TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı 14-15 Kasım Cumartesi- Pazar günleri İTÜ Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi'nde 800'ü aşkın kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Kurultay, ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının çalışma yaşamını belirleyen yasalar, çalışma koşulları, çalışma yaşamında karşılaşılan diğer sorunlar ve çözüm önerileri ve örgütlenme başlıklı dört oturumdan oluştu.
Kurultayın açılış bölümü tartışmalara sahne oldu
Kurultayın açılışında, sırasıyla; Düzenleme Kurulu Başkanı ve EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Karaçay, TTB Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen ve TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı konuştu. EMO YK Başkanı ve TMMOB YK Başkanları’nın yaptıkları konuşma hiçbir açılış konuşmasında görülmemiş nitelikteydi.
Örneğin EMO YK Başkanı Musa Çeçen sanki TMMOB’deki katılım sorunu yalnızca bu kurultayla ilgiliymiş gibi –ki bu kurultayın katılımı da göreceli olarak gayet yüksek gerçekleşmiştir- güzel söylemlerin yaşam bulmadığından bahsederek "TMMOB bir çağrı yaptığında 350 bin üyesinden 100 binini toplayabiliyor mu?” diye sordu.
Öte yandan Mehmet Soğancı ise “Ayrıca buraya getirilen ve Yürütme Kurulunca hazırlandığı ifade edilen karar önerilerinin bazılarına baktığımızda TMMOB‘nin iç dinamikleri ve odaları ile oluşturduğu dilin gerisine düştüğü, TMMOB‘nin bugüne kadar yarattığı değerlerin gerisinde olduğu gözlenmektedir. 2007 yılında TMMOB ortamında yine İstanbul‘da Makina Mühendisleri Odamızın sekreteryalığında gerçekleştirdiğimiz TMMOB Mühendislik, İstihdam ve Ücretlendirme Sempozyumu‘nun sonuç bildirisinden daha geride olan karar önerileri maalesef Kurultay katılımcılarının önüne getirilmiştir. Bunlar yanlıştır. Buradaki karar önerilerinin gerekçelerinin olmaması da başlı başına bir handikaptır. Ben burada size 2007 yılında düzenlediğimiz sempozyumunda söylenenleri aktarmak durumundayım. Bu kurultayda bu sonuç bildirisinden daha geride bir dili olan karar önerileri oylanamaz, oylanmamalıdır, kabul edilmemelidir." diyerek açıkça kurultayı sabote etmeye çalıştı.
2007 yılında bildirilerin sansürlendiği, üyeye söz hakkı tanınmadığı, soruların bile yazılı olarak alınıp bir sansürden geçirildikten sonra sorulduğu Mühendislik İstihdam ve Ücretlendirme Sempozyumu’nun sonuç bildirgesini okuyarak "TMMOB‘nin dili budur ve bu Kurultayda hiçbir karar TMMOB‘nin dilini daha geriye düşürecek bir dil olamaz." diyen Soğancı kurultaya yerellerden gelen kadın mühendis ve mimarların sorunlarıyla ilgili, TMMOB bünyesinde çalışan teknik görevlilerin sendikalaşması ile ilgili ve yetkin mühendislik ve belgelendirme ile ilgili karar önergelerinde eğilim oluşturmaya çalıştı.
Soğancı’nın konuşmasının ardından usule ilişkin söz alan 15 üyenin büyük bir çoğunluğu Soğancı’yı eleştirirken, “kurultayın karar alma organı olduğu, bu gibi konuşmalarla kurultayın baskı altına alınmaya çalışıldığı” vurgulandı. Katılımcılar tarafından büyük alkış alan bu konuşmalar üyenin kendi kurultayına sahip çıktığının da kanıtıydı.
Birinci gün, ücretli mühendis, mimar ve plancıların çalışma yaşamını belirleyen yasalar, çalışma koşulları, özlük hakları, kapitalizmin dünyadaki krizi ve özlük haklarına etkisi, mühendis-mimarlarda işsizlik, özelleştirmenin mühendis-mimarlara etkisi başlıklarında 20’yi aşkın önerge tartışıldı. Önergelerle ilgili birçok üyenin söz alması ve görüşlerini belirtmesi, özellikle son yıllarda genel kurullarda, danışma kurullarında, küçük kurullarda söz hakkı kısıtlanan üyeler açısından tam bir demokrasi şöleniydi.
Verilen “dilekçe” tepki topladı
İkinci gün toplantının başında kurultay divanına verilen “dilekçe” yine tartışmalara yol açtı. İlk günkü TMMOB YK Başkanı’nın konuşması paralelinde yazılmış 74 isimin altına yazıldığı bu “dilekçe”de özetle “kurultaydaki birçok kararın 2/3’lük karar yeter sayısına ulaşmadan alındığı, öğrencilere delege kartı dağıtıldığı ve öğrencilerin oy kullandığı” gerekçeleriyle kurultay gayri meşru ilan ediliyor ve bu 74 kişinin kurultayda oy kullanmayacağı belirtiliyordu.
Kurultay divanı ise kararların tamamında 2/3 oy çokluğu kuralına uyduğu ve yerellerden iletilmiş olan kimi listelerde öğrenci üyelerin “üye” olarak gösterildiğini, yerellerin yapmış olduğu bu hataların sonucunda da kimi öğrenci üyelere üye kart verildiğini ancak kendi öğrencilerimize güvenmemiz gerektiğini belirtti. Ayrıca divan, verilen “dilekçe”nin altında ismi bulunan bazı kişilerin isimlerinin o kişilere sorulmaksızın yazılmış olduğunun tespit edildiğini ve isimlerin dışında herhangi bir imza bulunmadığını belirterek “dilekçe”yi reddettiğini duyurdu. Kurultaya yapılan bir başka sabotaj da ücretli ve işsiz mühendis mimar ve plancıların alkışlarıyla boşa çıkarılmış oldu.
İkinci gün 30’u aşkın karar önergesinin tartışıldığı kurultayda birçok önemli karar alındı. Yetkin mühendislik ve belgelendirmeye karşı, TMMOB bünyesinde çalışan teknik görevlilerin sendikalaşmasına dönük verilen önergelerin kabul edilmesi yanıyla büyük önem taşıyan kurultay saat 20.00’de sona erdi.
İvme’nin de birçok önergesiyle sürece müdahale ettiği ve aktif rol aldığı kurultay TMMOB’nin işleyişinin demokratikleşmesi, yüzünü ücretli çalışan ve işsiz mühendis mimarlara dönmesi, örgütlenmesinin önünün açılması anlamında büyük öneme sahiptir. Öte yandan kurultay, örgütüne sahip çıkan tabanın TMMOB’deki statükocu anlayıştan ne kadar güçlü olduğunu göstermesi açısından da önemlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder