dergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dergisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2008 Cumartesi

Açıklama No:15 TMMOB Yöneticileri Emniyet Müdürünün Verdiği İftara Katılıyor


Ankara Emniyet Müdürü tarafından verilen iftar yemeğine TMMOB Yönetim Kurulu üyesi de katıldı.

10 Eylül 2008 tarihinde Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, Ankara Liman Restorant’ta bir iftar yemeği verdi. Yaklaşık 120 kişinin hazır bulunduğu iftar davetinde KESK ve İHD’nin de içinde bulunduğu kurumlar arasında TMMOB de yönetici düzeyinde temsil edildi.
İlk bakışta, resmi bir kurum tarafından verilen bir iftar yemeğine protokol kapsamında bir temsilci gönderilmesi olağan ve sıradan bir olay gibi gelebilir. Fakat konu biraz daha irdelenirse, bu durumun TMMOB yönetim anlayışında son 8-10 yıldır yaşanan dönüşümün yeni bir halkası olduğu hemen anlaşılır. Önce “böyle bir iftar yemeğine katılmak ne anlama gelmektedir” sorusunun yanıtını bulmak için biz de birtakım sorular soralım.

1. TMMOB’nin kendi etkinlik alanında iletişim içinde bulunabileceği kurumlar bellidir. Emniyet Müdürlüğü bu kurumlar arasında yer almakta mıdır? Aldığı düşünülüyorsa bunun gerekçesi nedir?
2. Kendini her açıklamasında halktan ve emekten yana bir örgüt olarak tanımlayan ve belli bir dünya görüşü olduğunu vurgulayan TMMOB yöneticilerinin, emeğin haklarını korumak isteyen her kişinin ve her eylemin karşısında yer alan Emniyet Müdürlüğü’nün verdiği bir davete katılması ne anlama gelmektedir?
3. Hem emek karşıtı saflarda yer alan Emniyet Müdürlüğü ve TOBB gibi kurumlar ile aynı sofraları paylaşıp, hem de bu kurumları karşısına alarak verilmesi kaçınılmaz olan hak mücadelesini TMMOB nasıl verecektir?

Kendilerini demokratlığın ve laikliğin savunucusu olarak gösteren TMMOB etkin yönetim anlayışının artık Emniyet’in iftar yemeklerinde bile boy göstermeye başlamaları ve bu davranışın oluşturduğu siyasal sorumluluk başta TMMOB Başkanı olmak üzere TMMOB Yönetim Kurulu’nun tümüne aittir.
Bu davranış, son TMMOB Genel Kurulu’nda hükümette yer alan TMMOB üyesi AKP’li bakanların, mesleki bilgi ve becerilerini suiistimal ettikleri gerekçesiyle meslekten men istemiyle Onur Kurulu’na gönderilmesi önerisine TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından karşı çıkılması ve Genel Kurulun aldığı karara karşın bu kararları uygulamama tavrıyla da örtüşmektedir.
1 Mayıs’larda bağlı Odaları’nın binalarını basan, üyelerine saldıran Emniyet Müdürlüğü mensuplarıyla aynı sofrada iftar yapmakla, bu uzlaşmacılıkla, bu icazetçi anlayışla TMMOB yönetimi neyin mücadelesini vermeyi düşünmektedir? Bu davranışı, sürekli gururla söz ettikleri TMMOB’nin şanlı tarihi içinde nereye oturtmaktadır?
Bizler, TMMOB’yi sistemin herhangi bir bürokratik kurumu gibi yönetmeye çalışan yönetim anlayışını şiddetle kınıyor, tüm devrimci, demokrat ve yurtsever mühendis, mimar ve plancıları görevlerini yapmaya çağırıyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME

Açıklama No:14 19 EYLÜL 1979 - TMMOB Tarihinde Unutulan Bir Gün


19 Eylül 1979, devrimci mühendis ve mimarların gerçekleştirdiği bir günlük iş bırakma eyleminin tarihidir. 19 Eylül 1979, TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eyleminin tarihidir. 19 Eylül 1979, TMMOB mücadele tarihinin en önemli günüdür.

1954 yılında Menderes hükümeti tarafından sistemin bürokratik bir kurumu olarak kurulan TMMOB, ülkemizde yükselen toplumsal muhalefete paralel olarak, 1973 yılından itibaren devrimci, demokrat, yurtsever mühendis ve mimarların yönetimlere gelmesiyle birlikte önemli bir dönüşüme uğramıştır. Bu tarihten itibaren, TMMOB sistemin kendisine yüklemeye çalıştığı rolleri reddederek kendini doğal olarak emekten ve halktan yana bir örgüt olarak tanımlamış ve bir yandan mühendis ve mimarların özlük haklarına sahip çıkarken, diğer yandan yükselen toplumsal mücadelenin önemli bir bileşeni olmuştur.

1970’li yılların sonuna doğru ekonomik koşullar ağırlaşmış, dolar karşında TL önce Şubat 1978’de %38 ve ardından Eylül 1979’da %32 devalüe edilerek toplam %82 değer kaybına uğramıştır. Ülkemizin ekonomisine uluslararası emperyalist tekeller adına IMF tarafından müdahale edilmeye başlanmış, hak arama mücadelesi ise her gün onlarca kişinin hayatını yitirdiği faşist saldırılarla bastırılmaya çalışılmıştır.

Böyle bir ortamda, tüm emekçi halkımızla birlikte mühendis ve mimarlar da hızla yoksullaştırılmıştır. Artık devrimciler tarafından yönetilen TMMOB bu süreçte kendi doğal ve toplumsal görevini yapmak üzere harekete geçerek siyasal iktidara karşı bir hak arama mücadelesi başlatmıştır.

1979 yılında yapılan TMMOB Genel Kurulu ve ardından yapılan Danışma Kurulu toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda önce 29 Haziran 1979’da 18 ildeki 134 işyerinde toplam 7500 mühendis ve mimarın işyerlerinde sorunları tartışmak üzere yarım günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilmiştir. Bu eylemin ardından DİSK, TÖB-DER, TÜM-DER ve TÜTED’in katılımıyla geliştirilen ortak çalışma sonucunda işyeri ve bölge toplantılarıyla çalışmalar sürdürülmüştür.

Bu gelişmelerin ardından Teoman Öztürk’ün başkanlığını yaptığı TMMOB, 19 Eylül 1979 tarihinde ülke çapında bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilmesine karar vermiştir. Eylemin amacı TMMOB tarafından;

“Yaşamak, bilim ve tekniği emekçi halkının hizmetine sunmak isteyen Türkiye mühendis ve mimarları haklı isteklerini gerçekleştirmek için, bugüne dek, gerekli her şeyi yapmışlardır. Bugün haklı isteklerini gerçekleştirecek konum ve etkinliktedirler.
Türkiye mühendis ve mimarları gerek tek başlarına gerekse diğer çalışanlarla birlikte etkin bir mücadeleyi sürdürmeye kararlıdırlar ve bu yolda bugün her zamankinden daha da güçlüdürler.
Gerek diğer çalışanların da desteğini alarak sürdürdüğümüz iç çalışmalarımızın; mutlaka başarıya ulaşacağına inanıyoruz.
Haklarımızı elde etme yolunda verdiğimiz ve güçlendirerek vereceğimiz mücadeleler sırasında gelen ve gelecek olan baskı ve saldırıların bizleri yıldırmayacağı konusunda kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”
sözleriyle açıklanmıştır.

19 Eylül 1979 eylemi dönemin Ecevit hükümeti tarafından yasadışı ilan edilirken, eylem, 54 ildeki 736 işyerinde 100 bini aşkın mühendis ve mimarın iş bırakmasıyla, büyük bir başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu eylemin ardından kamuda çalışan birçok TMMOB üyesi ve yöneticisi kovuşturmaya uğramış ve işten el çektirilmiştir.

Bu büyük eylemin üzerinden bir yıl geçtikten sonra yapılan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ise, 19 Eylül eylemi nedeniyle başta TMMOB başkanı Teoman Öztürk olmak üzere TMMOB yöneticileri Anayasayı tebdil, tadil ve ilga suçunu işledikleri gerekçesiyle idamla yargılanmış ve yıllarca hapis yatmışlardır.
19 Eylül eylemiyle ilgili olarak o tarihte TMMOB başkanı Teoman Öztük tarafından bu eylem,

19 EYLÜL EYLEMİ, TÜM EMEKÇİLERİN VE ÖRGÜTLERİNİN FİİLİ BİRLİKTELİĞİNİN BİR SİMGESİDİR, GELECEĞE IŞIK TUTACAKTIR, MÜCADELEDE ÖNEMLİ BİR ADIMDIR.

sözleriyle anlatılmış olsa da, bu tarihten sonra geçen 29 yıl boyunca bu büyük eylem, bugüne kadar, TMMOB yöneticilerince bir daha hatırlanmamış ve gündeme getirilmemiştir. Bunda, 12 Eylül döneminin baskıcı koşulları kadar, bugün artık TMMOB’yi yeniden sistemin bürokratik bir kurumu haline getirmeye çalışan TMMOB yöneticilerinin 19 Eylül’ü hatırlamak ve hatırlatmak istememeleri de etkilidir.
Fakat devrimci, demokrat ve yurtsever mühendis, mimar ve plancılar elbette kendi örgütlerinin tarihine ve bu tarihin öğrettiği mücadele anlayışına sahip çıkacak ve TMMOB’yi yeniden emekten ve halktan yana bir mücadele örgütü haline dönüştüreceklerdir.

+ İVME Dergisi olarak TMMOB’nin mücadele tarihini unutturmayacağız ve TMMOB’yi yeniden toplumsal mücadelenin bir parçası yapma uğraşımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Sözlerimizi, TMMOB mücadele tarihinin en önemli günü olan 19 Eylül 1979 eylemiyle ilgili olarak, Başkanımız Teoman Öztürk’ün sözleriyle bitiriyoruz.

YAŞASIN 19 EYLÜL DİRENİŞİMİZ...
SELAM 19 EYLÜLÜ GERÇEKLEŞTİRENLERE...
SELAM GELECEK 19 EYLÜL’LERE...

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME

Açıklama No:3 Adana’da “Yetkin Mühendislik” Paneli Nasıl Yapıldı?


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İVME Dergisi olarak ülke genelinde “Yetkin-Yetkili Mühendislik” yasa tasarısını tartışmak ve tartıştırmak amacıyla yürüttüğümüz kampanya devam etmektedir. Kampanya çerçevesinde düzenlediğimiz panellere ilginin oldukça yoğun olması, tartışmaların canlılığı, bu konudaki doğru bilgiye olan ihtiyacın yakıcılığını da göstermektedir.

Kampanyanın henüz başında olmamıza rağmen panellerde ve çeşitli tartışma ortamlarında, mimar, mühendis ve şehir plancısı meslektaşlarımızın, yasa tasarısı ile ilgili yeterince bilgilendirilmedikleri veya özellikle yanlış bilgilendirildikleri görülmektedir.

Bu konunun TMMOB örgütlülüğü içinde tartışılması yerine, konuyu tartışmak isteyenlerin de, bazı TMMOB yöneticileri tarafından düzen kurumlarının kullandıkları yöntemlere benzer uygulamalarla engellenmeye çalışılması, TMMOB çatısı altındaki örgütlü mücadele geleneğimize zarar veren bir anlayışı yansıtmaktadır.
Aşağıda örneklerini sıralayacağımız, daha kampanya sürecinin başındaki bu engelleme girişimleri ve “Yetkin-Yetkili Mühendislik” tartışmalarını engelleme gerekçeleri, engelleyenlerin niyetlerini, kimliklerini ve yasa karşısındaki duruşlarını da ortaya koymaktadır.

Bu konuda +İVME olarak düzenlediğimiz ülke düzeyindeki panellerden ikincisi olan 4 Mart 2007 İstanbul paneline TMMOB eski yöneticisi Doç Dr. Oğuz Gündoğdu’nun katılımının engellenmesiyle başlayan süreç, Adana’da doğrudan paneli engelleme boyutuna ulaşmıştır:

Adana’da düzenlemek istediğimiz “Yetkin Mühendislik” paneli için 2007 Ocak ayı içinde Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi YK ile görüşülmüş ve yazılı yapılmış başvuru sonucu şube konferans salonunun 17 Mart 07 tarihinde panel için uygun olduğu bilgisi şube yöneticileri tarafından tarafımıza bildirilmiştir.

8 Mart 07 tarihinde ise aynı şube yöneticileri, bir genel merkez etkinliği ile çakıştığı gerekçesiyle panel için yer tahsisini iptal ettiklerini bildirmişlerdir.

Bu bildirim üzerinden bir saat geçmeden aynı şube yöneticileri, bir karışıklık olduğunu belirterek yeniden panelimizin yapılabileceği bilgisini vermişlerdir.

Bu bilgilendirmeden bir gün sonra 9 Mart 2007 tarihinde ZMO Adana Şubeden bir yönetici “…üzülerek bildiriyorum ancak, panelinizi iptal ediyoruz. Nedenlerini Şube Başkanımızla görüşebilirsiniz …” açıklaması ile panel için yer tahsisini iptal etmiş olduklarını bildirmiştir.

Bu konuda 10 Mart 2007 ZMO Adana Şube Başkanı ve yöneticileri ile yapılan toplantıda, ZMO Adana Şb. Başkanı, söz konusu panelin şube salonunda yapılmasına izin verilmeme gerekçesini “yukarıdan gelen uyarı” olarak göstermiştir.

Gelişmeler bununla da kalmamıştır:
Şube Başkanının tarif ettiği “yukarısı”nın oda genel merkezi olabileceği düşünülerek doğrudan ZMO Genel Başkanı’na bu durum sorulmuş ve aşağıdaki yanıt alınmıştır:

“Bu karar Adana Şube Yönetiminin kararıdır. Bizim herhangi bir uyarımız yoktur…”

Bu açıklamalardan hangisi doğrudur ve “yukarısı” diye tarif edilen yer neresidir? ZMO Adana Şubesi bu durumu açıklığa kavuşturma sorumluluğu taşımaktadır.

Bu gelişmelerin ardından aynı gün yani 10 Mart 2007’de İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı ile görüşülmüş ve ZMO Adana Şubesi ile yaşanan süreç ve “yukarısı” diye tarif edilen yerin müdahaleleri hakkında bilgi verilerek panel için yer talebimiz iletilmiştir. İMO Adana Şube Başkanı “kendisi için bir sorun olmadığını, salonun boş olması halinde vereceklerini” söylemiştir. Bunun üzerine İMO Adana Şubesine yazılı başvurumuz da yapılmıştır.

Bu görüşmeden iki gün sonra, İMO Adana Şube Başkanı, başvuruyu yapan yayın kurulu üyemizi arayarak panel için yer verilmiş olduğunu bir kez daha teyit etmiş ve buna bağlı olarak da söz konusu panel duyurusu tüm TMMOB Adana birimlerine yapılmıştır. 13 Mart 2007 tarihinde ise bu kez İMO Adana Şubesi Personel Müdürü arayarak 100,00 YTL salon kirası bedelinin ödenmesini istemiştir.

TMMOB üyelerinden TMMOB çatısı altında yapmak istedikleri bir etkinlik için yer kirası istenmesinin Birlik tarihimizde bir örneği olmamasına karşın, gereksiz bir tartışmaya neden olmamak ve TMMOB geleneklerine aykırı da olsa, bu “nazik” sorunu aşmak için ücret talebi tarafımızdan kabul edilmiştir.

Kira talebi üzerinden beş saat geçmeden, İMO Adana Şube Başkanı, arkadaşımızı telefonla arayarak ve “siz yayınlarınızda TMMOB’ye hakaret ediyormuşsunuz.” açıklamasını yaparak verilen yerin iptal edildiğini bildirmiştir.

Yetkin-Yetkili Mühendislik” panelinin Adana’da TMMOB çatısı altında yapılmasının sürekli olarak “yukarısı” tarafından engelleneceğinin anlaşılması üzerine, panel bir hafta ertelenerek 24 Mart 2007 tarihi için Adana Eczacı Odası’ndan yer talebinde bulunulmuş, Oda Konferans Salonu tarafımıza tahsis edilmiş ve buna göre yeniden panel duyuruları yapılmıştır.

Bu kez de Eczacı Odası bilinmeyen (!) bir nedenle, yer verdikten iki gün sonra, 15 Mart 2007 tarihinde yer tahsisini iptal ettiklerini tarafımıza bildirmiştir.

Bu noktadan sonra Adana’da meslek odalarında panel yapılamayacağının anlaşılması üzerine, Kaktüs Sanat Evi salonu kiralanarak 24 Mart 2007’de panelin yapılacağı duyurusu yeniden yapıldığında, bu kez de MMO Adana Şubesi ile İMO Adana Şubesinin panel afişlerini odalarda asmama kararı aldıkları öğrenilmiştir.

Tüm bu gelişmeler, bazı TMMOB ve birim yöneticilerinin, TMMOB’nin demokratik geleneklerinin ne kadar uzağına düşmüş olduklarını ve farklı düşüncelerin örgüt içinde tartışılmasını sağlayamadıkları gibi tartışmak isteyenleri de engellemeyi doğal bir durum gibi gördüklerini göstermektedir.

Bu bir kısım yönetici bununla da kalmayıp, +İvme olarak bu güne kadar yayınladığımız üç sayımızda ve dağıttığımız bildirilerde yazılı olarak açıkladığımız görüşlerimiz ortadayken, bu düşüncelerimiz karşısında tasarısını hazırladıkları Yetkili Mühendislik Yasasını karşımıza çıkıp savunmak yerine, “TMMOB’ye hakaret ediyorlar” gibi asılsız dedikodularla dergimizi karalamaya çalışmaktadırlar.

Bu bir kısım TMMOB yöneticisinin bir başka asılsız iddiası ise, İvme dergisinin TMMOB’yi bölmek istediğidir. Ama şu iyi bilinmelidir ki, bizim TMMOB dışına çıkmak gibi bir niyetimiz olmadığı gibi, bu asılsız iddiaların amacının muhalif olan herkesi susturmak ve tecrit etmek olduğu açıktır.

Bazı TMMOB yöneticilerinin, TMMOB’yi mücadeleci geleneğinden uzaklaştırıp ne olduğu belirsiz “Sivil Toplum Örgütü” konumuna dönüştürme çabalarına karşı, bizim amacımız, geçmişinde olduğu gibi TMMOB’yi yeniden demokratik ve anti-emperyalist bir yapıya kavuşturmaktır.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada

Artı İVME

21 Ekim 2008 Salı

Açıklama No.15: TMMOB Yöneticileri Emniyet Müdürünün Verdiği İftara Katılıyor


Ankara Emniyet Müdürü tarafından verilen iftar yemeğine TMMOB Yönetim Kurulu üyesi de katıldı.

10 Eylül 2008 tarihinde Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, Ankara Liman Restorant’ta bir iftar yemeği verdi. Yaklaşık 120 kişinin hazır bulunduğu iftar davetinde KESK ve İHD’nin de içinde bulunduğu kurumlar arasında TMMOB de yönetici düzeyinde temsil edildi.
İlk bakışta, resmi bir kurum tarafından verilen bir iftar yemeğine protokol kapsamında bir temsilci gönderilmesi olağan ve sıradan bir olay gibi gelebilir. Fakat konu biraz daha irdelenirse, bu durumun TMMOB yönetim anlayışında son 8-10 yıldır yaşanan dönüşümün yeni bir halkası olduğu hemen anlaşılır. Önce “böyle bir iftar yemeğine katılmak ne anlama gelmektedir” sorusunun yanıtını bulmak için biz de birtakım sorular soralım.

1. TMMOB’nin kendi etkinlik alanında iletişim içinde bulunabileceği kurumlar bellidir. Emniyet Müdürlüğü bu kurumlar arasında yer almakta mıdır? Aldığı düşünülüyorsa bunun gerekçesi nedir?
2. Kendini her açıklamasında halktan ve emekten yana bir örgüt olarak tanımlayan ve belli bir dünya görüşü olduğunu vurgulayan TMMOB yöneticilerinin, emeğin haklarını korumak isteyen her kişinin ve her eylemin karşısında yer alan Emniyet Müdürlüğü’nün verdiği bir davete katılması ne anlama gelmektedir?
3. Hem emek karşıtı saflarda yer alan Emniyet Müdürlüğü ve TOBB gibi kurumlar ile aynı sofraları paylaşıp, hem de bu kurumları karşısına alarak verilmesi kaçınılmaz olan hak mücadelesini TMMOB nasıl verecektir?

Kendilerini demokratlığın ve laikliğin savunucusu olarak gösteren TMMOB etkin yönetim anlayışının artık Emniyet’in iftar yemeklerinde bile boy göstermeye başlamaları ve bu davranışın oluşturduğu siyasal sorumluluk başta TMMOB Başkanı olmak üzere TMMOB Yönetim Kurulu’nun tümüne aittir.
Bu davranış, son TMMOB Genel Kurulu’nda hükümette yer alan TMMOB üyesi AKP’li bakanların, mesleki bilgi ve becerilerini suiistimal ettikleri gerekçesiyle meslekten men istemiyle Onur Kurulu’na gönderilmesi önerisine TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından karşı çıkılması ve Genel Kurulun aldığı karara karşın bu kararları uygulamama tavrıyla da örtüşmektedir.
1 Mayıs’larda bağlı Odaları’nın binalarını basan, üyelerine saldıran Emniyet Müdürlüğü mensuplarıyla aynı sofrada iftar yapmakla, bu uzlaşmacılıkla, bu icazetçi anlayışla TMMOB yönetimi neyin mücadelesini vermeyi düşünmektedir? Bu davranışı, sürekli gururla söz ettikleri TMMOB’nin şanlı tarihi içinde nereye oturtmaktadır?
Bizler, TMMOB’yi sistemin herhangi bir bürokratik kurumu gibi yönetmeye çalışan yönetim anlayışını şiddetle kınıyor, tüm devrimci, demokrat ve yurtsever mühendis, mimar ve plancıları görevlerini yapmaya çağırıyoruz.

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME

AÇIKLAMA 14: 19 EYLÜL 1979 - TMMOB Tarihinde Unutulan Bir Gün



19 Eylül 1979, devrimci mühendis ve mimarların gerçekleştirdiği bir günlük iş bırakma eyleminin tarihidir. 19 Eylül 1979, TMMOB tarafından, 54 ilde 736 işyerinde 100 binden fazla mühendis ve mimarın katılımıyla gerçekleştirilen büyük iş bırakma eyleminin tarihidir. 19 Eylül 1979, TMMOB mücadele tarihinin en önemli günüdür.

1954 yılında Menderes hükümeti tarafından sistemin bürokratik bir kurumu olarak kurulan TMMOB, ülkemizde yükselen toplumsal muhalefete paralel olarak, 1973 yılından itibaren devrimci, demokrat, yurtsever mühendis ve mimarların yönetimlere gelmesiyle birlikte önemli bir dönüşüme uğramıştır. Bu tarihten itibaren, TMMOB sistemin kendisine yüklemeye çalıştığı rolleri reddederek kendini doğal olarak emekten ve halktan yana bir örgüt olarak tanımlamış ve bir yandan mühendis ve mimarların özlük haklarına sahip çıkarken, diğer yandan yükselen toplumsal mücadelenin önemli bir bileşeni olmuştur.

1970’li yılların sonuna doğru ekonomik koşullar ağırlaşmış, dolar karşında TL önce Şubat 1978’de %38 ve ardından Eylül 1979’da %32 devalüe edilerek toplam %82 değer kaybına uğramıştır. Ülkemizin ekonomisine uluslararası emperyalist tekeller adına IMF tarafından müdahale edilmeye başlanmış, hak arama mücadelesi ise her gün onlarca kişinin hayatını yitirdiği faşist saldırılarla bastırılmaya çalışılmıştır.

Böyle bir ortamda, tüm emekçi halkımızla birlikte mühendis ve mimarlar da hızla yoksullaştırılmıştır. Artık devrimciler tarafından yönetilen TMMOB bu süreçte kendi doğal ve toplumsal görevini yapmak üzere harekete geçerek siyasal iktidara karşı bir hak arama mücadelesi başlatmıştır.

1979 yılında yapılan TMMOB Genel Kurulu ve ardından yapılan Danışma Kurulu toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda önce 29 Haziran 1979’da 18 ildeki 134 işyerinde toplam 7500 mühendis ve mimarın işyerlerinde sorunları tartışmak üzere yarım günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilmiştir. Bu eylemin ardından DİSK, TÖB-DER, TÜM-DER ve TÜTED’in katılımıyla geliştirilen ortak çalışma sonucunda işyeri ve bölge toplantılarıyla çalışmalar sürdürülmüştür.

Bu gelişmelerin ardından Teoman Öztürk’ün başkanlığını yaptığı TMMOB, 19 Eylül 1979 tarihinde ülke çapında bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilmesine karar vermiştir. Eylemin amacı TMMOB tarafından;

“Yaşamak, bilim ve tekniği emekçi halkının hizmetine sunmak isteyen Türkiye mühendis ve mimarları haklı isteklerini gerçekleştirmek için, bugüne dek, gerekli her şeyi yapmışlardır. Bugün haklı isteklerini gerçekleştirecek konum ve etkinliktedirler.
Türkiye mühendis ve mimarları gerek tek başlarına gerekse diğer çalışanlarla birlikte etkin bir mücadeleyi sürdürmeye kararlıdırlar ve bu yolda bugün her zamankinden daha da güçlüdürler.
Gerek diğer çalışanların da desteğini alarak sürdürdüğümüz iç çalışmalarımızın; mutlaka başarıya ulaşacağına inanıyoruz.
Haklarımızı elde etme yolunda verdiğimiz ve güçlendirerek vereceğimiz mücadeleler sırasında gelen ve gelecek olan baskı ve saldırıların bizleri yıldırmayacağı konusunda kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”
sözleriyle açıklanmıştır.

19 Eylül 1979 eylemi dönemin Ecevit hükümeti tarafından yasadışı ilan edilirken, eylem, 54 ildeki 736 işyerinde 100 bini aşkın mühendis ve mimarın iş bırakmasıyla, büyük bir başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu eylemin ardından kamuda çalışan birçok TMMOB üyesi ve yöneticisi kovuşturmaya uğramış ve işten el çektirilmiştir.

Bu büyük eylemin üzerinden bir yıl geçtikten sonra yapılan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ise, 19 Eylül eylemi nedeniyle başta TMMOB başkanı Teoman Öztürk olmak üzere TMMOB yöneticileri Anayasayı tebdil, tadil ve ilga suçunu işledikleri gerekçesiyle idamla yargılanmış ve yıllarca hapis yatmışlardır.
19 Eylül eylemiyle ilgili olarak o tarihte TMMOB başkanı Teoman Öztük tarafından bu eylem,

19 EYLÜL EYLEMİ, TÜM EMEKÇİLERİN VE ÖRGÜTLERİNİN FİİLİ BİRLİKTELİĞİNİN BİR SİMGESİDİR, GELECEĞE IŞIK TUTACAKTIR, MÜCADELEDE ÖNEMLİ BİR ADIMDIR.

sözleriyle anlatılmış olsa da, bu tarihten sonra geçen 29 yıl boyunca bu büyük eylem, bugüne kadar, TMMOB yöneticilerince bir daha hatırlanmamış ve gündeme getirilmemiştir. Bunda, 12 Eylül döneminin baskıcı koşulları kadar, bugün artık TMMOB’yi yeniden sistemin bürokratik bir kurumu haline getirmeye çalışan TMMOB yöneticilerinin 19 Eylül’ü hatırlamak ve hatırlatmak istememeleri de etkilidir.
Fakat devrimci, demokrat ve yurtsever mühendis, mimar ve plancılar elbette kendi örgütlerinin tarihine ve bu tarihin öğrettiği mücadele anlayışına sahip çıkacak ve TMMOB’yi yeniden emekten ve halktan yana bir mücadele örgütü haline dönüştüreceklerdir.

+ İVME Dergisi olarak TMMOB’nin mücadele tarihini unutturmayacağız ve TMMOB’yi yeniden toplumsal mücadelenin bir parçası yapma uğraşımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Sözlerimizi, TMMOB mücadele tarihinin en önemli günü olan 19 Eylül 1979 eylemiyle ilgili olarak, Başkanımız Teoman Öztürk’ün sözleriyle bitiriyoruz.

YAŞASIN 19 EYLÜL DİRENİŞİMİZ...
SELAM 19 EYLÜLÜ GERÇEKLEŞTİRENLERE...
SELAM GELECEK 19 EYLÜL’LERE...

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+ İVME