artı ivme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
artı ivme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2009 Cuma

İvme Genç Tanışma Etkinlikleri

İvme Genç' in düzenleyeceği etkinlikler kapsamında Uçurtma Atölyesi ve Eymir Gölü Gezisi yapılacaktır.

Uçurtma Atölyesi;

Tarih:5 Kasım 2009 Perşembe

Saat: 17.30

Yer: ODTÜ Mimarlık Kantini

Eymir Gölü Gezisi;

Tarih: 7 Kasım 2009 Cumartesi

Saat: 11.00

Yer. ODTÜ Sunshine

19 Eylül 2009 Cumartesi

İvme Açıklama No. 31 Yeni 19 Eylül'ler Yaratmak Gerekiyor

19 Eylül 1979'da devrimci demokrat mühendis ve mimarların öncülüğünde gerçekleşen bir günlük iş bırakma eylemi, üstünden geçen 30 yıla rağmen önemini yitirmedi. Geçen yıl +İVME Dergisi'nin çabalarıyla 29 yıl aradan sonra TMMOB'nin gündemine giren, TMMOB YK başkanının yıllardan sonra hakkında açıklama yapma gereği duyduğu bu büyük iş bırakma eylemi TMMOB'nin mücadelesine ışık tutmaya devam ediyor.

1970’li yılların sonu; ekonomik koşulların ağırlaştığı, ülkemiz ekonomisine uluslararası emperyalist tekeller adına IMF tarafından müdahale edildiği, yükselen devrimci mücadele ve toplumsal muhalefetin faşist saldırılar ve katliamlarla bastırılmaya çalışıldığı bir dönemdir. Bu koşullar altında mühendis ve mimarlar da yoksullaşmadan nasibini almakta, faşist zorbalıklara hedef olmaktadır.

Mayıs 1979'da yapılan TMMOB 24. Genel Kurulu'nda oluşturulan çalışma programı çerçevesinde hazırlanan güncel ekonomik-demokratik haklar konusundaki alt program; faşist saldırılar, baskılar, grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar konularında yapılması düşünülen çalışmaları içeriyordu. Bu programdan hareketle 16 Haziran 1979 günü yapılan basın toplantısıyla TMMOB ve bağlı Odalar şu açıklamayı yapıyorlardı:

Yıllardır emekçi halkın çıkarları doğrultusunda bir mücadeleyi yılmadan sürdüren biz mühendis ve mimarların son ekonomik tedbirlerle(!) yaşam olanaklarımız, tüm emekçi kesimler gibi ortadan kaldırılmıştır. Güncel ekonomik-demokratik haklarımızın elde edilmesi yolunda insanca yaşayabilmek ve bu yolda mücadelemizi sürdürebilmek için haklarımızı elde edinceye dek, örgütlü kitlesel gücümüzü en etkin bir biçimde kullanmak kararlılığındayız.

24 Haziran 1979 günü toplanan danışma kurulu etkin ve yaygın bir mücadele kararı aldı ve ilk adım olarak 27 Haziran'da 18 ilde bir çalışma düzenlendi. Bu çalışmaya 134 işyerinden 7500'e yakın mühendis mimar katılarak sorunları ve çözümlerini görüşerek uygulamaya yönelik kararlar aldılar. DİSK, TÖB-DER, TÜM-DER, TÜTED örgütleriyle ortak çalışma kararı alınarak il toplantıları yapıldı. Bu toplantılardan sonra 19 Eylül 1979 tarihinde, sonrasında TMMOB yöneticilerinin yargılanmasına neden olacak olan, bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.

19 Eylül 1979, on binlerce mühendisin iş bıraktığı ve yüz bini aşkın işçi, memur, teknik elemanın desteklediği bir eylemdir.

19 Eylül 1979, 70'li yıllardan itibaren emekten halktan yana bir mücadele veren TMMOB'nin eylemlerinin doruğudur.

19 Eylül 1979, işsizliğin, pahalılığın arttığı, örgütlenmenin ve toplumsal muhalefetin önünü kesme amaçlı faşist saldırıların, kitle katliamlarının, baskıların yaşandığı 1970'li yılların Türkiye koşullarında, kendini emekçi halkın bir parçası gören mühendis mimarların iktidarı uyardığı tarihtir.

19 Eylül 1979, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak yürütülen ekonomik-demokratik hak arama mücadelesinin bir örneğidir.

19 Eylül 1979, mühendis, mimar ve şehir plancıların kendi güçlerine güvenmeleri gerektiğini, hakların ancak kararlılık, örgütlülük ve mücadeleyle alınabileceğini gösteren bir direniştir.

19 Eylül 1979, TMMOB'yi meslek alanlarına sıkıştıran, yalnızca bir meslek odası olarak gören anlayışlara atılan tokatlardan biridir.

TMMOB'nin üyelerinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli mühendis mimarların haklarının her geçen gün tırpanlandığı, işsiz mühendislerin sayısının gün geçtikçe arttığı günümüzde 19 Eylül'ü yeniden hatırlamak gerekiyor. Emek mücadelesine etkili, sonuç alıcı eylemliliklerle katılmayan bir TMMOB'nin oluştuğu günümüzde, bu gerilemede payı olanlara bir zamanlar TMMOB ve mücadele tarihini yeniden hatırlatmak gerekiyor. Bugün 19 Eylül'ü sadece hatırlamak değil, geleceği geçmişten aldığımız derslerle kendi ellerimizle kuracağımız günler için mücadele etmek, yeni 19 Eylül’ler yaratmak gerekiyor.

+İVME Dergisi olarak TMMOB’nin mücadele tarihini unutturmayacağımızı ve TMMOB’yi yeniden toplumsal mücadelenin etkili bir parçası yapma uğraşımızdan vazgeçmeyeceğimizi Teoman Öztürk'ün o dönemki sözleriyle bir kez daha söylüyoruz:

Şimdi görev, bu eylemi abartmadan ve küçümsemeden; örgütlülük düzeyimizi daha da geliştirmek, işyeri temsilciliklerini yaygınlaştırmak ve güçlendirmek, önümüzdeki mücadelelere en etkin bir biçimde katılmak olmalıdır. Önümüzde zor günler vardır. Sömürüye, baskıya, zulme karşı, emperyalizme ve faşizme karşı daha tutarlı ve etkili mücadeleler gündemdedir.

Grevli-toplu sözleşmeli sendikal hakları, güncel ekonomik-demokratik hakları alma mücadeleleri gündemdedir. Tüm hakların çalışanların ve örgütlerinin hem kendi içlerinde ve hem de birlikte verecekleri sürekli ve güçlü mücadelelerle alınacağı bir an bile unutulmamalı, bu yolda her gün bir öncekinden daha tutarlı, sağlıklı ve güçlü adımlar atılmalıdır.

Bu mücadelelerle gelecek günlerin aydınlık olacağından, tüm hakların alınacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”

YAŞASIN 19 EYLÜL DİRENİŞİMİZ...

SELAM 19 EYLÜL’Ü GERÇEKLEŞTİRENLERE...

SELAM GELECEK 19 EYLÜL'LERE...

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME Dergisi


http://www.ivmedergisi.com/aciklama-no-31-yeni-19-eyluller-yaratmak-gerekiyor.html

10 Eylül 2009 Perşembe

ANKARA BÜROMUZ AÇILDI

Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada +İvme Dergisi olarak, 2006 yılı mayıs ayı itibariyle başladığımız yayın ve mücadele hayatımıza, ilkini İstanbul’da açmış olduğumuz dergi büromuzun ikincisini Ankara’da açarak devam ediyoruz. Farklı disiplinlerden pek çok teknik elamanın kolektif üretimiyle ortaya çıkan dergimizin açılışına aralarında çeşitli demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık 110 kişi katılarak destek mesajlarını ilettiler.

30 Mayıs 2009 Cumartesi günü Saat:14.00'te gerçekleştirdiğimiz açılışımızda ilk konuşmayı dergimiz yayın kurulu üyemiz Elektronik –Haberleşme Mühendisi Ozan Doğan;‘Herkesin ülke ve halk çıkarları için hareket ettiğini söylediği ancak birbirlerinden tamamen farklı yaklaşımlar sergilediği, farklı düşünceler ortaya koyduğu bir ortam içerisinde, hayatınıza yeni bir soluk katmak hedefi ve yanlış ile doğrunun adını koymak amacı ile 'İVME' dedik. Boşlukları doldurmak değil; mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı ve toplumsal konularda kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırmak ve yenilerini yaratmak iddiasıyla yola çıkmıştık bundan yaklaşık 3 yıl önce. Bugün dönüp baktığımızda, iddialarımızı hayata geçirmenin, söylediklerimizi yapabilmenin verdiği haklı gururu taşımaktayız.’ diyerek başladığı konuşmasına ‘bizler bu ülkenin devrimci/demokrat/yurtsever/ilerici/halktan-emekten yana mimarları, mühendisleri, şehir plancılarıyız; bizler mimarlık, mühendislik fakülteleri öğrencileriyiz. Bu ülkenin aydınlık geleceğiyiz.’ diyerek devam etti.

İvme Ankara Açılış 2İçi boşaltılmaya çalışılan mühendislik ve mimarlık kavramlarıyla, eğitim sistemini bu hale getiren zihniyetle, kime peşkeş çekildiğini bil(e)mediğimiz projelerle, ihalelerle, "Biz, sizler için en iyi olanı biliriz ve yaparız" diyenlerle, bütün bunlardan kurtulmak adına hareket ettiğini söyleyip, buna uygun davranmayan kesimlerle, yani “emekten ve halktan yana mühendislik, mimarlık ve planlama“ anlayışımıza sığmayan her türlü sorun ile mücadele ettiğimizi ve edeceğimizi vurgulayan Doğan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

‘Bizler TMMOB’nin mesleki-demokratik kitle örgütü kimliğine sahip çıkma iddiasındayız. TMMOB’nin gücünü yasalardan ve maddi olanaklarından değil, geçmişte olduğu gibi örgütlülüğünden, toplumsal meşruiyetinden ve mücadeleci geleneğinden alması gerektiğini savunuyoruz. Bizler, TMMOB yönetimlerinde ve organlarında, TMMOB üye sayısının yaklaşık %80’ini teşkil eden ücretli mimar/mühendislerin aktif olmasını istiyoruz. TMMOB Çalışma Anlayışında yer alan, “Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan, Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen, rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren, profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten, siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan, Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloga ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan…”, ifadelerinin sadece söylemde kalmadığı, hayata geçirildiği bir TMMOB Yönetim anlayışı istiyoruz.’’

İvme Ankara Açılış3+ İvme ailesinin yola çıkış sebep ve taleplerini dile getiren açılış konuşmasının ardından İvme İstanbul temsilciliği adına Elektronik ve Haberleşme Mühendisi Özgür Deniz Miçooğulları mücadelemizi selamlayan kıska bir konuşma gerçekleştirdi. İzmir ve Kocaeli İvme temsilciliklerinden gönderilen dostluk mesajları da okunarak, salonda bulunan DKÖ temsilcilerine söz verildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Av. Selçuk Kozağaçlı , küreselleşme ile birlikte mesleklerin küresel sermaye ile bütünleştirilmesi amacıyla başlatılan ‘meslekte dönüşüm’ sürecinin sonucu olarak, hekimlerin, avukatların, mühendis ve mimarların sermayenin kölesi durumuna getirilmeye çalışıldığını, dolayısıyla biz mühendis ve mimarlar ile benzer sorunlar yaşadıklarını aktardı. Çağdaş Hukukçular Derneği olarak bu saldırı ile mücadele ettiklerini, zaman zaman da yollarımızın kesiştiğini anlattı. ‘Yetkin Mühendislik’ adı altında bizlere yönelik olarak yapılan saldırının da bunlardan biri olduğunu anlattı. Ayrıca; hekimlerin, avukatların ve mühendislerin okullarını bitirip bir meslek sahibi olduktan sonra hala mücadele etmesinin önemine de değinen Kozağaçlı, bu koşullar altında da zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmadığına dikkat çekti.

Bir diğer değerli konuğumuz ise; TMMOB yönetimi tarafından kapatılan Bartın İKK eski sekreteri Ayşe Sevtap Uzun oldu. Açılışımıza desteğini sunan Uzun, Bartın’da termik santral yapımına karşı yürüttükleri mücadeleden bahsederek konuşmasına başladı. Bartın’da HEMA A.Ş tarafından yapılmak istenen termik santrale karşı halktan ve emekten yana duruşları itibariyle hemen kolları sıvadıklarını ve hem yerel hem de ulusal basına bu durumu yansıtmayı başardıklarını anlattı. Ayrıca kendilerine destek olması için TMMOB yönetimini de davet ettiklerini ve onlara da durumu aktardıklarını ifade eden Uzun, TMMOB tarafından oluşturulan bir heyetin geldiğini ancak hiç de bekledikleri gibi bir görüşme olmadığını aktardı. Gelen heyetin HEMA yöneticileri ile birlikte yemek yediğini ve keyifle Ankara’ya döndüğünü belirtti. Durumu Genel Merkez’e bildirdiklerini ancak kendilerinin yalan söylemek ile itham edilerek, görevden alındığını ve sonrasında Bartın İKK’nın feshedilmesine kadar giden bir süreç yaşadıklarını anlattı. Ama her şeye rağmen HEMA’ya karşı yürüttükleri mücadeleyi kazandıklarını dile getirdi.

Ankara İvme açılışUzun, +İvme’ye durumu aktarmayı bir çözüm olarak düşündüklerini ve +İvme’nin de konuya sahip çıkarak 6.sayısını bize ayırdı ve konuyu tüm oda çevrelerine duyurmayı başardı diyerek bizlere teşekkürlerini iletti. TMMOB’yi hala 80 öncesi TMMOB sanmakla yanıldıklarını belirten Uzun, ‘o devi biz yaratmışız kafamızda, aslında TMMOB biziz’ diyerek gelecek güzel günlere olan inancını dile getirdi.

Açılışımıza katılan konuklarımız arasında 9 gündür Abdi İpekçi Park’ında direnişte bulunan TAYAD’lı Aileler de bulunuyordu. TAYAD adına sözü alan Melek Akgün hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine karşı yürüttükleri mücadelelerini aktardı. Bu uğurda 122 insanın hayatını kaybettiğini ve yeni ölümlerin olmaması için 9 gündür Ankara bulunduklarını ve görüşmelerde bulunduklarını anlattı.

Kamu Emekçileri Cephesi adına konuşan Meryem Özsöğüt; emekçilerin mücadelesinin baskılarla kesilmeye çalışıldığını, KESK’e yönelik yeni gözaltıların da bunu gösterdiğini ancak hiçbir baskının mücadelelerinden vazgeçirmeye yetmeyeceğini belirterek, bulunduğumuz her alanda daha fazla örgütlenmenin gerekliliğinin önemine değindi ve mevzi yoldaşı olarak tanımladığı bizlere aramıza hoş geldiniz diyerek konuşmasını bitirdi.

Halk Cephesi adına konuşan Hatice Aşık ise; yozlaşmaya, açlığa, yoksulluğa karşı uzun zamandır mücadele içinde bulunduklarını anlattı. KESK’e dönük baskıları değerlendiren Aşık, bu sürecin birbirimize daha fazla kenetlenmemiz gerektiğini gösterdiğini belirtti ve bizlere mücadelemizde başarı dileklerini ileterek mücadelemizi selamladı.

Tüm bu destek konuşmalarının ardından 3 yıllık çalışmalarımızı özetleyen sinevizyon gösterimimize geçildi. Yoğun ilgiyle karşılanan sinevizyon gösterimi, dergimiz sayılarını, gerçekleştirdiğimiz kampanyalarımızı ve etkinliklerimizden oluşan bir kesit olarak katılımcılarla paylaşıldı.

Ayrıca etkinliğimize katılanlar arasında yaptığımız bir çekiliş ile bu günün anısına üç kişiye dergilerimizden oluşan bir set hediye edildi. Keyifli geçen açılışımızın son bölümünde ise ikramlar eşliğinde yapılan sohbetler ile saat 17:00 sularında son buldu.