devrimci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devrimci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2010 Pazartesi

İvme, Edirne'deki Linçlere Karşı Başlatılan Oturma Eylemine Destek Verdi



27 Aralık 2009 günü Edirne kent Meydanındaki PTT önünde basın açıklması yapan Halk Cephesi üyelerine sivil faşitler tarafından linç girişiminde bulunulmuştu. Bu linç girişimleri güvenlik güçlerinin gözleri önünde gerçekleştirilirken hiçbir müdahalede bulunulmamış linç girişimine göz yumulmuştu.

Linç saldırısının ardında polis devrimcileri "kurtarma" adına zorla arabalara bindirmişi ve gözaltına almış, gözaltında devrimcilere işkence etmişti. Ne savcılık tarafından ne de polis tarafından linç girişimi yapanlara dönük herhangi bir yaptırımda bulunulmazken, gözaltına alınan 8 devrimciden 2'si tutuklanmıştı.

Edirne'deki linç saldırılarısı ve tutuklamalara karşı basın açıklaması yapmak üzere İstanbul'dan Edirne'ye hareket eden 200 civarındaki devrimci ise Edrine gişelerde durdurulmuş ve polis ve sivil faşistler elbirliğiyle linç girişimi sürdürülmüştü. Bu saldırıları protesto için çeşitli illerde oturma eylemi başlatılmıştı.

9 Ocak Cumartesi günü İvme Dergisi üyeleri linç saldırılarına karşı Taksim Galatasaray Lisesi önündeki oturma eylemini ziyaret etti. İncirlik Üssü'nin kapatılması talepli başlatılan imza kampanyasına destek verildi. Saldırıya uğrayan arkadaşların yanında olduğumuz ifade edildi.

İvme, Güler Zere'yi Ziyaret Etti




Aylardır süren mücadele ve Güler Zere'nin hastalığının ilerlemesi sonucunda Güler Zere 6 Kasım 2009 Cuma günü Cumhurbaşkanı'nın 104. madde kapsamında yetkisini kullanmasıyla tahliye edilmişti. Kanser hastası, devrimci tutsak Güler Zere'yi artık tanımayan yok. Güler Zere tecrite karşı verilen mücadelenin sembollerinden biri oldu.

Türkiye solunun pek de başarılı olmayan ortak mücadele sürecine olumlu bir halka eklendi Güler Zereye şahsında somutlanan "Hasta tutsaklara Özgürlük" kampanyasıyla. Herkese mücadele edilerek ancak kazanılabileceğini bir kez daha gösterdi Güler Zere eylemleri. Verilen mücadeleler sonucunda Güler'in tahliye edilmesi önemli bir kazanımdı ve tüm demokratik kamuoyuna moral verdi.

2 Ocak Cumartesi günü İvme Dergisi olarak Güler Zere'yi, tedavi altında olduğu Küçük Armutlu'daki evinde ziyeret ettik. Hapishane koşuları, tutsaklık dönemi, verilen mücadele üzerine uzun ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Güler Zere'nin durumunda önemli ilerlemeler gözlemledik. Morali yüksek olan Güler Zere dostlarının desteği ile kansere karşı mücadelesini de kararlılıkla sürdürüyor. Tüm devrimci demokrat kamuoyunu Güler Zere'ye destek ziyaretine bekliyoruz.

6 Kasım 2009 Cuma

İvme-Genç: Mühendislik, Mimarlık Öğrencisi Arkadaşlarımızın Yanındayız

TMMOB GENÇ ÜYESİ ARKADAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ

24 Mayıs 2009 tarihinde, ikisi Makina Mühendisleri Odası öğrenci üyesi, biri Jeoloji Mühendisleri Odası öğrenci üyesi olan 5 kişi, katıldıkları demokratik eylem ve etkinlikler bahane edilerek tutuklanmıştır. Tutuklanma sebepleri ODTÜ’de geleneksel hale gelen, her yıl yüzlerce öğrenciyle birlikte stadyuma mumlarla ‘DEVRİM’ yazılan yürüyüşe katılmaları, KESK ve DİSK tarafından düzenlenen emek, barış ve demokrasi mitinginde bulunmaları, YÖK’ü protesto etmeleri, eşit, bilimsel, parasız, anadilde eğitim istemeleridir. ODTÜ yemekhanesinde öğrencilerin gizlice fotoğraflarını çeken JİTEM elemanının yakalanıp teşhir edilmesinden hemen sonra yapılan operasyonla tutuklanan arkadaşlarımızın duruşması 6 Kasım’dadır.

Bugün üniversitelerde devrimci-demokrat gençlik, eğitimin piyasalaştırılmasına; halkın sorunlarından kopuk, bireyci, bencil, çıkarcı, apolitik bir gençlik yaratma çabasındaki YÖK’ün politikalarına; soruşturmalara, polisin, jandarmanın, sivil faşistlerin saldırılarına karşı mücadele etmektedir. Düzene karşı verdikleri mücadelenin bedellerini de üniversitelerden atılarak, tutuklanarak ödemektedirler. 24 Mayıs’ta yaşanan tutuklama terörü de bu söylediklerimize sadece bir örnektir. TMMOB’nin mühendislik mimarlık öğrenci çalışmasında birçok eylem ve etkinlikte bir araya geldiğimiz arkadaşlarımız herhangi bir somut nedene dayanmadan tutuklanmışlardır.

Yaşanan bu tutuklama terörüne karşı Mühendislik, Mimarlık Öğrencileri bir basın açıklaması yapmış, arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istemiştir. Ancak öğrenci üyelerinin bütün çabalarına rağmen TMMOB, tutuklananlara sahip çıkmamış ve öğrenci üyelerini yalnız bırakmıştır. TMMOB’nin bugün sahiplendiğini söylediği mücadele geleneği, devrimci-demokrat üniversite gençliğinin mücadeleci ruhunun ve dinamizminin sonucudur. Çünkü devrimci mücadelenin yükseldiği, faşist odakların halkın mücadelesini baskı ve zulüm yöntemleriyle bastırmaya çalıştığı dönemlerde TMMOB, gelecekte üyesi olacak öğrencilerin mücadelesini sahiplenmiştir. Bu nedenle bugün de TMMOB’nin yapması gereken devrimci demokrat üyelerini aynı kararlılıkla sahiplenmektir.

İvme-Genç olarak genel kurullarda birlikte söz istediğimiz, Sinop’ta nükleer santrallere, Ankara’da kentsel dönüşüme karşı birlikte mücadele verdiğimiz, yetkin mühendisliğe karşı üniversitelerde birlikte çalışma yaptığımız, Teoman Öztürk anmalarına birlikte katıldığımız arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyor, yakın bir gelecekte üyesi olacağımız TMMOB’nin de haklı mücadelemizde yanımızda olmasını bekliyoruz.

İvme-Genç

Duruşma tarihi ve zamanı: 6 Kasım 10:00 Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi

30 Ekim 2009 Cuma

Güler Zere İçin Açlık Grevi Başladı

24 Ekim 2009 Cumartesi günü İstanbul Okmeydanı Sibel Yalçın Parkı'nda Tecrite Karşı Mücadele Platformu bileşenleri 3 günlük açlık grevine başladıklarını duyurdu. İvme Dergisi adına bir Yayın Kurulu üyemiz de destek amacıyla 3 günlük açlık grevine başladı.

Parkın girişine "Güler Zere ve Hasta Tutsaklar İçin 3 Günlük Açlık Grevindeyiz" yazan bir pankart asan Platform üyeleri girişte duvara bir Güler Zere maketi yerleştirdiler.

"Keyfiyete Son Verin Güler Zere'yi Serbest Bırakın" yazan bir pankart açılan eylemde; "AKP Bürokrasisi Güler Zere'yi Ölüme Terkediyor, Dr. Melek Erkişi Güler Zere'nin Ölüme Terkedilmesinden Sorumludur" yazan dövizler taşındı.

Platform adına basına bir açıklama yapan TAYAD Başkanı Av. Behiç Aşcı; "100 günü geçen zaman içinde insanı hasta eden bürokrasiyi bile işletmemişler, bu konuda özel bir irade ortaya koyarak yazışmaları dahi yapmamışlar, sorulduğunda ise bunu saklamışlardır. Bunu yapmış olsalardı bile herhangi bir engelin bulunmadığı gerçeğiyle yüz yüze geleceklerdi" dedi.

"Güler Zere'ye Özgürlük, Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın, Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur" sloganlarının atıldığı eylemden sonra parka kurulan çadırların altına geçilerek açlık grevine başlandı.

Eyleme destek vermek için gelen Grup Yorum üyeleri; "Bu direnişte beraberiz, burada türkülerimizi Güler Zere için söyleyelim" diyerek bir dinleti verdiler.

29 Ekim 2009 Perşembe

Açıklama No.32: TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı TMMOB Danışma Kurulu'nu İptal Etti.

ivme

Dergimize kürsüden hakaret eden Oda yöneticilerine cevap verme hakkımızı, demokratik kuralları işleterek kullandırtmak yerine

TMMOB BAŞKANI MEHMET SOĞANCI
TMMOB DANIŞMA KURULUNU İPTAL ETTİ

TMMOB yapısında danışma kurulları 70’li yıllarda kurulmaya başlanmış ve TMMOB ve odaların demokratik işleyişinin temelini oluşturmuştur. 12 Eylül sonrasında, darbe günlerinde bir gizli örgüt muamelesi görmemek için, danışma kurullarının tüzüksel olarak da tanımlanması zorunlu duruma gelmiştir. Tüzüksel yazımda, “demokrat üye” tanımı da yapılamadığından resmi bir üye tarifi yapılmıştır.

Mevcut etkin yönetim anlayışı TMMOB’yi ele geçirinceye kadar tüm TMMOB üyelerinin katılımına açık olan TMMOB Danışma Kurulu toplantılarında üyelerin konuşması esas alınmıştır. Çünkü temsili demokrasi üzerine kurulmuş TMMOB yapısında, üye görüş, öneri ve eleştirilerinin alınacağı başka bir mekanizma bulunmadığından, TMMOB yönetimine üye katılımının temel mekanizmasını, TMMOB Danışma Kurulu oluşturmuştur. TMMOB Danışma Kurulu bu demokratik işleyişiyle, örgüt içi demokratik işleyişin de güvencesi olarak görülmüştür.
Daha sonraki yıllarda, 70’li yıllarda oluşturulan yönetim anlayışını terk etmeye başlayan TMMOB yöneticileri TMMOB’yi, yasasında tanımlandığı ve sistemin istediği şekilde yeniden sistemin bürokratik bir kurumuna dönüştürmeye başlamış ve TMMOB Danışma Kurulu da üye katılımına kapatılmıştır.

“Hiyerarşiye” dayanan yeni bir “demokrasi” tarifi yapan mevcut TMMOB yönetimi, 4 Nisan 2009’da yapılan Danışma Kurulu toplantısında da aynı yöntemi kullanarak, birim yöneticilerine taşıdıkları unvanın önem sırasına göre söz vermiş, yönetim kurulu yedek üyelerini Danışma Kurulu üyesi saymamış, söz isteyen TMMOB üyelerine ise toplantı sonunda söz vererek göstermelik bir demokrasi anlayışı sergilenmiştir. Buna karşın söz alan üyeler TMMOB içinde yaşanan antidemokratik işleyiş sorununu gündeme getirerek, özellikle İMO’da yöneticilerin, öğrenci üyelere yönelttikleri sözlü ve fiziki saldırıların yaratacağı tehlikelere dikkat çekmişlerdir. Bu uyarılara kulaklarını tıkayan TMMOB ve oda yönetimlerinin bir kısmı, 3 Haziran 2009 tarihinde İMO Ank. Şb. Küçük Kurulu’nda yaşanan arbede sonrasında bu kez dergimize karşı topyekun saldırıya geçmiştir. 11 Haziran 2009 tarihinde ise İMO Küçük Kurulu’na katılmak isteyen devrimci-demokrat üyeler önce eli bıçaklı sokak serserileri desteğinde İMO’ya sokulmamak istenmiş, bunda başarılı olunamayınca da polis barikatı ile devrimci-demokrat üyelerin Küçük Kurul’a katılımı engellenmiştir. Bu olaylarda TMMOB ve MMO başkanlarının, İMO’ya gelerek doğrudan taraf olduğu gözlenmiştir.

Bu gelişmelere ve TMMOB yapısında artık üyelerin can güvenliğini tehdit eden boyuta ulaşmış antidemokratik uygulamalara karşı, dergimiz tarafından 27 Haziran 2009 tarihinde TMMOB önünde, ilk Danışma Kurulu tarihine kadar sürdürülmek üzere “TMMOB’de DEMOKRASİ İSTİYORUZ” talebiyle demokrasi nöbeti başlatılmıştır.

Bu talebimizi dikkate almak yerine, İMO yöneticileri, İMO üyesi yayın kurulu üyelerimiz hakkında disiplin soruşturması başlatarak demokrasi talebimize yanıt vermiş ve İstanbul’da ve hatta yurtdışında yaşayan yayın kurulu üyelerimizi onur kuruluna sevk etmişlerdir. Bu gelişmeler üzerine İMO önünde de demokrasi nöbeti tutulmaya başlanmıştır.

Demokrasi nöbetimiz TMMOB Danışma Kurulu gününe kadar haftada beş güne çıkartılmıştır. Kendini ülkemizdeki demokrasi mücadelesinin bir bileşeni olarak tarif eden bir örgütte, demokrasi talebinin gündem yapılması beklentisiyle dergimiz yayın kurulu üyeleri ve dergimiz okurları disiplinli bir şekilde ve TMMOB örgüt disiplinine uyarak 10 Ekim 2009 tarihinde yapılan TMMOB Danışma Kurulu’na katılmışlardır.

Açış konuşmasını yapan Mehmet Soğancı, TMMOB çalışmaları hakkında bilgi verdikten sonra, yaşanan ekonomik krize değinmiştir. Soğancı, krizin sorumlusunun kapitalist sistem olduğunu vurguladığı, esas olanın sisteme karşı sınıf mücadelesi olduğunu belirttiği konuşmasını siyasal bir partinin sloganlarına dayandırmıştır.

TMMOB’de son dönemde oluşturulan “hiyerarşik demokrasi” anlayışına karşı çıkmak ve tüm TMMOB üyelerine eşit koşullarda söz verilmesi talebini iletmek üzere usul hakkında söz isteyen Danışma Kurulu üyesi bir yayın kurulu üyemizi, TMMOB YK Başkanı “TMMOB usulleri bellidir” diyerek susturmuştur.

Ardından salondan söz talebi alınmadan, önceden kurgulanmış bir şekilde MMO YK Başkanı’na söz verilmiştir. MMO YK Başkanı konuşmasının sonunda, dergimizin adını vererek “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyamızı hakaretamiz bir şekilde eleştirmiş ve dergimizi kınadığını belirtmiştir. Bunun üzerine toplantıyı yöneten divana, hem siyasi üslupla bağdaşmayan eleştirilere yanıt verme hakkımızı kullanma talebimiz ve hem de demokratik usullere uygun söz verilmesi doğrultusunda usul hakkında konuşma talebimiz bu kez yazılı olarak iletilmiştir.
TMMOB YK Başkanı Soğancı, yazılı taleplerimizi dikkate bile almayarak, toplantı öncesinde kurguladıkları şekilde bu kez İMO YK Başkanı’na söz vermiştir. İMO YK Başkanı konuşmasını tamamladıktan sonra, divana, söz hakkı verilip verilmeyeceği bu kez salondan sözlü olarak sorulmuş, divanı yöneten Soğancı ise bu sorulara yanıt vermek yerine, EMO YK Başkanı’na söz vermiştir. Bu arada söz verilip verilmeyeceği sorusu ısrarla sorulmuş buna karşı Soğancı ise yalnızca DK’nın resmi üyelerine söz verileceğini özellikle ve ısrarla vurgulamıştır. Bu sırada konuşmasını sürdüren EMO YK Başkanı kürsüden dergimize yönelik hakaretlere başlayınca, salondaki dergimiz okurları alkışlı protestoya başlamıştır. Protestolar altında konuşmasını tamamlamaya çalışan EMO YK Başkanı’nın ardından bu kez Şehir Plancıları Odası YK Başkanı’na söz verilmiştir. O da konuşmasında dergimize yönelik hakaretleri sürdürünce, alkışlı protesto sürmüştür. Protestolar altında ŞPO YK Başkanı’nın “konuşmasını tamamladığını” söyleyerek kürsüden inmesinin ardından, protestoların sürdüğünü gören Soğancı, toplantıya ara vermek zorunda kalmıştır.

Verilen bu ara sırasında, salonda bulunan başta TMMOB 2. Başkanı olmak üzere diğer TMMOB ve oda yöneticilerine, “amacımızın toplantıyı engellemek olmadığı, ancak yapılan eleştiri ve hakaretlere yanıt hakkı verilmesinin en basit ve temel demokratik işleyişin gereği olduğu” anlatılmıştır. Ayrıca verilecek bu söz hakkının çok dikkatli şekilde ve toplantıyı germek yerine, yatıştırıcı bir üslupta kullanılacağı konusunda da güvence verilmiştir. Buna karşın, toplantının bundan sonraki aşamasında ise, divan olarak cevap hakkı doğuracak konuşmalara müdahale etmeleri gerektiği talebimiz kendilerine iletilmiştir.

Bu konuşmalar sırasında, bazı oda yöneticileri, toplantının “resmi” olduğu hatırlatmış ve resmi üyeler dışındaki TMMOB üyelerine söz verilmesinin yönetmeliğe göre mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Buna karşı ise, esas olanın demokratik işleyiş olduğu, tüzük, demokratik işleyişe aykırı ise, TMMOB’nin demokratik geçmişinin örnek alınmasının zorunlu olduğu bu kişilere anlatılmıştır. Ayrıca daha önceki dönemlerde TMMOB Danışma Kurulları’nda öncelikli olarak üyelere söz hakkı verildiğine de dikkat çekilmiştir. Öte yandan, bu resmi bir toplantı ise, TMMOB’nin de devlet tarafından yasayla kurulmuş bir sistem organı olduğu ve yasasında TMMOB YK Başkanı’na kapitalist sisteme karşı “şimdi sınıf savaşı zamanı” diyerek bir sınıf mücadelesi çağrısı yapma görevi verilmediği hatırlatılmıştır. Buna karşın TMMOB YK Başkanı toplantı açılışında böyle bir konuşma yapabiliyorsa - ki konuşma içeriğine katılmasak da doğrusu budur ve TMMOB, sistemin verdiği görevi reddederek, yeniden emekten ve halktan yana bir örgüt olmalıdır - toplantının “resmiyetinden” de söz edilemeyeceği ve tüm TMMOB üyelerine eşit koşullarda söz hakkı verilmesi talebinin meşru bir talep olduğu belirtilmiştir.
TMMOB 2. Başkanı, bu taleplerimize olumsuz yanıt vermemiş ve salon dışında durumu değerlendiren yönetim kuruluna bu taleplerimizi götüreceğini bildirmiştir.

Buna karşın, toplantıyı yeniden başlatan Soğancı, hiçbir şey olmamış gibi ve üstelik daha önce dergimize hakaretler ederek konuşan ve konuşmasını tamamladığını belirterek kürsüden inen ŞPO YK Başkanı’na ikinci kez söz vererek keyfi yönetimini sürdürmüştür. Bunun üzerine yeniden cevap hakkı verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine Soğancı yeniden, yalnızca resmi üyelere söz vereceği vurgusunu yaparak toplantıyı sürdürmek istemiştir. Bu durumun demokrasiye aykırı olduğu uyarıları da dikkate alınmayınca salonda tartışmalar büyümüştür. Bu sırada, salondan bazı kişilerin yayın kurulu üyelerimize provokatif sözler ve davranışlarla sataştığı, bazı şahısların yayın kurulu üyelerimizin yakın plan fotoğraflarını çektiği gözlenmiştir. Yine bazı kişilerin sahneden yayın kurulu üyelerimiz üzerine saldırdığı (video kayıtlarımızda mevcuttur) saptanmıştır.

Tüm bunlara karşın, provokasyona gelmeyen yayın kurulu üyelerimiz ve dergi okurlarımız, sözlü tartışmalara girseler de, yapılan hakaretlere aynı düzeyde yanıt vermeyerek sakinliklerini korumuşlardır.

Bu gelişmelerin ardından, TMMOB Danışma Kurulu’nda demokrasiyi işletmek ve en temel hak olan demokratik cevap hakkını kullandırtmak yerine, Mehmet Soğancı toplantıyı iptal etmeyi tercih etmiştir. Soğancı’nın demokratik işleyişe karşı bu katı tutumu aynı zamanda, TMMOB Danışma Kurulu'na katılan TMMOB üyelerinin tümünün ifade özgürlüğünü de ortadan kaldırmıştır.

Bu durum, TMMOB’nin getirildiği noktanın ne kadar vahim olduğunu, yöneticilerinin söylemi ile eylemi arasındaki zıtlığın had safhaya ulaştığını ve sağduyulu üyelere ne kadar büyük görevler düştüğünü ortaya koymuştur.

Dünyanın hiçbir yerinde demokratik haklar egemenlerin yazdığı kurallara boyun eğerek kazanılmamıştır. Tam tersine, yasalarda ve yönetmeliklerde ne yazarsa yazsın, yaşamın her alanında demokrasi talebi meşru bir taleptir. Ne pahasına olursa olsun bu talep dile getirilir ve bunun için mücadele edilir. TMMOB yönetimi disiplin soruşturmalarıyla ve onur kurullarıyla bizi yıldıramayacak, tam tersine sergiledikleri baskıcı tutumlarla tarihe geçeceklerdir.

TMMOB’DE DEMOKRASİ İSTİYORUZ talebi de meşru bir taleptir. Bedeli ne olursa olsun bunun için mücadele edilecek ve mücadelemiz yeni biçimleriyle sürdürülecektir.

YAŞASIN TMMOB ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbetimizi 5 Güne Çıkardık

28 Eylül TMMOB Önü Basın Açıklaması 1

+ İvme Dergisi 27 Haziran' da başlatmış olduğu "TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz" kampanyasını bir adım daha ileriye taşıdı.
27 Haziran günü TMMOB önünde yapılan basın açıklaması ile başlatılan ''TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz '' kampanyası üç ay'ı aşkın bir süredir devam ediyor. 28 Eylül günü yapılan basın açıklamasıyla da her pazartesi ve çarşamba TMMOB , her salı İMO önünde tutulan ve haftada üç gün olan ''Demokrasi Nöbeti '' beş güne çıkarıldı.

Üç ayı aşan kampanya süresi boyunca TMMOB' den olumlu bir cevap alamayan İvme Dergisi; bu süre içerisinde demokrasi mücadelesini büyüttü ve kamuoyuna taşımaya çalıştı. TMMOB'deki tüm tasfiye hareketlerine karşı demokratik bütün platformlarda haklarını arayan ve devamında demokratik taleplerle kampanya başlatan +İvme Dergisi, TMMOB önünde verdikleri mücadeleye devam edeceklerini 28 Eylül'de yaptıkları basın açıklaması ile tekrar dile getirdiler.

TMMOB önünde yapılan, +İvme Dergisi Yayın Kurulu üyeleri ve okurlarının katıldığı basın açıklamasında ''TMMOB'da Demokrasi İstiyoruz'' pankartı açıldı. 20 kişinin katıldığı 28 Eylül tarihli basın açıklamasında "Soruşturma Terörüne Son", "Baskılar Bizi Yıldıramaz", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz", "TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz", "İMO' da Demokrasi İstiyoruz", ''TMMOB' da Adalet İstiyoruz", "İMO ' da Adalet İstiyoruz" sloganları atıldı. Basın açıklamasının ardından 9:00'da başlayan Demokrasi Nöbeti'ne 18:00' a kadar devam edildi.

Açıklamada okunan metin şu şekildedir:

TMMOB’DE ÖRGÜT İÇİ DEMOKRASİ TALEBİMİZİ YÜKSELTİYORUZ
Bundan 14 hafta önce dergimize ve yayın kurulu üyelerimize dönük yürütülen tasfiye çabalarına, yalan ve iftiraya dayalı politik linçe, TMMOB ve bazı oda başkanlarının da bulunduğu bir ortamda gerçekleştirilmeye çalışılan fiziksel linç girişimine karşı başlattığımız “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyamız başladığımız günkü inanç ve coşkuyla devam ediyor.

Geçen zaman TMMOB içinde demokrasi talebimizin doğruluğunu kanıtlamaya devam ediyor. İMO yönetimi tamamı düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırı olarak hazırlanan, +İvme Dergisi' nin tüzel kişiliğine dönük bir saldırı metni niteliğindeki soruşturmaları onur kuruluna sevk ederek önceden aldığı sonuçlara ulaşmaya bir adım daha yaklaştı. Soruşturmalara yanıt olarak yayınladığımız metinde belirttiğimiz “ortaya çıkardığınız bu sorunların çözüm yeri demokratların kendi aralarında oluşturdukları hukuk zemininde yapılacak toplantılardır” talebi ise karşılıksız kaldı. İMO Yönetimi İvmecilerden gizli almayı alışkanlık haline getirdiği Küçük Kurul toplantısını katılımın az olması(!) nedeniyle iptal ederek tartışma platformlarından kaçmadaki kıvraklığını sergiledi. Bizler ise gerçekleri açığa çıkartma yolunda bundan sonra yapılacak bütün küçük kurullara katılıp devrimci demokrat mühendisler olarak sözümüzü söyleyeceğimizi yineledik.

Geçen 14 hafta gösterdi ki TMMOB ve İMO yönetimi;

  • +İvme Dergisi Yayın Kurulu üyelerinin ve İvme' yi olumladığı bilinen çevrenin çağırılmayıp oda üyesi olmayan, eli bıçaklı adamların bulunduğu kalabalık bir güruhun çağırıldığı, İvmecilerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir toplantıyı sahiplenmektedir.
  • Kendisiyle uyumlu çalışacağı söylediği seçilemeyen öğrenci üyelerin temsilci olarak atandığı, bildiri dağıtan muhalif öğrencilerin ise ana-avrat küfürler edilip şiddet kullanılarak engellendiği, üstüne yönetim kurulu kararıyla öğrenci üyelikten atıldığı bir öğrenci üye çalışmasını sahiplenmektedir.
  • 3 Haziran İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda yaşanan olaylardan sonra küçük kurula katılan mühendislerin ve binada sürekli çekim yapan güvenlik kameralarının önünde İvmecilere sopayla saldıran, biri İMO Ankara Şube Yedek Yönetim Kurulu Üyesi iki kişinin ellerindeki sopaları İvmeciler kullandı diyerek çarpıtarak İvmeciler sopalarla saldırdı yalanını + İvme' ye karşı bir politik linç malzemesi yapan bir anlayışı sahiplenmektedir.
  • Gerçekler bilinçli bir şekilde çarpıtılarak başlatılan bu siyasal linci derinleştirmeye çalışırken, +İvme’yi “terör örgütü” olarak gösteren bir açıklamayı biz tekzip çekene kadar internet sitelerinde yayınlayıp rezil bir ihbarcı anlayışı sahiplenmektedir.

TMMOB ve İMO Yönetimi anlamalıdır ki demokrasi söylemlerinizle arasındaki açı gittikçe açılan pratiğinizin özeleştirisini vermeden, yalan ve iftirayla dolu bilgilerle çarpıttığınız gerçekleri açığa çıkartmadan, TMMOB tarihinde kara bir leke olarak anılacak saldırı, küfür, hakaret ve linç girişimlerini TMMOB zemininde mahkûm etmeden durmayacağız. Bizi ne hakkımızda yürüttüğünüz politik linç, ne de demokrasi mücadelemiz karşısında bulabildiğiniz tek çözüm yolu olan soruşturmalar durdurabilir.

Haklı mücadelemizde bugüne kadar haftada 3 güne kadar çıkarttığımız demokrasi nöbetimizi bundan sonra haftada 5 güne çıkarıyoruz. Emekten, halktan, adaletten yana, direnen, mücadeleci bir TMMOB’nin yaratılması yolunda kararlı ve inançlıyız.

Taleplerimiz,

  • İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun,
  • Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın,
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.
Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ

28 Ekim 2009 Çarşamba

İMO Küçük Kurulu Katılım Azlığı Nedeniyle İptal Edildi!

İMO etkin yönetim anlayışı tarafından 9 Eylül Çarşamba akşamı, devrimci demokrat inşaat mühendislerine haber verilmeden gizlice düzenlenmeye çalışılan İMO Küçük Kurulu katılım azlığı nedeniyle iptal edilmiştir. Oysa ki Küçük Kurul'a katilmak üzere, içlerinde yayın kurulu üyelerimizin de bulunduğu yaklaşık 25 mühendis gelmiş, kurulun yapılacağı salonun önünde beklemiş ve iptal edildiğini öğrenince geri dönmek zorunda kalmıştır.
Sorulması gereken soru; küçük kurulun yapılması için gereken mühendis sayısı kaçtır? Eğer böyle bir sayı şartı yoksa 25 mühendisin geldiği kurul neden iptal edilmiştir? Eğer iptalin nedenleri arasında yayın kurulu üyelerimizin kurula katılmak istemesi varsa, buradan bir kez daha söylüyoruz ki bu ve bundan sonra yapacağınız bütün küçük kurullarda bu Odann devrimci demokrat mühendisleri olarak sözümüzü söylemek için yer alacağız. Hiç bir tecrit ve tasfiye çabası bizi sözümüzü söylemekten alıkoyamayacaktır.

27 Ekim 2009 Salı

TMMOB ve İMO Önündeki Demokrasi Nöbeti 11. Haftasında

7 Eylül TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti - İvme

İMO ve TMMOB önündeki demokrasi nöbeti 11. haftasına girdi. 11 hafta boyunca yaşadıkları anti-demokratik süreci mühendis ve mimarlarla paylaşan, talepleri doğrultusunda imza toplayan İvme dergisi okurları haklılıklarına olan inançlarıyla demokrasi mücadelesini sürdürüyorlar. İnşaat Mühendisleri Odası' nda yaşatılan anti-demokratik sürece kendini devrimci ve demokrat olarak nitelendiren tüm mühendis ve mimarların duyarlı olması gerektiğini savunan İvme dergisi okurları bu haftada seslerini duyurmaya devam ettiler.

7 Eylül TMMOB Önü Demokrasi Nöbeti - İvme

İMO Küçük Kurulu'na Katılıyoruz

İMO KÜÇÜK KURULU YİNE BAZI DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİNE HABER VERİLMEDEN GİZLİCE YAPILIYOR.

TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİN KURULU OLAN KÜÇÜK KURUL’A KATILACAĞIZ.
TÜM DEVRİMCİ DEMOKRAT MÜHENDİS, MİMAR ve ŞEHİR PLANCILARINI BU KÜÇÜK KURULU İZLEMEYE DAVET EDİYORUZ.
11 Haziran Perşembe günü İMO Küçük Kurul toplantısında TMMOB tarihinde bir ilk yaşanmıştı. TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışının hedef göstermelerinin bir sonucu olarak İMO Küçük Kurul üyesi olan ve Küçük Kurul’a katılmak isteyen yayın kurulu üyelerimiz ve Genç İMO üyeleri bir linç girişimine maruz kalmışlardı.
Aynı Küçük Kurul’da yine TMMOB tarihinde ilk kez, TMMOB YK başkanının da katıldığı bir toplantı, demokrat üyeleri engellemeye dönük polis barikatı arkasında gerçekleştirilmişti. İMO etkin yönetim anlayışı bu Küçük Kurul’da İvme Dergisi yayın kurulu üyelerini Küçük Kurul’a almama kararı almıştı.
İvme Dergisi olarak; muhaliflerin polis barikatıyla engellenip alınmadığı bir Küçük Kurul’u hiçbir şekilde meşru görmüyoruz.
Bugün İMO yönetimi İvme okurlarını dışlayarak bir Küçük Kurul çağrısı daha yapmıştır.
Buradan bir kez daha söylüyoruz:
Küçük Kurul bazı İMO yöneticilerinin söylemlerinin aksine kimsenin tapulu malı değildir. Küçük Kurul bugüne kadar devrimci ve demokratların mücadeleleri sonucunda oluşturulan, yönetimlerin icraatlarının masaya yatırıldığı, yöneticilerin demokrat üyelere hesap verdiği ve demokrat yönetim adaylarının belirlendiği bir kürsüdür. Oysa bugün bu gelenek bozularak, yalnızca etkin yönetim anlayışını destekleyenlerin bulunduğu, muhalif hiçbir sesin çıkmadığı bir Küçük Kurul tarifi yapılmak istenmektedir.
İvme Dergisi olarak bu gibi antidemokratik dayatmaların karşısında bulunacağız. 9 Eylül Çarşamba (bugün) Saat: 19.00’da yapılacak olan Küçük Kurul toplantısına katılacak ve devrimci demokrat mühendisleri tecrit ve odalardan tasfiye etmeye dönük çabalara izin vermeyeceğiz.
Öte yandan İvme’ye dönük bir siyasi linç girişiminin yaşandığı bir ortamda tüm Oda ve Şube Yönetim Kurullarına da görev düşmektedir. Bizimle aynı düşüncelere sahip olsun veya olmasın, kendisine devrimciyim, demokratım diyen kimsenin böyle bir süreçte tavırsız kalması mümkün değildir. Bugüne kadar yaşanan gelişmeler İMO Küçük Kurulu’na gözlemci olarak katılma görevini sizlere yüklemiş durumdadır. Yeniden kulaktan kulağa fısıldanan bilgilerle açıklama yapmak durumuna düşmek istemiyorsanız, bu akşam İMO etkin yönetim anlayışının demokrasi anlayışına yerinde tanık olmanız gerekmektedir.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbeti 10. Haftasında

İvme Dergisi okurları Her pazartesi ve çarşamba TMMOB, her Salı İMO önünde nöbetlerini sürdürüyor.
TMMOB'de "Örgüt İçi Demokrasi İstiyoruz" talebini 10 hafta boyunca devrimci - demokrat mühendis ve mimarlara ulaştırmaya çalışan İvme Dergisi okurları, mücadelelerine olan inaçları ile demokrasi nöbetlerine devam ediyorlar.

Adli Tıp Kurumunda Skandalların Ardı Arkası Kesilmiyor

ZERE RAPORU ONKOLOG OLMADAN HAZIRLANMIŞ

Adli Tıp Kurumu'nda skandalların ardı arkası kesilmiyor. Şimdide ileri düzeyde kanser hastası mahkûm Güler Zere için 'Tedavisi cezaevinde yapılabilir' raporu veren Adli Tıp Kurumu'nun bu raporu onkoloji uzmanı olmadan hazırladığı ortaya çıktı. Dün daha önce verilen kararı inceleyen onkoloji uzmanları dosyada eksiklikler olduğuna karar vererek “Bunlar giderilmeden Adli Tıp karar veremez” dedi.

UMAY AKTAŞ SALMAN

Güler Zere için Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı 22 Haziran’da ‘ağız içi kanserine yakalandığı ve hastalığın son evresinde, yaşamının risk altında bulunduğu ve serbest bırakılması gerektiği’ şeklinde rapor vermişti. Buna karşın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ‘cezasının infazının gerçekleştirilebileceği’ görüşünü belirtti. Zere’nin durumu dün tekrar İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu ’nda görüşüldü. Toplantı sürerken bina önünde yaklaşık 500 kişi eylem yaptı.
Zere’nin avukatlarından Taylan Tanay, 3. İhtisas Kurulu’nun bir onkolog olmadan rapor verdiğini belirterek şöyle dedi: “Kurula İstanbul Üniversitesi’nden iki tane onkolog çağırıldı. Onkoloji uzmanı olmayan Adli Tıp’ın daha önce nasıl karar verdiği ortada. Güler’in vücudu şişmiş durumda. Derisi dökülüyor, besin alamıyor. Ergenekonculara, Susurlukçulara, Erbakan’a, sağlanan adaletin zerresini istiyoruz” diye yanıt verdi.
Zere’nin raporlarında eksiklik olduğu için dün genel kurul nihai karar veremedi. Eksik raporlar Elbistan Savcılığı’ndan isteneceği belirtildi. Adli Tıp Kurumu daha önce Hüseyin Üzmez’in tacizine uğradığı öne sürülen B.Ç için ‘psikolojisi etkilenmedi’ raporu vermiş, raporun çocuk psikoloğu olmadan hazırlandığı ortaya çıkmıştı. Cem Garipoğlu’nun öldürdüğü öne sürülen Münevver Karabulut’un otopsisinde sperm bulunduğu belirtilmiş ancak spermin adli tıpta otopsi sırasında bulaştığı anlaşılmıştı. (Radikal)

6 Ekim 2009 Salı

BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

İnşaat Mühendisleri Odası'nda 3 ve 11 Haziran 2009 tarihlerinde yaşanan olaylarla gün yüzüne çıkan ve TMMOB geneline yayılan devrimci demokrat mühendis ve mimarları tasfiye etmeye yönelik uygulamalar karşısında İVME Dergisi olarak Haziran'dan itibaren pazartesi günleri TMMOB önünde Demokrasi ve Adalet Nöbeti başlatmıştık. Birçok mühendis ve mimarın imzalarıyla destek verdikleri taleplerimizin, TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından yok sayılması ve sonrasında İnşaat Mühendisleri Odası'nın İvme Yayın Kurulu üyelerine karşı başlattığı soruşturma terörü, mücadelemizin haklılığını bir kez daha ortaya koydu. Pazartesi günleri TMMOB önünde başlayan direnişimizi geçtiğimiz ay bu soruşturma terörü karşısında salı günleri de İMO önüne taşımış ve haftada iki güne çıkartmıştık.
TMMOB ve İMO yöneticileri iki aydır binalarının önünde demokrasi nöbeti tutan üyelerinin taleplerini görmezden gelmektedir. Bu iki aylık süre zarfında birçok meslektaşımızın bizlere verdikleri destek ve örgüt içi demokrasi talebimiz hala kulak arkası edilmektedir. Bu nedenle TMMOB ve İMO önünde Pazartesi ve Salı günleri tuttuğumuz demokrasi nöbetini Pazartesi, Salı ve Çarşamba olmak üzere haftada üç güne çıkarıyoruz.
Değerli basın emekçilerini ve kamuoyunu bu konu ile ilgili yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz.

Yer: TMMOB Önü (Selanik Cad. No:19/1 Kızılay Ankara)
Tarih: 24 Ağustos 2009 Pazartesi
Saat: 12.30

25 Eylül 2009 Cuma

TMMOB Önünde 8. Hafta

17 Ağustos TMMOB Önü 1

28 Haziran' da TMMOB önünde basın açıklaması yaparak başlattığımız kampanyamız 8. haftasına girdi.
TMMOB tarihinde ilk defa yaşanılan devrimci-demokrat mühendislere yapılan siyasi linç girişimini sona erdirmek ve TMMOB içerisinde uygulatılmaya çalışılan tasfiye sürecini boşa çıkarmak amacıyla başlattığımız kampanyamız her pazartesi olduğu gibi bu pazartesi de TMMOB önünde devam etti. Antidemokratik uygulamaların bir parçası olarak uygulanan İMO'daki soruşturma terörü ile ilgili kaleme aldığımız 28 nolu açıklamamız ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu'na vermiş olduğumuz soruşturmalara yanıt metnimiz dağıtıldı. Taleplerimiz doğrultusunda toplamış olduğumuz meslektaşlarımızın imzaları ise kampanyamıza olan desteği arttırdı.

17 Ağustos TMMOB Önü 2

17 Ağustos TMMOB Önü 3

Demokrasi Nöbetimizin 7. Haftasında 11 Ağustos Salı Günü İMO Önündeydik

11 Ağustos İMO Önü 1

"TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz" adıyla başlattığımız kampanyamızın 7. haftasında 11 Ağustos Salı günü bir kez daha İMO önündeydik. Doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu savunan bizler, bu ilke ile temellendirdiğimiz kampanyamızı, mücadeleye olan inancımızla İMO önünde de sürdürmeye devam ediyoruz.

Yaşadığımız antidemokratik süreç boyunca sürdürdüğümüz haklı mücadelemiz artarak sürerken birçok meslektaşımız da taleplerimizi doğru buluyor ve imzalarıyla destek oluyor. Devrimci, demokrat mühendislerin kapılarının önünde tuttukları nöbete karşı TMMOB ve İMO etkin yönetim anlayışlarının suskun tavrı ise değişmiyor. Bu tavırlarıyla sorunları çözmek istemedikleri de bir kez daha gözler önüne seriliyor.

11 Ağustos İMO Önü 2

11 Ağustos İMO Önü 3

TMMOB Önündeki Demokrasi Nöbetimiz 7. Haftasında

10 Ağustos TMMOB Önü

+iVME Dergisi yayın kurulu üyeleri TMMOB içinde devrimci demokrat mühendislerin tecrit ve tasfiye edilmesi politikalarına dur demek için 7 haftadır TMMOB önünde "TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz" diyorlar.

TMMOB önündeki demokrasi nöbetinin 7. haftasında +İvmecilerin talepleri yine aynıydı:
" - İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonunun kurulmasını,
- Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanmasını,
- Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısının yapılmasını istiyoruz"

İnşaat Mühendisleri Odası'nda yaşananların yalnızca +İvme Dergisi'nin değil, örgütün tüm demokrat üyelerinin sorunu olduğunun bilinciyle şekillendirilen bu taleplerimizi bu hafta da TMMOB önünde mühendis mimarlara aktarmaya, örgüt içi demokrasi sorununun elbirliğiyle çözüm gerektirdiğini anlatmaya çalıştık.

Meslektaşlarımızın imzalarıyla destek verdiği bu talepleri, TMMOB yönetimi ise, bu hafta da duymadı.

10 Ağustos Önü TMMOB Önü2

10 Ağustos TMMOB Önü 3

İMO Önündeki Demokrasi Nöbetimiz Devam Ediyor

4 ağustos İMO Önü

İvme Dergisi okurları "TMMOB' de Demokrasi İstiyoruz" kampanyası kapsamında"Örgüt İçi Demokrasinin İşletilmesi" "İMO'daki Soruşturma Terörüne Son" talepleriyle 4 Ağustos Salı günü de İMO önündeydi.

İMO da yaşanan olaylarla ilgili olarak İMO Yönetimi 2'si İvmeci olan 3 Genç-İMO üyesini üyelikten sorgusuz süalsiz çıkartmış, ikisi İstanbul'da, biri Libya'da ikamet eden beş İMO üyesi İvmeci hakkında ise sıkıyönetim savcılarının iddianamesini aratmayan iddialarla soruşturma açmıştı.

İMO yönetiminin devrimci, demokrat mühendislere dönük tasfiye hareketini boşa çıkartmak ve anti demokratik uygulamalarını teşhir etmek için İMO önünde "İMO daki Soruşturma Terörüne Son" başlıklı İvme'nin 28 Nolu açıklaması dağıtıldı, meslektaşlarımız bilgilendirilerek onlardan destek alındı.

4 Ağustos İMO Önü 2


Feshedilen Bartın İKK'lı Mühendisler Mücadelelerine Devam Ediyor

Bartın Sel Baskını 2

12 Ekim 2008 tarihindeTMMOB Yönetim Kurulu'nun almış 122 nolu kararla feshedilen Bartın İKK'lı mühendisler Mücadelelerine devam ediyor.

Hatırlanacağı gibi Bartın İKK, HEMA Endüstri AŞ'nin açacağı termik santrale karşı Bartın halkının büyük bölümünü bir araya getirerek önemli bir mücadele ortaya koymuş ve kazanımlar elde etmişti. İvme Dergisi'nin 6. sayısı, TMMOB'nin geçmişteki mücadele çizgisini yaşatan ender İKK'lardan olan Bartın İKK ile ilgiliydi. Bartın İKK'lı mühendisler mücadelenin sıfatlarla, yetkilendirmelerle olmayacağını, sahada halkın içinde olması gerektiğini de somut olarak ortaya koyuyor.

DEVLET SIRRI AÇIKLANDI

Devlet, 'devlet sırrı'nı açıkladı: 'Bartın'ı selden kurtarmak için 57 milyon dolar harcandı.' Altı aydır bu yanıtın peşinde olan Bartın Kent Konseyi üyeleri şaşkın: 'İyi de bu para nereye gitti?'

SERKAN OCAK

Bartın, 11 yıl aradan sonra yine su altında kalırken, ‘Bartın’ı selden korumak için’ 57 milyon dolar harcandığı anlaşıldı.
Bartın Kent Konseyi üyeleri “Sellere karşı için diye proje başlatılmıştı. Ne oldu?” diye sormuş, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu “Devlet sırrıdır” diyerek konseye bilgi vermemişti. O bilgi, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan geldi. Kent Konseyi, sular altında kalan Bartın için 57 milyon dolar harcandığını duyunca ‘dehşete düştü.’
11 yıl önce: Bartın’da sel felaketi meydana geldi. Devlet, halkı selden korumak için Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) projesini geliştirdi.
Aradan 11 yıl geçti. Bartın Kent Konseyi’ne bağlı mühendisler, altı ay önce meraklanıp “Ne oldu bu proje” diye yazışmalara başladı. Konsey altı ay süren yazışmalardan istediği sonucu alamadı. Bu sırada 15 Temmuz’da kenti bir kez daha sel alınca yanıt almak için bastıran Kent Konseyi üyeleri Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’ndan gelen yanıtla şaşkına döndü: “Proje devlet sırrıdır.”
Radikal durumu, 30 Temmuz’da ‘Bartın’ı sel bastı’ diyen haindir!’ başlığıyla duyurdu.
Haberin Radikal’de yayımlandığı gün yeni bir gelişme daha yaşandı. Kent Konseyi üyesi mühendislerden Ayşe Sevtap Uzun 3 Haziran 2009’da Devlet Su İşleri’ne (DSİ) yazdığı dilekçesine cevap aldı. Çevre ve Orman Bakanlığı DSİ Genel Müdürlüğü Etüd ve Plan Dairesi Başkanlığı, 27 Temmuz tarihini taşıyan cevap yazısında şu ifadeler yer aldı:
Bartın Karadeniz Sel Bölgesi Taşkın Koruma Altyapısının Onarım ve geliştirmesi İşi (TEFER) kapsamında bulunan işlere 1999 yılında başlanmış ve bu kapsamda yapımı öngörülen çalışmalar 57 milyon ABD doları kullanılarak 2003 yılında tamamlanmıştır. Bugün için TEFER kapsamında yapılan çalışma bulunmamaktadır. Öte yandan Bartın Çayı taşkınlarının kontrolü maksadıyla kuruluşumuz tarafından yapımı önerilen ve inşaatı halen devam eden Kirazlıköprü Barajı ile planlama aşamaları tamamlanmış olan Kozcağız Barajı, Arıt Barajı ve Kışla Sel Kapanı tesisleri bulunmaktadır. Bu tesislerin tamamlanması halinde Bartın Çayı’ndan kaynaklanan taşkın riski büyük ölçüde azalacaktır.”
Yani ‘halkın selden koruması için’ yapılan projeye 57 milyon dolar harcanmış, proje, son selden altı yıl önce ‘2003’te tamamlanmıştı.’
Bartın Konseyi üyesi mühendisler şimdi şunu soruyor: “Bu kadar para harcandı neden hâlâ Bartın’ı sel alıyor. Görünürde sadece iki köprü var. Paralar nereye gitti?”

‘Dürüst vatandaşın görevi’
Bartın Kent Konseyi üyesi Ziraat Mühendisi Ayşe Sevtap Uzun kararlı: “Bu rakamı görünce dehşete düştük. Bartın’da yaşayan mühendisler olarak TEFER projeleri kapsamında 57 milyon dolarlık iş yapılmadığını düşünüyoruz. Bu kaygıları düşündüğümüz için projeleri istiyoruz. Ancak proje devlet sırrı kapsamına alındı. Mahkeme yoluyla da olsa, 57 milyon dolarlık ne iş yapıldığını öğrenip, yapılan uygulamaların, düzgün yapılıp yapılmadığını açıklayacağız. Çünkü bu para, ülkemiz adına, Bartınlılar adına harcanmış bir paradır, paranın nereye harcandığını öğrenmek biz dürüst yurttaşlara düşmektedir.”
Radikal de 57 milyon doların nereye harcandığını DSİ’ye sordu. DSİ’nin üç sayfalık cevabında 57 milyon dolarla ilgili tek satır yer almazken, ‘taşkın zararı’ şöyle açıklandı: “Bartın Çayı, Kozcağız Çayı ve birleşim noktalarında yatak kesitlerine yapılan müdahaleler, çay yataklarındaki ağaçların akış rejimini bozması, rusubat ve ağaçların köprü ayaklarını tıkaması taşkının etkisinin artmasına sebep olmuştur.” Açıklama şöyle devam etti: “... Şiddetli yağışlar sonucunda oluşan taşkında TEFER kapsamında inşa edilen tesislerde bir hasar meydana gelmemiş, tesislerin bulunduğu yerlerde taşkın problemi yaşanmamıştır. TEFER kapsamında ‘Bartın Taşkın Koruma Yapılarının 100 Yıllık Taşkına Göre Rehabilitasyonu Projesi’ adı altında üç paket halinde proje hazırlanmış ancak bu projelerin iki paketi ihale edilmiş ve tamamlanmıştır...”

‘Kamulaştırma yapılacak’
DSİ’nin, Ayşe Sevtap Uzun’a yazdığı cevapta, projenin 2003’te tatamalandığı belirtiliyordu. Ancak Radikal’e verilen cevapta, projenin ‘Devlet sırrı’ statüsüne alınma nedenlerinden biri olarak ‘Projede inşaatı gerçekleşmemiş güzergâhta ‘kamulaştırma’ işlemlerinin yapılacak olması...’ gösterildi.
DSİ, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’nun verdiği ‘devlet sırrı’ kararıyla ilgili diğer gerekçeleri şöyle sıraladı:
“... Proje sahası içerisinde Bartın Deniz Üs Komutanlığı tesislerinin bulunması... Söz konusu alanda SİT alanlarının bulunması...”

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=948150

Bartın Sel Baskını 3

Resimler:

24 Eylül 2009 Perşembe

TMMOB Önünde 6. Hafta

- İMO’ daki tüm süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonunun kurulması
- Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanması,

- Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısının yapılması

talepleriyle başlatmış olduğumuz “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyasının 6. haftasında da yine TMMOB önündeydik. İMO yöneticileri tarafından İvme Yayın Kurulu üyelerine açılan ve sıkıyönetim mahkemelerini aratmayan soruşturma ile ilgili yayımlanan 28 Nolu açıklama meslektaşlarımıza ve halkımıza dağıtılırken destek imzaları da toplandı.Kendilerine demokrat misyonu biçen yöneticiler tarafından açılan soruşturmaların birçok meslektaşımızı şaşırtmaması ise kayda değer bir başka noktaydı.

Buradan bir kez daha TMMOB yöneticilerini örgüt içi demokrasiyi işletmeye ve gerçekleri açıklamaya çağırıyoruz. Emekten, halktan adaletten yana, mücadeleci bir TMMOB’nin yaratılmasının ancak ve ancak demokratlık söylemlerinin pratiğe geçirilmesiyle mümkün olabileceğini bir kez daha belirtiyoruz.

3 Ağustos TMMOB Önü 2

3 Ağustos TMMOB Önü 4

23 Eylül 2009 Çarşamba

İvme İMO Önünde Soruşturmaları Protesto Etti.

İMO Önünde de Demokrasi Nöbeti Başladı

İVME Dergisi çalışanları 28 Temmuz 2009 günü saat 12.30'da İMO önünde 'İMO'da SORUŞTURMA TERÖRÜNE SON, TMMOB ve İMO'da DEMOKRASİ İSTİYORUZ' diyerek bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 'Baskılar Soruşturmalar Bizi Yıldıramaz', 'Soruşturma Terörüne Son', Sıkıyönetim Değil Demokratik TMMOB İstiyoruz', Mühendisiz Mimarız Haklıyız Kazanacağız', 'Adalet İstiyoruz', 'Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz', TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz' sloganlarının atıldığı eylemde, açıklamayı Artı İVME Dergisi adına İlhan KAYA okudu.

Açıklamada bugüne kadar yaşanan süreç, İvme Dergisi çalışanlarına saldırılar ve soruşturmalar anlatılarak bunlara son verilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, her hafta Pazartesi günleri TMMOB önünde tutulan nöbetlere ek olarak her hafta Salı günleri İMO önünde Demokrasi Nöbeti başlatacaklarını belirttiler. İvme dergisi çalışanları açıklamadan sonra soruşturmaları konu alan 28 Nolu açıklamalarını dağıtarak imza metnine destek istediler ve ilk nöbetlerini akşam saatlerine kadar tuttular.
İmza metnine destek için:
http://www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com

İMO’da Soruşturma Terörüne Son

İvme

BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

TMMOB önünde Demokrasi Nöbeti başlatmamız üzerinden tam bir ay geçti. İMO’da başlatılan ve TMMOB etkin yönetim anlaşı tarafından da arttırılarak sürdürülen devrimci demokrat mühendislere dönük tasfiye hareketine karşı bir aydır TMMOB önündeyiz.

Taleplerimiz, kendisine devrimciyim demokratım diyen, İnşaat Mühendisleri Odası ve TMMOB’deki süreçten genel olarak rahatsız olan ve bu sürecin çözülmesi gerektiğini düşünen tüm meslektaşlarımızın altına imza atabileceği taleplerdir.

Oysa TMMOB ve İMO yönetimleri bir aydır binalarının önünde Demokrasi Nöbeti bekleyen üyelerinin taleplerine gözlerini kapamıştır. Bu, örgüt içi demokrasi talebini görmezden gelmektir.

İMO yönetimi ise bırakalım örgüt içi demokrasi talebini gündemine almayı anti demokratik uygulamalarına yenilerini ekliyor. İMO yönetimi YÖK’ün üniversite öğrencilerine açtığı soruşturmaların benzerlerini İvme Yayın Kurulu üyelerine açıyor.

İMO üyesi 5 İvme Dergisi yayın kurulu üyesi, yönetimin bu soruşturma terörüne maruz kalırken bunlardan 2’si İstanbul’da biri de Libya’da ikamet etmekte, başka bir deyişle bu arkadaşların Ankara’da yaşanan herhangi bir olayın içinde bulunma ihtimalleri bile bulunmamaktadır.

Bir sıkyönetim savcısı diliyle hazırlanmış olan soruşturma metninde soruşturmaya uğrayanlar peşinen suçlu ilan edilmekte, İvme Dergisi’nin açıklamaları da suç delili olarak gösterilmektedir.

İvme Dergisi olarak İMO önünde bu soruşturmalarla ve antidemokratik uygulamalarla ilgili yapacağımız basın açıklamasına değerli basın emekçilerini ve tüm halkımızı davet ediyoruz.

Yer: İnşaat Mühendisleri Odası –Necatibey Cad. No:57 Kızılay Ankara
Tarih: 28 Temmuz Salı günü
Saat: 12.30

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
Artı İVME