28 Ekim 2009 Çarşamba

EMO-Genç Yaz Kampı Tamamlandı

İlk EMO - Genç yaz eğitim kampı yaklaşık bir yıllık çalışmaların ardından 26 Ağustos – 2 Eylül tarihleri arasında İzmir Doğanbey'deki DEÜ Payamlı Öğrenci Eğitim ve Dinlenme Tesisleri'nde yapıldı. Teması birlik olan kampta; paneller, söyleşiler, forumlar, dinletiler, film gösterimleri ve atölyeler düzenlendi.

Kampın ilk gününde; açılış konuşmalarının ardından, yerellerde EMO-Genç çalışmalarından bahsedildi. Ayrıca EMO İzmir şubesinde Ömer Karakul'un haksız gerekçelerle işten çıkarılması, EMO-Genç üyeleri tarafından yakalara takılan “Haksız işten çıkarmalara son, Ömer Karakul işe geri alınsın” yazılı çıkartmalarla protesto edildi. Akşam TMMOB-EMO belgeseli izlendikten sonra, kamp ateşi çevresinde çekilen halaylarla birlikte ilk gün sona erdi.

İkinci gün Kocaeli EMO-Genç “TMMOB, Türkiye'de mühendislik örgütlenmesi” paneli düzenledi. Kocaeli EMO-Genç TMMOB ilkeleri ve tarihinden bahsetti. TMMOB'nin 1954'te meslek gruplarını kontrol etmek adına DP tarafından kurulduğunu belirten Kocaeli EMO-Genç, 1960'larda TMMOB'nin toplumsal muhalefeti olmadığından fakat 1968'lerde yükselen sosyal hareketin ve toplumsal muhalefetin devrimci bir TMMOB'nin oluşmasında etken olduğundan bahsetti. 1975'te TMMOB'nin tüm teknik elemanların sendikalaşması için mücadele etmesinden ve TÜTED'in kurulmasından bahseden Kocaeli EMO-Genç; şimdi ise İzmir şubede sendikalaşma sonucu gerçekleşen işten çıkarmanın, örgütün geldiği noktayı anlamak açısından iyi bir örnek olduğunu belirtti. Bu esnada konuşmacının sözünü “bilmediğiniz konular hakkında konuşmayın. ” diyerek kesen İzmir şube yönetim kurulu başkanı Sedat Gülşen EMO-Genç üyelerince uyarıldı. Daha sonra kaldığı yerden devam eden Kocaeli EMO-Genç; 1970'lerde gücünü TMMOB ilkelerinde belirtildiği gibi üyelerinden alan TMMOB'nin 1980 sonrası üye aidatı gelirlerinin sürekli olarak düştüğünü, onun yerine oda bütçelerinin ağırlıklı olarak belgelendirme ve hizmet üretimi gelirlerinden oluştuğunu da ifade etti. Bu durumu Bartın İKK'nın feshi ile örnekleyen Kocaeli EMO-Genç daha sonra GATS ve Yetkin Mühendislik konularından bahsetti. Kocaeli EMO-Gençliler sözlerini bitirdikten sonra soru-yanıt-yorum kısmına geçildi. İlk sözü alan EMO İzmir Şube yönetim kurulu başkanı Sedat Gülşen Ömer Karakul'un sendikalaştığı için işten çıkarılmadığını, sendikanın odaya dava açtığını, sürecin yargıda devam ettiğini belirtti. Fakat Ömer Karakul'un neden işten çıkarıldığına dair, soru-yanıt-yorum kısmında defalarca sorulmasına rağmen, herhangi bir açıklama yapmadı. Öğleden sonra ise Diyarbakır EMO-Genç üyeleri ile “Türkiye'de Üniversite Gençliğinin Sorunları” adlı bir söyleşi yapıldı. Söyleşinin başında İzmir şube yönetim kurulu başkanının bir önceki panelde takındığı antidemokratik tutum, Ömer Karakul'un sendikalaştığı için işten çıkarılması ve panel başlıklarının kendilerine haber verilmeden değiştirilmesi Diyarbakır EMO-Gençlilerce kınandı. Daha sonra Kürt sorununa değinen Diyarbakır EMO-Genç, bu sorunun Osmanlı döneminden bugünlere kadar devam eden bir sorun olduğunu ve takınılan inkar, asimilasyon tutumunun 40.000 insanın kaybedilmesine neden olduğunu söylediler. Ayrıca koruculuk sisteminin Kürdü, Kürde kırdırmak için kullanıldığından bölgenin tarihi, kültürel ve sosyal değerlerinin yok edilmeye çalışıldığından bahsettiler. Söyleşi tamamlandıktan sonra, birer saatlik atölye çalışması, serbest zaman ve yemeğin ardından Erdal Güney ve Ali Cenk Gedik ile müzik üzerine söyleşi yapıldı, daha sonra Erdal Güney ve arkadaşlarının müzik dinletisiyle ikinci gün de son buldu.

Üçüncü günün sabahında düzenlenen Efes gezisi EMO-Gencin bir ilki gerçekleştirerek Efes'teki antik açık hava tiyatrosunda halay çekmesiyle son buldu. Akşam ise Ahmet Haşim Köse ve Ahmet öncü ile “Sermaye ve Mühendislik” isimli söyleşiyle birlikte üçüncü gün tamamlanmış oldu.

Ertesi gün Ankara ve İzmir EMO-Genç'in ortak düzenlediği “Bilim ve teknoloji Kim için?” panelinde Ankara EMO-Genç; sanayi devriminden sonra çok hızlı yaşanan teknolojik ilerlemelerden, patent kavramından, teknoloji bağımlılığından ve en iyi silah teknolojilerine sahip olan devletlerdeki aşırı sermaye birikiminden bahsettiler. Ayrıca robotlara ve teknolojinin gelişmesiyle birçok meslek grubunun ortadan kalktığına da değinen Ankara EMO-Genç bunların dışında; mühendislik eğitimine, mühendislik fakülteleri müfredatına, YÖK'e, kariyerizme ve yetkin mühendislik, akreditasyon konularına da değindiler. Öğleden sonra ise İstanbul ve Samsun EMO-Genç'in birlikte düzenlediği “Mühendislik Eğitimi ve Üniversiteler” adlı söyleşide ilk olarak Samsun EMO-Genç söz aldı. Samsun EMO-Genç üniversitelerin ticarileştirilmesinden bahsederken, İstanbul EMO-Genç ise üniversite sanayi işbirliğine değinerek, üniversitelerin bilimsel değil, sermayenin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yaptığını belirtti. Akşam ise Prof. Dr. İşaya Üşür ile “Kapitalizmin Krizi ve Toplumsal Mücadele” üzerine bir söyleşi yapıldı. Söyleşiden sonra Ali Fuat Aydın ve Cenk Güray Ege'nin iki yakasından ezgilerden oluşan hoş bir dinleti sundular.

Beşinci gün, Adana EMO-Genç ile “Özgür Yazılım Felsefesi” adlı bir söyleşi yapıldı.Öğleden sonra ise Diyarbakır, Mersin ve İzmir EMO-Genç'in ortak düzenlediği “Enerji Politikaları, Nükleer ve Çevre” isimli panelde öncelikle Diyarbakır şube bir sunum yaptı. Sunumda Hasankeyf, Allianoi gibi mirasların sular altında bırakılarak, değişik kültürlerin yok edilmek istendiği vurgusu yapıldı. Ayrıca yapılması planlanan hidroelektrik santrallerin ihtiyacı karşılamada tek çözüm olmadığı, bunlara alternatif olarak yenilenebilir temiz enerji kaynaklarının kullanılabileceği belirtildi. Mersin EMO-Genç ise nükleer santrallerin çevreye ve doğaya zararlarından bahsettiler ve Mersin Akkuyu'ya yapılması planlanan Nükleer Enerji santraline hep birlikte karşı çıkılması gerektiğini vurguladılar.

Altıncı gün İstanbul EMO-Genç ile “Mühendislik-Toplum İlişkisi” üzerine bir söyleşi yapıldı. Öğleden sonra ise “Yetkin, Yetkili Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları” forumu düzenlendi. Forumda; çoğunluk Yetkin mühendisliğe karşı olduğunu dile getirdi. Yetkin mühendisliğe benzer tartışmaların sadece mühendislik alanında yapılmadığı, hizmet alanlarının serbest dolaşıma açılmasıyla bir çok başka meslek alanında da bu gibi tartışmalar olduğu ve yetkin mühendisliğin belgelendirmenin bir ayağı olduğu ve yetkin mühendislik uygulamalarıyla mühendislerin ucuz emek gücü haline geleceği belirtildi.

Altıncı günün akşamında ise ritim atölyesi bir hafta boyunca yoğurt kovaları kaşıklar ve su şişeleri gibi aletler kullanarak hazırladıkları atölye sunumunu sundular.

Yedinci gün İzmir ve Bursa EMO-Genç tarafından gerçekleştirilecek olan “Kriz ve Mühendislik” konulu panel benzer konularda daha önce birden fazla panel ve söyleşi yapıldığı ve Bursa EMO-Genç üyelerinin kamptan ayrılması gerekçeleriyle iptal edildi. Öğleden sonra ise öğrenci forumu vardı. Öğrenci forumu üç oturumdan oluştu. İlk oturumda kamp değerlendirmesi yapıldı, söz alan EMO-Gençliler, kampın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ettiler ve eleştirilerini dile getirdiler. Genel olarak panel ve söyleşi konularının birbirine yakın olduğu, soru-yanıt-yorum kısımlarında hep aynı kişilerin söz aldığı, programın çok yoğun olduğu gibi eleştiriler dile getirilse de farklı insanlarla tanışmanın fırsatı, samimiyet ve ortaklaşmanın sağlandığı konularında hem fikir olundu.

İkinci oturumda ise “Merkezi EMO-Genç Örgütlülüğü” konusu tartışıldı. Merkezi EMO-Genç örgütlülüğünün gerekliliği, EMO-Genç'in hassas olması gereken konulara birlikte refleks geliştirmesi gerektiği, sanal ortamlarda birlikteliğin gerekliliği, EMO-Genç'in önüne somut hedefler koyması gerekliliği, yerellerdeki etkinliklerin önemi ve bu etkinliklerin diğer şubelerle paylaşılması gerekliliği gibi konular konuşuldu. Oturumun sonunda, bir merkezi EMO-Genç posta grubu kurulması, 24-25 Ekim'de düzenlenecek Yetkin Mühendislik Kurultayı'na ve Kasım ayında düzenlenecek olan Ücretli, İşsiz Mühendisler Kurultayı'na EMO-Genç olarak katılım sağlanması, yerellerdeki etkinliklerin diğer şubelerle paylaşılması, bir sonraki kampın EMO-Genç tarafından düzenlenmesi gibi kararlar alındı.

Bir önceki gün Kamp İdare Kurulu toplantısında “Bu bir oda geleneğidir” denilerek ilk ve son sözü EMO Yönetim Kurulu Başkanının alması gerektiğinin dayatılması üzerine EMO-Genç bunu reddetti. Fakat üçüncü oturumda YK Başkanının son sözü söylemesi çeşitli biçimlerde dayatılınca EMO-Genç son oturuma katılmayarak bu durumu protesto etti. Musa Çeçen'in konuşması sırasında salonda sadece görevli 6 EMO-Genç'li ve yönetim kurulu üyeleri vardı.

Yedinci günün akşamında ise tiyatro, şiir, fotoğraf, kısa film ve anadolu müziği ve kültürü atölyeleri bir haftalık çalışmalarını sundular.

Hiç yorum yok: