25 Aralık 2009 Cuma

Tekel İşçileri: "Ölmek Var, Dönmek Yok"



















Özelleştirme sebebiyle 1 Şubat 2010'da işsiz

kalacak 12 bin Tekel işçisi, AKP hükümetinin kendilerine
dayattığı 4/C kölelik statüsüne karşı direnişlerine
devam etmektedir.

Bilindiği gibi Tekel'de ilk özelleştirme 2003
yılında Alkollü İçkiler biriminde yapılmış, ihale
Nurol-Özaaltın-Tütsab-Limak ortak girişim grubuna 292 milyon
dolara peşkeş çekilmiştir. Adı geçen grup sonradan
konsorsiyum kurarak şirketi MEY A.Ş.'ye devretmiştir. Tekelin sigara
birimi ise 2003 ve 2005 yıllarında olmak üzere iki kere
özelleştirilmeye çalışılmış, gerek tekliflerin
yetersizliği gerekse de teklif, alamama yüzünden ihale
sonuçlandırılmamıştır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
tarafından 22 Şubat 2008 yılında yapılan 3. özelleştirme
girişiminde 1 700 000 000 (bir milyar yedi yüz milyon) dolarla en
yüksek teklifi veren BAT firması ihaleyi kazanmış, karar 24 Nisan
2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak onaylanmış ve Tekel
tamamen özelleştirilmiştir.

Bu sürecin başlangıcında 30124 olan işçi
sayısı günümüze gelindiğinde 12 binlere gerilemiştir. 2003
yılından beri işleyen bu özelleştirme sürecini görmezden
gelen, başını kuma gömen sendikalar ise iş işten geçmek
üzereyken ve işçilerinin zoruyla tepki örgütlemeye
çalışmaktadır. Öyle ki, bir yandan Tek Gıda color="#000000">-İş Genel Sekreteri Mecit Amaç "TEKEL
işçisi birliğini ve bütünlüğünü sağladı,
özelleştirmeye karşı aynı inanç ve kararlılıkla
mücadeleyi sürdürecek. Biz 'sonuç alana kadar
kalacağız' demedik. Eksi 15 derecede 6 bin insanı telef etmeye
hakkımız yok. Geliş nedenimiz ÖİB önünde sonuç
açıklanınca tepkimizi koyup dönmekti. İnsanların
sağlıklarını bozmaya kimsenin hakkı yok. İnsanların sağlığını
bozmaması, çocuklarına kavuşması bizim
görevimiz'' diyerek, bir yandan da Tek Gıda-İş Genel
Başkanı Türkel, Başbakan Erdoğan'a "Siz bu ülkede
yönetme erkine sahipsiniz. Kurt kuzuyu kaparsa bunun vebali
omuzlarınızdadır. Çünkü siz halifesiniz, siz
yöneticisiniz. Şimdi onbinlerce TEKEL işçisinin vebali,
çocuklarının geleceği sizin iki dudağınızın arasında. İktidar
partisi olarak sizden rica ediyoruz. Hırsla kalkmak, zalim olmak size
yakışmaz. Biz sizin Allah korkusu içinde yaşadığınızı
biliyoruz. Ve sizden bir kez daha rica ediyoruz. Bizi bu karda kışta
bugün, yarın, öbür gün, daha sonraki gün
ölümüz çıkana kadar burada bekletmeyin. TEKEL
işçisi hep yasalardan yana saygılı olmuştur."
diyerek
sendikal mücadele anlayışlarının ne olduğunu
göstermişlerdir.

Kötü hava koşullarına, işçilerin
kararlılığı ve baskısıyla harekete geçmek zorunda kalan bir
sendikaya, polisin vahşice saldırılarına, açlığa, yokluğa,
barınaksızlığa ve hatta direniş sürecinde yaşanan ölüme
rağmen 15 Aralık'ta değişik illerden Ankara'ya gelen Tekel
işçileri ise, mücadelede kararlı olduklarını açlık
grevi başlatarak, tüm Tekel işçilerinin katılımını
sağlayarak ve sonuç alıncaya kadar Ankara'da kalma kararı alarak
göstermiştir.

Biz İvme Dergisi olarak buradan Tekel işçilerinin
özlük haklarının korunması ve kamusal alanda istihdam edilmeleri
talebinin sonuna kadar destekçisi olacağımızı ilan ediyor, mesleki
demokratik kitle örgütü olan TMMOB'yi bu süreçte
işçilerin mücadelesine aktif destek veren bir konumda
görmek istiyoruz.

"TEKEL İŞÇİSİ YALNIZ
DEĞİLDİR"

Hiç yorum yok: