz Geçmeye Çağırıyoruz


Mimarlar Odası Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışı, yönetimsel çelişkileri arttıkça, çözümü muhaliflerini istifaya zorlamakta, istifa etmezlerse işten atmakta buluyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak 3 ay süreyle cezaevinde kalan mimar Alev Şahin, tahliyesinin ardından Mimarlar Odası Ankara Şubesi’ndeki sekreter yardımcılığı görevine geri dönmüştür. Arkadaşımız işine döndükten sonra hayat görüşüne, yaşam tarzına ve mücadele anlayışına karşı bir ‘öteki’leştirme içerisinde yaklaşıldığını fark etmiştir. Şube yönetimi, önce yoğun bir iş yükü altında boğarak yıldırmaya çalışmış, bu yöntemle sonuç alamayınca 31 Ekim 2008 tarihinde kendisine hiçbir gerekçe göstermeden, ‘yönetim kurulu olarak istifanı uygun bulduk’ diyerek işten çıkartmıştır.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin, arkadaşımızın işten çıkartılma süresinde göstermiş olduğu ‘ya bizdensin ya onlardan’ yaklaşımı, demokrasi söylemlerinin sahteliğini açıkça ortaya koymuştur. Alev Şahin, İvme Dergisi’nin yayın kurulu üyesi olduğu için işten çıkartılmıştır. Nitekim yazılı olarak verilmeyen bu gerekçe görüşmelerde Şahin’e açıkça ifade edilmiştir. Hatta Sekreter Üye, yaptığı ilk görüşme sırasında ‘biz senin İvmeci olduğunu baştan beri biliyorduk’ gibi karşılığı olmayan polisiye söylemlere bile başvurmuştur.

İstifaya zorlanan arkadaşımız, kesin bir tavırla istifa etmeyeceğini önceki iki görüşmede açıkça ifade etmesine rağmen, yönetim adına bir kez daha görüşen Şube Başkanı, ‘uygun bulunan’ durumu kendisine aktarmıştır. Şahin ise her defasında, yukardan aşağıya alınmış bu siyasi kararın karşısında duracağını belirtmiştir.

Egemen sınıflar halkın en temel hak ve özgürlük taleplerinin karşısına polis copu, biber gazı, işkenceler ve f-tipleriyle çıkmakta; baskıya ve sömürüye direnip bağımsızlık ve demokrasi için mücadelede kararlı tutumlarını örgütlü mücadeleyle ortaya koyanları sindirmeye çalışmaktadır. Mimarlar Odası Ankara Şubesi de aynı tavrı göstererek, kendi üyesi ve çalışanını odada siyasi kimliğiyle var olduğu için işten çıkartmaktadır.

Ülkemizin bağımsızlık ve demokrasi tarihinde onurlu bir yeri olan, bugün sahip olduğu meşruiyeti geçmişte ödediği bedellerle kazanan TMMOB’ye bağlı bir odanın, hele ki geçmişte TMMOB’de devrimci-demokrat bir kırılmayı yaratan Teoman Öztürk’ ün de içinden geldiği bir odanın egemenler ile aynı bakış açısına sahip olması kabul edilemez.

Kendisini ‘Demokrasi İçin Mimarlar’ olarak tanıtan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimi, 40. Dönem Çalışma Programı’nda “İktidarını, … örgüt içi bir “yönetim oligarşi” sine dönüştüren anlayışlara karşı, oda içi demokrasinin yeniden inşasında aktif mücadele” edeceğini söylemektedir. Soruyoruz öyleyse; oda içi demokrasiyi kendisiyle aynı görüşte olmayan çalışanlarını işten çıkararak mı sağlayacaktır? Alev Şahin ne “suç” işlemiştir? Düşüncelerinden dolayı bir çalışanını gerekçesiz olarak işten atan bir yönetim, tam da iktidarını bir yönetim oligarşisine dönüştürmüş değil midir?

Sözde Demokratik Kitle Örgütü olma iddiası içerisinde olan Mimarlar Odası Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışının kendi bünyesinde demokrasiyi algılayamadığı, demokratik bir işleyişe ne kadar yabancı olduğu bu karar ile birlikte net bir biçimde ortaya çıkmıştır.

- Çözümsüz kaldığı her noktada, yönetimsel başarısızlıklarını ört-bas etmek için çalışanlarını istifaya zorlayan,

- Herkese ‘eşit uzaklıkta ve tarafsız olduğunu söyleyen, buna rağmen kuyruk siyaseti güden,

- Mimar personelini işten çıkartmaktaki gerekçesini kendisine bile açıklayamayan, hatta bu karar arkadaşımıza açıklanırken köşe kapmaca oynayarak göz göze gelmekten bile kaçınan,

- Devrimci, demokrat bir üyesini ve hatta delegesini, tamamen siyasi bir kararla, işten çıkartmaya kadar giden etkin yönetim anlayışını Demokrasiye Davet Ediyoruz.

Bizler, İvme Dergisi olarak, Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin bu emek düşmanı yaklaşımını kınıyoruz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, bu anlayışı mahkum edene dek mücadelemizi sürdüreceğimizi, bulunduğumuz her platformda bu düşmanca tavrın hesabını soracağımızı buradan tüm kamuoyuna duyuruyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ

Açıklama No:12 Alev Şahin ve tüm haksız yere tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır


AKP iktidarının göstermelik demokratlığının ve hukuk savunuculuğunun bir kez daha ortaya çıktığı günler yaşıyoruz. Türban söz konusu olduğunda mağdur rolü oynayarak demokrasi havarisi kesilen, din ve vicdan özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden bahseden AKP, muhalif tüm kişi ve kurumlara karşı ise baskı ve sindirmeyi temel yöntem olarak kullanmaktadır. AKP’nin özgürlüğü türbanla sınırlıdır. AKP’nin demokrasisi kendisine verilecek oylarla sınırlıdır. Kimilerinin görmek ve göstermek istediği gibi AKP değişmemiştir, tersine her zamanki takiye yöntemlerini kullanarak iktidarını devam ettirmeye çalışmaktadır.

Diğer taraftan AKP’nin siyasal rant amaçlı kullandığı türbana karşı oluşturulan laik cephenin durumu da farklı değildir. Onlar da laikliği rant amaçlı kullanmakta, suni gündemler oluşturarak suni bir saflaşma yaratmaktadırlar. Ne gerici AKP’nin ne de statükocu laikçilerin amaçları arasında halkın sorunlarının çözümü yoktur. Tersine halkın taleplerine karşı iki kesim de bir olmakta, hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında hatta baskı ve zulüm politikalarında birlikte davranmaktadırlar. İki kesim de emperyalizmin talan politikalarını savunmaktadır. İki kesim de sömürünün memleketin en ücra köşesine kadar yaygınlaştırılmasının, halkın açlığa, yoksulluğa ve işsizliğe mahkum edilmesinin sorumlusudurlar.

Bugün ülkemizde;

Enerji dağıtımı özelleştiriyor, nükleer santraller için ihaleler açılmakta, ülkemizin kendi kaynakları dururken alım garantili doğalgaz anlaşmalarıyla ülkemizin gelirleri dışa akıtılmaktadır.

Halkın beslenmesi genetiğiyle oynanmış gıdalar üreten uluslararası tekellere emanet edilmektedir.

Tarımsal alanda kendi kendine yetebilecek olan ülkemiz emperyalist tarım politikalarıyla dışa bağımlı kılınmakta, kırsal kesimde yaşayan insanlar yoksulluğa mahkum edilmektedir.

Orman arazileri satılmakta, madenlerimiz, yeraltı kaynaklarımız satılmakta, akarsular bile özelleştirilmekte, su parası olanın kullanabileceği bir metaya dönüştürülmektedir.

Kentsel dönüşüm projeleriyle insanlarımız evsiz bırakılmakta, boşaltılan büyük araziler tekellere paşkeş çekilmektedir.

Hizmet alanları uluslararası sözleşmeler uyarınca uluslararası tekellerin sömürüsüne açılmakta, meslek alanlarında buna uygun bir dönüşüm gerçekleştirilmektedir.

Kısacası tüm varlığımız çokuluslu şirketlerin emrine sunulmaktadır.

Bu koşullarda halkın bu saldırılar karşısında susması beklenemez. Bunun ise iktidar gözünde karşılığı baskıdır, zulmüdür, işkencedir.

Sokak ortasında dergi sattığı için kurşunlanarak sakat bırakılanlar, gözaltında işkence görenler, yürüyüşlerde kurşunlananlar, 1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşananlar, basılan demokratik kurumlar, uydurma gerekçelerle tutuklananlar son dönemde yaşanan “demokratikleşme” örneklerinin birkaçıdır.

Yayın Kurulu üyemiz, mimar Alev Şahin de iktidarın demokratlığından nasibini alanlardan biridir. Alev Şahin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde emekçi kadınların hakları için yürümüş ve bu eylemi suç sayılarak gece evine yapılan baskınla 24 Mart tarihinde gözaltına alınarak uzun bir gözaltı sürecinden sonra tutuklanmıştır. Saldırılar bununla da sınırlı kalmamış, cezaevi girişinde yayın kurulu üyemize saldırıda bulunulmuştur.

Alev Şahin halkının sorunlarına duyarlı, emperyalizme ve onun taşeronu iktidara karşı halkı bilinçlendirmeye çalışan, bu ülke topraklarının aydınıdır. Alev Şahin hak ve özgürlük mücadelesi veren devrimci bir mimardır. Tutuklanmasının sebebi de şu ya da bu değil, yalnızca düşünceleri ve mücadelesidir.

Ülkemizin hapishaneleri Alev Şahinlerle doludur. Hapishanelerin yarısından fazlasını henüz hüküm giymemiş tutuklular oluşturmaktadır. Yalnızca bu bile nasıl bir ülkede yaşadığımızın kanıtıdır. En temel hukuksal ifadedir: “Kişi suçu ispatlanana kadar masumdur.” Alev’in bir suçu yoktur. Bir suç iddiası varsa bile, yine de Alev Şahin’in tutuklanması gerekli değildir. Zira tutuklamanın yasal gerekçesi “delil karartma ihtimali” veya “kaçmak”tır. Oysa ortada karartılacak bir delil bulunmamaktadır. Diğer taraftan Alev Şahin, Mimarlar Odası Ankara Şubesi sekreter yardımcısıdır, ev ve iş adresi bellidir. Dolayısıyla bu koşullarda gerçekleştirilen tutuklamanın hiçbir mantıklı açıklaması yoktur.

Yalnızca son altı ay içerisinde Ankara’da, Adana’da, Sivas’ta onlarca kişi ironik gerekçelerle tutuklanmıştır. Bu gerekçeler arasında mitinge katılmaktan döviz taşımaya, mezar ziyaretine gitmekten Mahir Çayan’ın kitabını okumaya, internet sitesine girmekten karikatür sergisi yapmaya kadar ilginç gerekçeler bulunmaktadır.

İktidar “ben istediğimi yaparım, ülkeyi de satarım” derken kimsenin sesinin çıkarmamasını istemektedir. Halktan, verilenle yetinen, kaderine razı olan tebaa olması beklenmektedir.

Yıllarca AB’nin direktifleriyle, demokratikleşme paketleriyle halkın taleplerinin çözüleceği havasını yaratanlar ülkemizin bugünkü tablosuna dikkatle bakmalıdır. Alev Şahin’in tutuklanması bile tek başına bu pembe tabloları yerle bir etmektedir. Soruyoruz: Bu ülkede demokrasi var mıdır? Bu soruya olumlu yanıt vermek mümkün değildir. Bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğü var mıdır? Bu sorunun da yanıtı “hayır”dır.

İnsanlara bu ülkede sesini çıkaran herkes, bu kişi mimar-mühendis bile olsa, tutuklanabilir demek istenmektedir. Yapılmak istenen, kısaca, gözdağı vermektir.

Bu koşullarda özgürlük talepleri herkesin birlikte vereceği mücadelelerle kazanılacaktır. Bu noktada Alev’e sahip çıkmak kendimize, haklarımıza sahip çıkmakla eşanlamlıdır. Şu anda “hepimiz Aleviz” diyebilmek, “biz de 8 Mart’ta Alev’le birlikteydik” diyebilmek çok önemlidir.

İktidar halka dönük baskı ve saldırı politikalarına son vermelidir. Düşünce ve ifade özgürlüğü en temel haklardandır. Düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır. Alev Şahin ve tüm haksız yere tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

Açıklama No:11 Yayın Kurulu Üyemiz Mimar Alev ŞAHİN 8 Mart Kadın Yürüşüne Katıldığı İçin Ankara'da Tutuklandı...


“Dergimizin Yayın Kurulu üyesi ve TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Sekreter Yardımcısı Mimar ALEV ŞAHİN, 8 Mart 2008 tarihinde Ankara’da yapılan Kadın Mitingine katılmış olması gerekçe gösterilerek 24 Mart 2008 tarihinde gözaltına alınmış ve ardından hiçbir somut delile dayanmadan 28 Mart 2008 tarihinde tutuklanarak cezaevine konmuştur.”

AKP iktidarı eliyle, ABD ve AB emperyalizminin sömürüsüne terk edilen ülkemizde, emperyalist tekellerin direktifleriyle, emekçi ve yoksul halkımızın sahip olduğu sosyal güvenlik kırıntılarının da SSGSS yasalarıyla geri alınmaya çalışıldığı bir süreçten geçmekteyiz. Siyasal iktidar her gün en temel hak ve özgürlüklerimizi yok edecek yeni bir projeyle ortaya çıkmakta, her geçen gün baskı ve sömürüyü arttırmaktadır. Kendini, aleyhine açılan kapatma davasının mağduru gibi göstererek, AB patenli yasa taslaklarını “demokratikleşme” gibi yutturmaya çalışan AKP iktidarı, diğer yandan demokratik hak ve talepler karşında gerici yüzünü sergilemekten kaçınmamaktadır.

Baskıya ve sömürüye direnenler, bağımsızlık ve demokrasi için mücadelede kararlı tutumlarını örgütlü mücadeleyle ortaya koyanlar ise sindirilmeye çalışılmaktadır. AB süreci ve demokratikleşme maskelemesiyle, devrimciler, demokratlar, yurtseverler üzerindeki baskı her geçen gün arttırılmaktadır.

Siyasal iktidarın hedefi açıktır. Baskıya ve sömürüye karşı çıkan ve bu amaçla örgütlü ve kararlı tutum sergileyen her kişi ve grup, siyasal iktidarın hedefi olmaktadır. En küçük hak talebinde bulunmak, bunun için mücadele etmek ülkemizde suç kavramı haline getirilmiş durumdadır. AKP iktidarı topluma iki seçenek sunmaktadır. Ya boyun eğeceksiniz, ya da her tülü kovuşturmanın hedefi olacaksınız.

Ülkemizde artık…

İş kazalarında ölenlerin, iş güvenliği talebi suç sayılmaktadır…
Sosyal güvence isteyenlerin talebi suç sayılmaktadır…
Barınma hakkı isteyenlerin talebi suç sayılmaktadır…
Eşit ve parasız eğitim hakkı isteyenlerin talebi suç sayılmaktadır…

Aklınıza gelebilecek her türlü hak talebi artık ülkemizde suç kavramıyla özdeşleştirilmiş durumdadır.

Yayın Kurulu üyemiz Mimar Alev Şahin de, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde emekçi kadınların hakları için yürümüş ve bu eylemi suç sayılarak gece evine yapılan baskınla 24 Mart tarihinde gözaltına alınarak, uzun bir gözaltı süresinden sonra da tutuklanmıştır. Alev Şahin halen ne ile suçlandığı bilinmeden ve bir iddianameye dayanmadan özgürlüğünden yoksun bırakılarak cezaevinde tutulmaktadır.

Yayın Kurulu Üyemiz Alev Şahin’in tutuklanması tümüyle hukuk dışıdır. Alev Şahin, Siyasal İktidarın baskı ve yıldırma politikalarının bir yansıması olarak cezaevinde tutulmaktadır.

Alev Şahin aynı zamanda Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin bir üyesi ve çalışanıdır. Şube Sekreter Yardımcısı olan arkadaşımızın iş ve ev adresi bellidir. Bu açıdan bakıldığında arkadaşımızın tutuklanması, hukuk dışı olduğu kadar aynı zamanda mantık dışıdır.

Yayın Kurulu Üyemiz Mimar Alev Şahin’in hukuk dışı bir uygulama ile tutuklanmasını kınıyor ve derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

Açıklama No:10 Yayın Kurulu Üyemiz Alev Şahin ve 8 Mart'a Katıldığı İçin Gözaltına Alınanlar Serbest Bırakılmalıdır


Mimarlar Odası Ankara Şubesi Sekreter yardımcısı ve + İvme Dergisi yayın kurulu üyesi Alev Şahin 25.03.2008 günü sabaha karşı evinden Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından gözaltına alınmıştır.

Gözaltına alınma gerekçesi ise, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine katılmak. Bilindiği gibi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ülkenin birçok yerinde kutlandı, mitingler düzenlendi. Ankara’da yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen yasal mitinge katılan yayın kurulu üyemiz Alev Şahin iş ve ikametgah adresi biliniyor olmasına ve basit bir davetiyeyle ifadesine başvurulabilecek olmasına karşın, sabaha karşı onlarca polis tarafından evi basılarak gözaltına alınmıştır.

Yapılan anti-demokratik uygulamaların amacının toplumsal muhalefeti bastırmak, hak arama mücadelesini gerileterek egemenlerin keyfi tutum ve davranışlarının önünü açmak olduğu çok açık bir şekilde ortadadır. Bu sebeplerden ötürü yaşanan bu olaylara kayıtsız kalmayacağımızı bildirir ve haklar ve özgürlükler mücadelesini yükselten dostlarımıza sahip çıkacağımızı belirtiriz.

Yayın kurulu üyemiz ve aynı sebepten gözaltında bulunanlar derhal serbest bırakılmalı ve bu anti-demokratik uygulamaya bir an önce son verilmelidir.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada Artı İVME

30 Kasım 2008 Pazar

Ankara'daki Krize Karşı Mitingte İvme, Disiplini ve Kırmızı Baretleri ile Dikkat Çekti


KESK ve DİSK'in çağrısıyla Türkiye'nin dört bir yanında gelen çok çeşitli kesimden 50bini aşkın emekçi, "İşsizliğe, Yoksulluğa ve Zamlara Karşı Emek, Barış ve Demokrasi" mitinginde Ankara'da Sıhhiye Meydanı'nda bir araya geldi. Katılımın çok yoğun olduğu mitingte saat 10.30'dan itibaren Hipodrom'dan yürümeye başlayan kitle saat 14.30'da Sıhhiye Meydanına ancak girebildiler. Alanın kalabalığı almaması üzerine kitlenin bir kısmı Abdi İpekçi Parkı'na ve Köprülü Kavşak'a geçmek zorunda kaldı.

Miting başladığında hala alana girebilmek için bekleyen kortejler vardı. Miting başladıktan sonra bir an önce alana girmek isteyen grupları polisin keyfi biçimde geciktirmesi ve arama noktasında ölçüsüz bir şiddet kullanması nedeniyle bir süre arbede yaşandı. Polisin gaz bombası ve cop kullandığı saldırısı sonucunda halktan yaralananlar oldu.
Her şeye rağmen miting alanında onbinlerce kişi, coşku ve kararlılıkla krizin bedelini ödemeyeceklerini haykırdı. Çok sayıda siyasi parti ve kurum temsilcisinin de destek verdiği mitinge, destekleyen kurumlar adına, TTB Başkanı Gencay Gürsoy ve TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı birer selamlama konuşması yaptılar.

Bu konuşmaların ardından Önce DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, ardından da KESK Genel Başkanı Sami Evren mitingin ana konuşmalarını yaptılar. Büyük bir coşku ve ilgi ile dinlenen konuşmalara sık sık sloganlarla kesildi. Konuşmalarda, AKP Hükümetinin krize karşı biran önce emek ve demokrasi programnı hayata geçirmesi istendi.

Konuşmaların ardından Grup KYBELE, Moğollardan Taner Öngür ve Grup Bandista kısa birer müzik dinletisi yaparak kalabalığı coşturdu.

İvme Korteji Disiplini ve Kırmızı Baretleriyle Dikkat Çekti

İvme Dergisi
de mitinge "Mühendisiz, Mimarız, Emekçiyiz Krizin Bedelin Ödemeyeceğiz" ve "TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimini Emek Düşmanlığından Vaz Geçmeye Çağırıyoruz" yazılı pankartlarıyla katıldı.

İvme kortejinde sık sık "Semayenin Krizini Sermaye Ödesin, "Tekeller Halka Hesap Verecek", "AKP Halka Hesap Verecek", "Mühendisiz, Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "Direne Direne Kazanacağız", sloganları atılırken, mimar Alev Şahin'in düşüncelerinden dolayı Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından işten çıkarılması da sloganlarla protesto edildi.

"Yoksulluk İşsizlik Kader Değildir", "Sermaye Krizinin Bedelini, Sermaye Ödesin", "Kriz Sömürüye Bahane Olmasın", "Zamlar Geri Çekilsin", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "Gücümüz Örgütlülüğümüzdür", "Mühendisler Mimarlar Örgütleniyor", "Mühendisiz Mimarız, Emekten Halktan Yanayız", "Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nde Baskıya Son", "Demokrat Görünme, Demokrat Ol", "Politik İnsana Her Yerden Baskı Var", "Oda Çalışanlarının Hakları Engellemez", "Mimarlar Odası Ankara Şubesi Şirket Değildir", dövizlerinin taşındığı kortej kırmızı baretleri ve disiplini ile dikkat çekti.

TMMOB etkin yönetim anlayışının mitinge destek kararını çok geç alması ve katılımı arttırmaya dönük yeterli çaba içinde bulunmaması, TMMOB kitlesine de yansımıştı. TMMOB kortejinde yaklaşık 250 kişi bulunurken, çeşitli branşlardan mühendis, mimar ve öğrencinin yer aldığı İvme korteji 160 kişilik katılımı ile alanda yerini aldı.

27 Kasım 2008 Perşembe

İstanbul İvme, Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetimini Zorlu Hava ve Ulaşım Koşullarına Rağmen Taksim'de 90 Kişiyle Protesto Etti


27 Kasım 2008 Perşembe günü 13.00'te Taksim tramvay durağında bir araya gelen İvme Dergisi yayın kurulu üyeleri ve okurları, mimar Alev Şahin’in düşüncelerinden dolayı Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetimi tarafından işten çıkarılmasını protesto edildi.
Çetin hava ve ulaşım koşullarına rağmen, çeşitli branşlardan mühendis, mimar ve öğrencilerden oluşan yaklaşık 90 kişilik bir kitle "TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimini Emek Düşmanlığından Vazgeçmeye Çağırıyoruz" pankartı arkasında bir araya geldi. Eylemde Alev Şahin’in yalnız olmadığı kamuoyuna duyurulurken, “Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız”, “Alev Şahin Yalnız Değildir”, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz” “Baskılar Bizi Yıldıramaz” “Demokrat Görünme, Demokrat Ol” sloganlarıyla Mimarlar Odası Ankara Şubesi teşhir edildi.
İvme Dergisi Yayın Kurulu üyesi Gülcan Kırca’nın okuduğu açıklamada “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak 3 ay süreyle cezaevinde kalan mimar Alev Şahin, tahliyesinin ardından Mimarlar Odası Ankara Şubesi’ndeki sekreter yardımcılığı görevine geri dönmüştür. Arkadaşımız işine döndükten sonra hayat görüşüne, yaşam tarzına ve mücadele anlayışına karşı bir ‘öteki’leştirme içerisinde yaklaşıldığını fark etmiştir.” denilerek şube yönetimi tararfından önce mobbing uygulanarak Alev Şahin’in istifaya zorlandığı sonrasında ise sebep gösterilmeksizin işten çıkarıldığı ifade edildi.
Açıklamada "Mimarlar Odası Ankara Şubesi Şirket Değildir", "Oda Çalışanlarının Hakları Engellenemez", Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nde Baskıya Son", "Politik İnsana Her Yerden Baskı Var" ve "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" yazılı dövizler ve İvme Dergisi okurlarının taktıkları kırmızı baretler dikkat çekti. Açıklama, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetiminin emek düşmanlığından vazgeçmeye çağrılması ile son buldu.

Kocaeli'de Mimarlar Odası Ankara Şubesi Protesto Edildi


Kocaeli İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri ve okurları, mimar Alev Şahin'in Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimi tarafından işten atılmasını 26 Kasım 2008 günü Saat: 12.45'te Kocaeli İnsan Hakları Anıtı Önünde protesto etti.
31 Ekim 2008 günü hiçbir yazılı gerekçede bulunmayan İvme Dergisi Yayın Kurulu Üyesi olması nedeniyle mimar Alev Şahin İşten çıkarılmıştı. Emek düşmanlığı yapan Mimarlar Odası Ankara Şube yönetimi, Kocaeli İvme okurları, yayın kurulu üyeleri, çeşitli DKÖ ve partilerin desteğiyle düzenlenen ve 55 kişinin katıldığı bir basın açıklamasıyla protesto edildi.
Açıklamayı okuyan İvme Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Özkan EROĞLU, şube yönetiminin emek düşmanı tavrını eleştirerek yönetimin göreve seçilirken vaad ettiği "örgüt içi demokrasi" ilkesini hiçe sayarak tam bir yönetim oligarşisi yarattığını ve bunun sonucunda da düşünceleri nedeniyle devrimci bir mimar olan Alev şahin'i antidemokratik bir tutumla işten çıkardığına değini. Açıklamada Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin bu tavrının her platformada gündeme getirileceği ve hesabının sorulacağı belirtilerek, Teoman Öztürk şahsında somutlanan TMMOB'deki devrimci mühendislik mimarlık geleneğinin sürdürüleceği vurgulandı.

"Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" sloganlarının atıldığı basın açıklaması alkışlarla son buldu.

14 Kasım 2008 Cuma

İvme Dergisi, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimininin Emek Düşmanlığını, Şube Önünde 120 Kişi ile Protesto Etti


İvme Dergisi, 14 Kasım 2008 günü Mimarlar Odası Ankara Şubesi önünde bir araya gelerek Şube Yönetimi'ni emek düşmanlığından vazgeçmeye çağırdı ve Mimar Alev Şahin’in işten atılmasını protesto etti.

Eylemde İvme Dergisi tarafından “Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimini Protesto Ediyoruz!” yazılı bir pankart açılırken “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Anti-Demokratik Uygulamalara Son, Örgüt İçi Demokrasi İstiyoruz” yazan dövizler taşındı. Açıklamada sık sık “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz' sloganları atıldı.

Ayrıca, Dergi okurları açıklamadan önce Yüksel Caddesi'nde basın açıklamasına çağrı amaçlı bildiri dağıtımı gerçekleştirdi. Çeşitli demokratik kitle örgütlerinin aydın-sanatçıların ve oda çalışanlarının da destek verdiği basın açıklamasına yaklaşık 120 kişi katıldı.

Açıklama No 19: TMMOB MİMARLAR ODASI ANKARA ŞUBESİ YÖNETİMİNİ EMEK DÜŞMANLIĞINDAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ


Mimarlar Odası Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışı, yönetimsel çelişkileri arttıkça, çözümü muhaliflerini istifaya zorlamakta, istifa etmezlerse işten atmakta buluyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliklerine katıldığı gerekçesiyle tutuklanarak 3 ay süreyle cezaevinde kalan mimar Alev Şahin, tahliyesinin ardından Mimarlar Odası Ankara Şubesi’ndeki sekreter yardımcılığı görevine geri dönmüştür. Arkadaşımız işine döndükten sonra hayat görüşüne, yaşam tarzına ve mücadele anlayışına karşı bir ‘öteki’leştirme içerisinde yaklaşıldığını fark etmiştir. Şube yönetimi, önce yoğun bir iş yükü altında boğarak yıldırmaya çalışmış, bu yöntemle sonuç alamayınca 31 Ekim 2008 tarihinde kendisine hiçbir gerekçe göstermeden, ‘yönetim kurulu olarak istifanı uygun bulduk’ diyerek işten çıkartmıştır.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin, arkadaşımızın işten çıkartılma süresinde göstermiş olduğu ‘ya bizdensin ya onlardan’ yaklaşımı, demokrasi söylemlerinin sahteliğini açıkça ortaya koymuştur. Alev Şahin, İvme Dergisi’nin yayın kurulu üyesi olduğu için işten çıkartılmıştır. Nitekim yazılı olarak verilmeyen bu gerekçe görüşmelerde Şahin’e açıkça ifade edilmiştir. Hatta Sekreter Üye, yaptığı ilk görüşme sırasında ‘biz senin İvmeci olduğunu baştan beri biliyorduk’ gibi karşılığı olmayan polisiye söylemlere bile başvurmuştur.

İstifaya zorlanan arkadaşımız, kesin bir tavırla istifa etmeyeceğini önceki iki görüşmede açıkça ifade etmesine rağmen, yönetim adına bir kez daha görüşen Şube Başkanı, ‘uygun bulunan’ durumu kendisine aktarmıştır. Şahin ise her defasında, yukardan aşağıya alınmış bu siyasi kararın karşısında duracağını belirtmiştir.

Egemen sınıflar halkın en temel hak ve özgürlük taleplerinin karşısına polis copu, biber gazı, işkenceler ve f-tipleriyle çıkmakta; baskıya ve sömürüye direnip bağımsızlık ve demokrasi için mücadelede kararlı tutumlarını örgütlü mücadeleyle ortaya koyanları sindirmeye çalışmaktadır. Mimarlar Odası Ankara Şubesi de aynı tavrı göstererek, kendi üyesi ve çalışanını odada siyasi kimliğiyle var olduğu için işten çıkartmaktadır.

Ülkemizin bağımsızlık ve demokrasi tarihinde onurlu bir yeri olan, bugün sahip olduğu meşruiyeti geçmişte ödediği bedellerle kazanan TMMOB’ye bağlı bir odanın, hele ki geçmişte TMMOB’de devrimci-demokrat bir kırılmayı yaratan Teoman Öztürk’ ün de içinden geldiği bir odanın egemenler ile aynı bakış açısına sahip olması kabul edilemez.

Kendisini ‘Demokrasi İçin Mimarlar’ olarak tanıtan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetimi, 40. Dönem Çalışma Programı’nda “İktidarını, … örgüt içi bir “yönetim oligarşi” sine dönüştüren anlayışlara karşı, oda içi demokrasinin yeniden inşasında aktif mücadele” edeceğini söylemektedir. Soruyoruz öyleyse; oda içi demokrasiyi kendisiyle aynı görüşte olmayan çalışanlarını işten çıkararak mı sağlayacaktır? Alev Şahin ne “suç” işlemiştir? Düşüncelerinden dolayı bir çalışanını gerekçesiz olarak işten atan bir yönetim, tam da iktidarını bir yönetim oligarşisine dönüştürmüş değil midir?

Sözde Demokratik Kitle Örgütü olma iddiası içerisinde olan Mimarlar Odası Ankara Şubesi etkin yönetim anlayışının kendi bünyesinde demokrasiyi algılayamadığı, demokratik bir işleyişe ne kadar yabancı olduğu bu karar ile birlikte net bir biçimde ortaya çıkmıştır.

- Çözümsüz kaldığı her noktada, yönetimsel başarısızlıklarını ört-bas etmek için çalışanlarını istifaya zorlayan,

- Herkese ‘eşit uzaklıkta ve tarafsız olduğunu söyleyen, buna rağmen kuyruk siyaseti güden,

- Mimar personelini işten çıkartmaktaki gerekçesini kendisine bile açıklayamayan, hatta bu karar arkadaşımıza açıklanırken köşe kapmaca oynayarak göz göze gelmekten bile kaçınan,

- Devrimci, demokrat bir üyesini ve hatta delegesini, tamamen siyasi bir kararla, işten çıkartmaya kadar giden etkin yönetim anlayışını Demokrasiye Davet Ediyoruz.

Bizler, İvme Dergisi olarak, Mimarlar Odası Ankara Şubesi yönetiminin bu emek düşmanı yaklaşımını kınıyoruz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, bu anlayışı mahkum edene dek mücadelemizi sürdüreceğimizi, bulunduğumuz her platformda bu düşmanca tavrın hesabını soracağımızı buradan tüm kamuoyuna duyuruyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ